İSTANBUL (İHA) - Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve AB Başmüzakerecisi Ali Babacan, "8 ayda Türkiye'ye 2.9 milyon dolar yabancı yatırım geldi" dedi. Kısır tartışmalarla vakit kaybedilmemesi gerektiğini belirten Bakan Bacan, güven ortamını zedeleyici söylemlerden vazgeçilmesinin önemine değindi. Dünyanın en büyük ekonomilerinin aynı zamanda yabancı sermayeye en çok yatırım yapan ülkeler olduğuna işaret eden Bakan Babacan, yıllarca kapalı rejimlerle yönetilen ülkelerin bile özelleştirmeye sırtını çevirmediğini dile getirerek, "Hem işsizlik sorununun çözülmesini isteyecek, illa ki istikrar diyeceksiniz, hem de uluslararası sermayeye karşı çıkacaksınız. Bu olmayacak duaya amin demektir. Artık anlayışlar da değişmek zorundadır. Türkiye'yi dışa açmadan kimse işsizliğin çözüleceği yanlışına kapılmasın" diye konuştu. Ali Babacan, halkın refah seviyesini artırmak ve Türkiye'yi bir dünya ekonomisi haline getirmek için önemli bir anlayış değişikliğini yerleştirme noktasında kararlı olduklarını vurguladı.
Dünyanın önde gelen şirketlerin tepe yöneticilerinin katıldığı, Türkiye'yi doğrudan yabancı yatırımlar için çekici bir hedef ülke haline getirmeyi amaçlayan "Fırsatlar Ülkesi Türkiye" konferansı Ceylan Intercontinental Otel'de başladı. Toplantıda, Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Andrew Vorkink, Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Başkanı Şaban Erdikler ile çok sayıda işadamı hazır bulundu. Yabancı Sermaye Derneği'nin düzenlediği konferansın açılış konuşmasını Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve AB Başmüzakerecisi Ali Babacan yaptı.
Konuşmasında özelleştirme tartışmalarına değinen Babacan, "Kapalı rejimlerini yıllarca sürdürmüş ülkelerin bile özelleştirme işlemlerini tamamladıklarını görüyoruz. İstikrarın olmadığı, enflasyonun yüksek seyrettiği, işsizliğe ve yoksulluğa bir türlü çözümün bulunamadığı bir dönemden geliyoruz. Anlayışların değişmesi gerektiğini burada bir kez daha vurgulamak istiyorum. Hem işsizlik sorununun çözülmesini isteyeceksiniz, hem istikrar isteyeceksiniz, refah isteyeceksiniz, hem de Türkiye'nin bir dünya ekonomisi olmasını isteyeceksiniz. Diğer yandan da uluslararası sermayeye karşı çıkacaksınız. Bu olmayacak duaya amin demektir" dedi.
Sözlerini, "Dünyanın en büyük ekonomileri, aynı zamanda da en çok yabancı sermaye yatırımı yapan ülkelerdir" diyerek sürdüren Babacan, "Türkiye artık bunları aşmıştır, aşmaktadır. Üstelik Türkiye bu anlayışı aşarken, diyalog, uzlaşma ve iş yaparak aşmıştır. Temel hedefimiz halkımızın gelişim düzeyini arttırmak ve Türkiye'yi bir dünya ekonomisi haline getirmektir. Kısır tartışmalarla vakit kaybetmemeliyiz. Enflasyonda, büyümede ve daha çok alanda uzun bir yolumuz var. Önemli bir anlayış değişikliğini Türkiye'ye yerleştirmeye karar verdik. Başta YASED olmak üzere birçok kuruluşumuzla uyumlu çalıştık. Dünyanın dört bir köşesinde potansiyel yatırımcıları Türkiye'ye anlattık. Uluslararası finans ve sermaye kuruluşlarıyla sürekli biraraya geldik. Türkiye'nin sürekli zenginliklerinden bahsettik. Yatırım ortamını iyileştirmek için yoğun bir çaba harcadık" diye konuştu.
"DIŞA AÇILMADAN İŞSİZLİK ÇÖZÜLEMEZ" Bakan Babacan sözlerine şöyle devam etti:
"17 Haziran 2003 tarihinde Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu yürürlüğe girdi. Türkiye, bu kanunla yasal zemine sahip oldu. Bir şirket Türkiye'de kurulduysa, ortakları kim olursa olsun tamamen eşit muamele görüyor, hiçbir ayrıma tabi tutulmuyor. Sektörel lisanslara ilişkin düzenlemeler yaptık. İşyeri açma ve çalışma ruhsatlarıyla ilgili yönetmelik yürürlüğe girdi. Hazine Müsteşarlığımız bünyesinde çalışmalarımız hız kazandı. Yatırım Danışma Konseyi ilk toplantısını 15 Mart 2004 tarihinde yaptı. Yatırım Danışma Konseyi, 20 üyeden oluşuyor. 10 farklı ülkeden üst düzey yöneticilerin yer aldığı, Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası gibi kuruluşların en üst düzeyde temsil edildiği bir toplantıydı. 29 Haziran 2005'te ikincisini düzenledik. Burada Türkiye'yi bilen yatırımcıların görüşlerini dinledik. Hem Türkiye'deki yatırım ortamını değerlendirmelerini, hem de bize olan görüşlerini, önerilerini dinledik. Tüm bu çalışmalar hükümetimizin, kamu kuruluşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın çalışmaları sonucunda gerçekleşti."
Son 3 yıl içindeki gelişmelere değinen Ali Babacan, "48 yıllık süre içinde 5 bin 584 adet yabancı sermayeli şirket kurulmuş. Son 3 yıl içinde ise 6 bin 38 şirket kuruldu. Türkiye'de 48 yılda kurulandan daha fazlası, son 3 yılda kurulmuş. 8 ayda 2.9 milyon dolar yabancı yatırım geldi. Bu rakamlar Türkiye'nin nasıl hızlı bir gelişim içinde olduğunu ortaya koyuyor. Tabii ki, bunlar yeterli rakamlar değil. Türkiye, bu rakamlardan çok daha fazlasını hak eden bir ülke. Sermayenin güvenini sarsacak yaklaşımlardan hep beraber uzak duracağız. Güven ortamını zedeleyici söylemler olmamalı. Türkiye'yi dışa açmadan, Türkiye'nin temel problemlerinden biri olan işsizliğin çözüleceğini kimse düşünmesin. Türkiye, artık ayrı bir ligde değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı.
Uluslararası kararlılıkları konusunda taviz vermeyeceklerini belirten Bakan Babacan, "Bizim geleceğe ilişkin bir Türkiye hayalimiz var ve tüm hayalimizle bu hedefe ulaşma çabası içindeyiz. Hedefimiz milletimizin hedefleriyle bire bir örtüşüyor. Özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla da örtüşüyor. Türkiye için yapacak çok işimiz var ve bunları da en kısa zamanda yapacağız" açıklamalarında bulundu.