Araştırmacılar, demans tanısı bulunmayan yaklaşık 3 bin 900 yetişkinin verilerini inceledi. Katılımcıların para, iş, sağlık, ilişkiler ve bakım verme gibi konulardan kaynaklanan uzun süreli stres düzeyleri değerlendirildi.
Daha sonra katılımcıların düşünme ve bilişsel becerileri yaklaşık iki yılda bir test edildi. Sonuçlar, yüksek düzeyde sürekli stres yaşayan kadınların dikkat ve dil becerilerinde erkeklere göre daha hızlı gerileme yaşadığını gösterdi.
Araştırmacılar bu farkın neden ortaya çıktığının henüz net olmadığını belirtti. Farkın hormonlar gibi biyolojik faktörlerle veya toplumsal roller ve sorumluluklar gibi sosyal etkenlerle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
Araştırmada dikkat çeken bir başka sonuç ise sosyal ilişkilerle ilgili oldu. Daha güçlü sosyal desteğe sahip kişilerin dikkat becerilerindeki gerilemenin daha az olduğu görüldü.
Araştırmacılar ayrıca yüksek stres seviyesine sahip Hispanik katılımcılarda, Hispanik olmayan beyaz katılımcılara kıyasla hafızadaki gerilemenin daha fazla olduğunu belirledi.
Çalışmanın gözlemsel olması nedeniyle stresin doğrudan bilişsel gerilemeye neden olduğunu kanıtlamak mümkün değil. Ancak araştırmacılar, stres ve sosyal bağlantıların sağlıklı yaşlanma açısından üzerinde durulması gereken faktörler olduğuna dikkat çekiyor.
Araştırmacılardan biri, sosyal bağlantılar ve stresin günlük hayatın bir parçası olduğunu ve bunların değiştirilebilir faktörler arasında yer alabileceğini belirtti.
Bilim insanları bundan sonraki çalışmalarda stresin azaltılmasının veya anlamlı sosyal destek ağlarının güçlendirilmesinin yaşla birlikte ortaya çıkan bilişsel gerilemeyi yavaşlatıp yavaşlatamayacağını araştırmayı planlıyor.
Araştırmacılar ayrıca stres ve sosyal ilişkilerin Alzheimer hastalığı ile diğer demans türlerinin gelişme riski üzerindeki olası etkilerini daha ayrıntılı incelemek istiyor.