"İyi niyetle çalışılırsa sonuç alınır"

İSTANBUL (İHA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "New York'ta mümkün olanı yapabildik" dedi. Her iki tarafın da iyi niyetle çalışması durumunda bir sonuç alınabileğini vurgulayan Denktaş, "İnşallah Rumlar da dikine gidip, Kıbrıs'ın sahibi gibi davranıp bizi azınlık olarak görmekten vazgeçerler" diye konuştu.

Reklam
Reklam

New York'ta yapılan Kıbrıs müzakerelerine katılan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş İstanbul'a döndü. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın da bulunduğu heyeti, Atatürk Havalimanı'nda İstanbul Valisi Muammer Güler ve 66. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral İhsan Balaban karşıladı. Kıbrıs heyeti için askeri tören düzenlenirken, tören mangasını selamlayan Denktaş, daha sonra basın toplantısı düzenledi.

"NEW YORK'TA MÜMKÜN OLANI YAPABİLDİK" Sözlerine, "Katı bir yaklaşımla karşılaştık" diyerek başlayan Denktaş, "Özellikle Türk tarafının '1 Mayıs geliyor' diyerek her şeyi bir tarafa iteceğini hesaplayanlar, savunmamızda ısrar ettiğimizi gördükten sonra tadilat konusunda daha esnek davranabileceklerini duyurdular. New York'ta mümkün olanı yapabildik. Ankara'da yapmış olduğumuz temaslar neticesinde olmazsa olmazlar üzerinde duruldu ve bu mutabakat neticesinde New York'a gittik. Üzerinde durduğumuz esas konulardan bir tanesi taraflar arasında mutabakat olmadığı taktirde genel sekreterin hakemlik yapması veya 'madem ki uzlaşamadınız, planda ne varsa o olur' diyerek kesip atmasıydı. Buna itiraz ettik ancak genel sekreter de kendi açısından 'siz anlaşmazsanız, küçük veya büyük konularda anlaşma hiç olmaz, bir hakeme ihtiyaç var' diye ısrarlı oldu" dedi.

Reklam
Reklam

"İKİ TARAF İÇİN DE BASKI VARDI"
Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, "Bu konuda uzlaşılamadığı taktirde görüşmeleri keseceğim" demesinin, her iki taraf içinde bir baskı oluşturduğunu söyledi. Bir öneri sunduklarını ifade eden Denktaş, "Annan'ın hakemliğini ısrar üzerine kabul ettik. Türkiye ile Yunanistan da iki anavatan olarak uzlaşma olmayan konularda uzlaşmayı temin için devreye girsinler, onlar da anlaştıramazsa o zaman yine genel sekreter son sözü söylesin istedik. Bu bizim için büyük bir adımdır. Yunanistan'ın, Kıbrıs meselesi, Türkiye ile Kıbrıs ve Türkiye ile AB konularında elini taşın altına koyması, genel sekreterin yapacağı hakemliği büyük ölçüde etkileyecektir. Türkiye'nin, uzlaşmazlık olan konularda haklı olduğumuz taktirde bizi sonuna kadar destekleyeceği vaadi vardır" ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

"ORTAYA ÇIKACAK NETİCE REFERANDUMA GİDECEKTİR" "Bu konuda mümkün olanı yapabildik" diyen Denktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Rumlar buraya, Yunanistan ile birlikte AB'yi de dahil etmek istediler ve bu büyük bir oyundu. AB'ye, hatta görüşmeleri tümüyle genel sekreterle birlikte yürütme gücü veya yetkisi vermek için girişimlerde bulundular. Bu kabul edilemezdi. Sırf bu konuda 12 saat Birleşmiş Milletler binasında tutulduk. Sonunda formül bulundu. Bu formül bizi incitmez diye düşünüyoruz. Rumların istediği şekle AB bile karşı çıkmıştır. Önümüzde bir süreç başlayacak. Bu müzakere sürecidir ve zaman dardır. Eğer her iki taraf da iyi niyetle çalışırsa, bir sonuç alınabilir."
Denktaş, varılacak uzlaşmanın halk oyuna sunulmasının önemine değinerek, "Halk, ortaya çıkan neticeyi beğenmiyorsa, referandumla kabul etmediğini söylemek hakkına sahiptir" dedi. Denktaş, "Her iki halkın temel hakları, Türkiye'nin hakları önemlidir. Biz halkın endişe ve ihtiyaçlarını bilen bir taraf olarak bunlara cevap verecek bir anlaşma için uğraşacağız. Ortaya çıkacak netice referanduma gidecektir" dedi.

Reklam
Reklam

"DEĞİŞİKLİK KONUSUNDA BİR KAPI AÇILIYOR"
"Anlaşmanın TBMM'den geçirilmesi önemli sübap" diyen Denktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türk ulusunun da kabul edebileceği dengeli, kalıcı bir anlaşma olmalıdır. Biz, iyi niyetle çalışacağımızın teminatını verdik. 'Lahey'den bugüne ne değişti ki bu duruma geldik' diye sormak hakkınız. Üzerinde mutabakata varılmamış, değiştirilmesi gereken çok şey olan planı halkın referandumuna sunamazdık. Şimdi değişiklik konusunda bir kapı açılıyor, bakacağız. İnşallah bunları yapabiliriz. İnşallah Rumlar da dikine gidip, Kıbrıs'ın sahibi gibi davrın '1 Mayıs geliyor' diyerek her şeyi bir tarafa iteanıp bizi azınlık olarak görmekten vazgeçerler. İki halk iyi komşuluk esasları içinde bir anlaşmaya varmak için uğraşır. Türkiye ve Yunanistan taşın altına ellerini koymuşlardı. Yunanistan'ın da artı AB yoluyla Kıbrıs Rumlarının Kıbrıs'a sahip çıkma oyunundan vazgeçmesini bekliyoruz."

