Güneydoğu'da, çiğ köftenin ana vatanı tartışmasına Şanlıurfalılar son noktayı koydu.
İlk kez, Hz. İbrahim döneminde bir avcının karısı tarafından yapıldığı iddia edilen çiğköftenin, mutfaklarının baş tacı olmaya devam ettiğini belirten Şanlıurfalılar, en iyi çiğköftenin Şanlıurfa'da yapıldığını iddia etti. Şanlıurfa'da her yıl yapılan çiğköfte yarışmasına juri üyesi ve çiğköftenin patentinin alınması için görevlendirilen Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Genel Sekreteri Hasan Hayırlı, çiğköftenin tarihini şöyle anlattı:
"Rivayete göre, Hz. İbrahim döneminde yaşayan Urfalı bir avcı, avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister. Hanımı evde odun bulunmadığını söyler. Çevrede toplanacak bir tek dal dahi kalmamıştır. Zira Nemrut, Hz. İbrahim'i ateşe atmak için yakacak ne varsa toplattırmıştır. Avcı, hanımından bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine kadın, ceylanın budundan bir miktar yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla ezmeye başlar. Sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla karıştırarak yoğurur. Yeşil soğan, maydanoz ekler. Böylece Urfa'nın çiğköftesi meydana gelir. Hz. İbrahim ise aynı gün ateşe atılır, bu yemek de o günden bugüne kadar gelir. Çiğköfte ilk bu şekilde yapılmıştır."
Baharatçılık Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi Satış Müdürü Necmiddin Şekeroğlu'nun, çiğ köftenin anavatanının Kilis olduğu iddiasına da cevap veren Hayırlı, "Çiğköfte Şanlıurfa'nın en güzel yiyeceklerinden birisidir. Ticaret ve Sanayi Odamız çiğköftenin patentinin alınması için görevi bana verdi. Çiğköfte için bir kitap yayınlanmıştı. Bu bize yol gösterdi. Konu ile ilgili geniş bir araştırma yapıldı ve patent enstitüsüne başvuruldu. Çeşitli tahliller ve araştırmalar yapıldı, bir takım belgeler hazırlandı. Çiğköfte için 400'e yakın mani yayınlanmış. Bu maniler, çiğköftenin Urfa'dan çıkmasının delilidir. Hangi ilde 400 mani vardır? Sıra gecelerinin vazgeçilmez bir kültürüdür. Kültürel yapısı zaten malumdur.
Her Urfalı çiğköfte yoğurur ama her Urfalı iyi çiğköfte yoğuramaz. Burada baş aktör isottur. İsol evde yapılır, pazardan alınmaz. İsotun iyi olması gerekir. Et konusuna gelince İvesi denilen koyun cinsinden olan hayvan eti olması gerekiyor. Kara et sinirlerden temizlendikten sonra olur. Et, bulgur ve isotun iyi ayarlanması gerekir. Patent için müracaat yapıldı. Patenti aldıktan sonra denetleme yetkisi de bize geçiyor. Kimse bizim belirlediğimiz çizginin dışında çiğköfte yapamayacaktır. Çiğköfte yapıldığı an yenilen bir yiyecektir. 10 dakika bekletilmez. Kimileri buzdolabında saklıyor. Buzdolabında kalırsa hijyenliğini kaybeder" dedi.
Günümüzde büyük beğeniyle tüketilen çiğ köftenin, ilk defa, Hazreti İbrahim döneminde Şanlıurfalı bir avcının eşi tarafından yapıldığı öne sürüldü.
Şanlıurfa Valiliği tarafından 1997 yılında hazırlanan il yıllığındaki 'Kültür ve Turizm' bölümünde, çiğ köftenin tarihçesi de yer alıyor. 'Çiğ Köftenin Doğuş Öyküsü' başlıklı yazıda, çiğ köftenin ilk defa, Hazreti İbrahim döneminde Şanlıurfalı bir avcının eşi tarafından yapıldığı belirtiliyor.