Erdoğan'ın ABD ziyareti Alman basınında

BERLİN (İHA) - Berliner Zeitung gazetesinde Günter Seufert imzasıyla bugün yayımlanan yazıda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'ye yaptığı ziyaret değerlendirildi.

Yazıda, "Erdoğan'ın, küçük düşme pahasına gitmek zorunda olduğu yerin adı Washington. Erdoğan'ın günahları, Salı günü ABD Başkanı Bush tarafından orada affedildi. Erdoğan'a hiç kolaylık gösterilmedi. Erdoğan ise 8 ay pişmanlık gösterdi, durumu yeniden düzeltmek için çaba harcadı ve bir dizi vaadde bulundu" denildi.

Reklam
Reklam

Yazıda şu görüşlere yer verildi:

"Erdoğan'ın günah listesi uzundu. Liste, Saddam Hüseyin'in birliklerine karşı Türkiye'de bir kuzey cephesi açmayı planlayan Amerikan askerlerinin konuşlanmasını Türk Meclisi'nin reddettiği 1 Mart'ta başladı. Daha sonra Washington'da buna ilişkin olarak, Türkler'in direnişinin ABD birliklerinin gereksiz yere daha çok kan dökmesine yol açtığı söylenerek, Erdoğan hükümetinin inatçı bir tavır sergilediğinden söz edildi. Erdoğan'ın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, savaş öncesinde haftalar boyunca Irak'ın komşu ülkelerini turlayarak, Washington'un çoktan karar verdiği savaşı engellemeye çalıştı. Bununla da kalmadı. ABD Suriye'nin yakasına yapışmak istediğinde, bu ülkenin Devlet Başkanı Beşar El Esad davetli olarak Ankara'yı ziyaret edebildi, Türkiye-Suriye ilişkileri tarihi zirvesini yaşadı. Erdoğan, 2004 baharında İsrail'in tutumunu devlet terörü diye niteledi ve böylece bardağın nihai olarak taşmasına neden oldu. O dönemde Türk-Avrupa ilişkileri iyi gidiyordu ve Türkiye, dış politika bakımından sırtını daha güçlü bir şekilde Avrupa Birliği'ne (AB) dayamıştı. Ancak, bundan geriye pek bir şey kalmadı. 17 Aralık 2004'de alınan AB kararı Türkiye'yi mesafeli tutuyor, Avrupa'da Türkiye'yi eleştiren sesler baskın çıkıyor. Ayrıca Fransa ve Hollanda'daki referandumların ardından, kısa zamanda bir Avrupa dış politikası beklenemez. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, kendini yeniden ABD'ye yönelmeye mecbur hissetti. Fakat bu arada, oraya buz gibi bir hava hakim olmuştu. Basın, bir zamanların stratejik ortağı Türkiye'yi, güvenilmez ve bencil yol arkadaşı olarak tanımlıyordu. Türk toplumu, Yahudi karşıtı ve Amerikan düşmanı olarak yansıtılıyor, Amerikan düşünce kuruluşları yeniden, Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'sinden gelecek bir İslamcı tehdidin fantezisini kuruyordu."

Reklam
Reklam

Başbakan'ın bu arada sinyaller vermeye başladığı ifade edilen yazıda, "Bakanlar Kurulu, uzun süren çekişmenin ardından Mayıs başında, Amerikan silahlı güçlerine Türkiye'nin güneydoğusundaki İncirlik Hava Üssü'nde geniş ölçüde serbest hareket imkanı tanıyan gizli kararnameyi onayladı. Aynı günlerde Erdoğan nihayet Tel Aviv'e giderek, orada Türk savaş uçaklarının modernizasyonunu öngören bir anlaşma imzaladı. Daha güçlü iletişim ve Anadolu'dan Kuzey Kıbrıs'a uzanacak olan içme suyu boru hattının inşasını İsrail'in üstlenmesi konusunda da anlaşmaya varıldı. Erdoğan, Washington'da kendisinden beklenen siyasi vaadlerde bulundu. Türkiye'nin, Orta Doğu ve Asya'da Washington ile aynı hedefi izlediğini açıklayarak, bundan böyle tüm alanlarda sıkı işbirliğine gidileceğini belirtti. Türkiye'de Amerikan karşıtlığının kendisinde ve AK Parti'deki dostlarında değil, sadece muhalefet partisi CHP'de olduğunu söyledi. Tüm bunlara rağmen ziyaretin getirisi Türkiye için çok az oldu. Bush, Kuzey Kıbrıs'a doğrudan uçuş olanağını incelettirmeye ve Kıbrıslı Rumlar'a yönelik baskının süreceğine söz verdi. Ayrıca Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice de mevkidaşı Gül'e, ABD'nin, PKK teröristlerinin Türkiye'deki saldırılar için Kuzey Irak'ı üs olarak kullanmalarını engelleyeceğini vaadetti. Oradaki saldırılarda son 2 hafta içinde 18 kişi yaşamını yitirmişti" denildi.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın