Varikosel, testisi besleyen toplardamarlarda genişleme ve kan göllenmesi sonucu oluşur. Çoğu zaman belirti vermeden ilerlese de bazı hastalarda ağrıya ve kısırlığa yol açabilir. Özellikle 15-25 yaş arası erkeklerde daha sık görülür. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Erkurt, "Her varikosel tedavi gerektirmez. Ancak testislerde ağrı, ergenlik döneminde testis küçüklüğü, belirgin damar yapısı ya da çocuk sahibi olamama gibi durumlar varsa mutlaka değerlendirilmelidir” dedi.
Tanının fizik muayene ve renkli Doppler ultrason ile kolaylıkla konulabildiğini belirten Prof. Dr. Erkurt, "Varikoselin ilaçla tedavisi yoktur. Yaklaşık 20-30 dakika süren cerrahiyle sorunlu damarlar düzeltilir. Hastalar kısa sürede günlük yaşamına dönebilir. Mikrocerrahi yöntemle yapılan ameliyatlarda başarı oranı oldukça yüksek. Ameliyat sonrası sperm kalitesinde yüzde 50-70 artış sağlanabiliyor. Doğal gebelik oranlarında ise yüzde 30-50 seviyelerine ulaşabildiğini görüyoruz. Varikosel tedavisi cinsel yaşam üzerinde olumsuz etkisi olmazken, hastaların bu konuda gereksiz endişe taşımaması gerekir” ifadelerini kullandı.
Genç erkeklerde sık görülen varikosel, çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor ancak bazı hastalarda ağrıya ve kısırlığa yol açabiliyor. Prof. Erkurt, “Özellikle çocuk sahibi olamayan erkeklerin mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Testis toplardamarlarında genişleme ile ortaya çıkan varikoselin her zaman tedavi gerektirmez. Ağrı, testis küçülmesi veya infertilite varsa cerrahi gündeme gelir. Tanı kolay, tedavi ise kısa sürede tamamlanan cerrahiyle mümkün” şeklinde konuştu.