Reklam
Reklam

"İNŞAALLAH HER İKİ TARAFINDA KABUL EDECEĞİ BİR ANLAŞMA OLUR" KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, "Annan objektif davranacak mı?" sorusuna Denktaş, "Bu son deneyde iyi niyetle objektif olmaya çalıştığını gördük. Ancak, Türkiye ile Yunanistan da şimdi hakemlik timinin içindedir. Onlarla sıkı bir işbirliği yapacaktır. Yapabildiğimizin en iyisini yapmış oluyoruz. Genel sekreterden objektif olması beklenecektir. Objektif olmak da görevidir. Annan Planı'ndan kurtulma çabamız başarılı olmamıştır, dünya 'Annan Planı' diyerek karşımızda kaç aydır durmuştur, diretmiştir. O halde Annan Planı'nı, biz gereken değişiklikleri yapmak kaydıyla ve mümkün olduğu kadar lehimize yumuşatmak ve tadilat hakkını elde tutmak kaydıyla deneyeceğiz ve halkımıza sunacağız. Onlar, 'mutabık olsanız da olmasanız da fazla değişiklik yapmadan, falan tarihte referanduma sunacaksınız' diyorlardı. Madem bunu Allah'ın emri gibi önümüze koydunuz, bunun çerçevenizde biz tadilatları konuşmak kaydıyla, elde ettiğimiz neticeyi 'karar sizindir' deyip halka sunacağız. İnşallah, her iki tarafın da kabul edeceği bir anlaşma olur" cevabını verdi.

Reklam
Reklam

"TÜRKİYE'NİN GARANTİSİNİN DEVAMI ŞART"
Denktaş, halk için en iyi sonucun, iki eski ortağın, bu kez yeni bir ortaklık kurması olduğunu söyledi. Bunun için, her iki tarafın da, birbirinin statüsünü kabul etmesinin şart olduğunu belirten Denktaş, "Türkiye'nin garantisinin devamı şarttır. İki eşit egemen halkın varlığı kabul edilmeli. Muhakkak Türk diplomasisi büyük girişimlerde bulundu. Ancak, gördüğünüz gibi dayatma karşısında güvenlik kurulunda da alınmış olan bazı kelimeler, prensipler, yumuşatılmak zorunda kalındı. 'Annan Planı temel olarak alınamaz, referans olarak alınır' denilmişti. Yapılan açıklamada 'temel olarak kabul edildi' denmektedir. Buna rağmen temel olarak kabul edildi ama bu temelin içine bizim tadilatımız da girecek. Demek ki temel değişebilecek" ifadelerini kullandı.

"KIBRIS VE TÜRKİYE BÜYÜK BİR DAYATMA KARŞISINDA KALDI" KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, görüşmeler sırasında Kıbrıs ve Türkiye'nin büyük bir dayatma karşısında kaldığını söyledi. Dayatmanın, 1 Mayıs takvimine bağlanmak suretiyle ağırlaştırıldığını belirten Denktaş, "Annan Planı'ndan başka plan yoktur, kabul etmezseniz siz ve Türkiye büyük zarar görecektir' denildi. Bunun karşısında diplomatik girişimler ve çıkışlar neticesinde yol açılmış oldu. Bu iyi bir adımdır, yeter ki sonu iyi gelsin. Görüşmelerden, Rumların oldukça buruk ayrıldıklarını gördük. İnşallah onlar da bizim söylediklerimizi değerlendirirler. Rumlar, inşallah Kıbrıs'ı alıp kaçamayacaklarını anlarlar. Bizim görevimiz önümüze konulmuş takvime uyarak samimiyetle çalışmak. Her iki tarafın da samimiyetle çalışmasına rağmen sonuç çıkmazsa, borın '1 Mayıs geliyor' diyerek her şeyi bir tarafa iteğazımızı sıkacak değiller" diye konuştu.

Reklam
Reklam

Denktaş son olarak, görüşmelerde ABD'nin rolünün sorulması üzerine, "ABD'nin etkin rol oynamış olmasını yadırgamamak lazım. Çünkü Annan Planı'nı kabul ettirmek için uzun zaman ABD de bastırmıştır. Nihayet onlar da değişmesi gerektiğini kabul ettiler. ABD'lilerle ikili görüşme yapılmadı" ifadelerini kullandı.

"GEÇMİŞİ BİR TARAFA BIRAKIP GELECEĞE BAKIYORUZ" Basın mensuplarının soruları üzerine söz alan KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ise, "Biz Türk heyeti olarak bir bütün olduk orada, ayrı ayrı davranışlar sergilemedik. Kendi aramızda değerlendirdik. Değişik görüşlere sahiptik ancak görüşmelerimizi bütünleştirdik. Geçmişi bir tarafa bırakıp geleceğe bakıyoruz. Bu mücadelenin sonucunda güzel bir anlaşma, Kıbrıs Türkünün haklarını koruyan bir anlaşma gerçekleştirmek en büyük hedefimizdir. Geçmişi tarihçiler incelesin" dedi.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın