Karateciler vuruş yaparken neden bağırır?

Karate sporu içerisinde gelenekselliğin önemi büyüktür. Karate belirli bir spor branşından öte bir anlam taşır. Fiziksel ve zihinsel olarak öğretiler bütünüdür. Karatecilerin vuruş sırasında bağırması rastgele bir davranış değildir ve karateye özgü isimlendirilmeye sahiptir.

Karate psikolojik, fiziksel ve bütüncül bir dövüş sporudur. Karatenin kökenlerindeki eğitim dövüşme pratikliğinden fazlasıdır. Karatecilerin bilinçlerini eğittikleri ve fiziksel şartlarıyla birleştirme esasına dayanmaktadır. Birçok dövüş sporu zamanla modern dönemde zarar verme etkileri azaltılan türdedir. Karate ise başlangıcından itibaren rakibi etkisiz hale getirme üzerine tasarlanan savunma stili olarak tasarlanmıştır.

Reklam
Reklam

Karate bedensel bir uyum içerir. Öğretilerindeki ritüeller eğitimin temel parçasıdır. Modern karatede giysiler, hareketler, duruş ve selamlaşmalar antik kökenlerine bağlı olarak sürdürülür. Karate ritüelleri ve terimleri federasyonlara bağlı olmaksızın özgün kelimerle ifade edilir. Karatecilerin vuruş anında bağırması kiai olarak ifade edilir. Kiai ardında biyolojik ve psikolojik sebepler barındırmaktadır.

Karateciler vuruş yaparken neden bağırır?

Karate stilleri çeşitlilik gösterebilir. Stillerin değişmesindeki ana etken kata (hareket ve vuruş formaları) farklılıklarıdır. Katalar, stillerine göre karşılama, mesafe koyma, pozisyon üstünlüğü ve reaksiyon çeşitlerine ayrılabilmektedir. Tüm stillerde görülebilen ana davranışlardan birisi kiai'dir. Kiai, temelde birçok spor branşında yer alan biyolojik-refleksif bir davranıştır. Karatenin antik kökenlerinde davranış-gözlem-uyumlanma sayesinde keşfedilmiş ve geliştirilmiştir. Spor biliminin henüz olmadığı zamanlarda bedenin kompakt olarak ele alınması karatenin bilinç-beden uyum ilkesini ortaya koymaktadır. Modern spor biliminin ortaya koyduğu şekilde sportif eylemlerde belirli biyolojik aşamalar mevcuttur.

Reklam
Reklam

Sporcunun güçlü, hızlı ve patlayıcı bir hareket yapması sırasında nefes kontrolü önemlidir. Özellikle patlayıcı hareketlerde vücut anaerobik (oksijensiz) eyleme geçer. Vücuttaki hava diyaframda sıkıştırılır ve kaslar gerilir. Vücut içerisindeki basınç kontrollü olarak arttırılır ve eylem anında patlayıcı şekilde dışarı çıkartılır. Bu sayede vücut nefesi kullanarak yarattığı basınça kasların yay gibi atılmasını sağlar.

Sporcu tarafından odaklanan yöne doğru kinetik enerji optimal şiddette açığa çıkmış olur. Karateciler de kiai ile vuruş sırasında en etkili vuruşlarını kullanabilmek için vuruşları sırasında bağırmaktadır. Bağırma sırasında merkezi sinir sistemi de boşalmış olur. Bu sayede bir sonraki hamle sırasında yeniden pozisyon alabilir ve karşılaşmayı sürdürebilirler. Yani kiai karateciler için sıradan bir ritüelden fazlasıdır. Yüzlerce yıllık bir öğretinin modern imkanlar olmadan deneyimlerle geliştirdiği bir tekniğidir.

Reklam
Reklam

Karatenin temelinde fizyolojik keşfin yanı sıra psikolojik uyum mevcuttur. Karateciler hem benliklerini geliştirir hem rakibe karşı psikolojik üstünlüğü belirtir. Karatedeki selamlaşma ve duruş önemlidir. Rakibe saygı sunulmasını ve özgüveni aynı anda gösterir. Kiai de benzer bir bedensel diyalog sürecidir. Rakibe doğrudan saldırgan bir tavır sergilemez. Ancak fizyolojik ve psikolojik olarak hazır olduğunun mesajını iletir.

Kiai bir tereddütsüzlük göstergesidir. Karatecinin zihninde hareketlerin bloklar halinde parsellendiğini gösterir. Karateci her hareketini kiai ile sonlandırarak bir sonraki için hazır olduğunu göstermektedir.

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: