Kısa süreli hedeflerle uygulanan tek tip beslenme programları, şok diyetler ve etkili olduğu iddia edilen sıvı detoksları, sağlığı ciddi oranda gölgeliyor. Yapılan bilimsel çalışmalarda bilinçsizce yapılan bu popüler uygulamaların kilo kaybından ziyade kas dokusunda azalmaya, metabolizma hızında yavaşlamaya ve hormonal dengesizliklere yol açtığının gözlemlendiğini aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, diyet yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.
En sık yapılan hatalardan birinin öğün atlamak olduğunun altını çizen Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Özellikle kahvaltıyı tamamen kaldırmak veya gün boyu çok düşük enerjiyle beslenmek kısa vadede tartıda düşüş sağlayabiliyor. Ancak bu durum uzun vadede; kas kaybına, metabolizma hızında yavaşlamaya, akşam saatlerinde kontrolsüz yeme ataklarına neden olabiliyor. Bilimsel çalışmalar, düzensiz beslenmenin kan şekeri dengesini bozarak açlık hormonlarını artırabileceğini gösteriyor" diye konuştu.
Son yıllarda popülerleşen sıvı detokslar ve yalnızca meyve-sebze suyu tüketimine dayalı programlar hakkında da konuşan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, bu programların yağ kaybından çok su ve kas kaybına yol açabildiğini dile getirdi. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Karaciğer ve böbrekler zaten vücudun doğal detoks mekanizmasını oluştururken; uzun süre yalnızca sıvıyla beslenmek; protein yetersizliği, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, ödem artışı gibi sorunlara neden olabiliyor. Gerçek detoks, yeterli su tüketimi, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve düzenli fiziksel aktiviteyle mümkün oluyor" dedi. Öte yandan karbonhidrat tüketimi hakkında da bilgi veren Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Ekmek yeme, hızlı zayıfla yaklaşımı hâlâ en yaygın beslenme yanlışlarından biri. Oysa karbonhidratlar beynin temel enerji kaynağıdır. Tam tahıllar, yulaf, kuru baklagiller ve sebzeler gibi kaliteli karbonhidrat kaynakları bağırsak sağlığı için kritik öneme sahip lif içerir. Karbonhidratın tamamen kesilmesi; enerji düşüklüğüne, egzersiz performansında azalmaya, tatlı krizlerine, kas kaybına yol açabiliyor. Burada önemli olan karbonhidratı sıfırlamak değil, doğru kaynağı ve porsiyonu seçmektir" ifadelerini kullandı.
Sosyal medya diyetlerine güvenmemek gerektiğini aktaran Uzm. Dyt. Mısra Aydın, sözlerine şöyle devam etti: "3 günde incelten veya haftada 5 kilo verdiren diyetler bilimsel temelden uzaktır. Her bireyin; yaşı, hormonal yapısı, hastalık öyküsü, kas oranı, günlük enerji ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle kişiye özel olmayan popüler listeler sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Kilo verme sürecinde sadece kaloriye odaklanmak hatalı bir yaklaşımdır. Özellikle protein yetersizliği kas kaybını hızlandırabilir. Kas dokusunun azalması ise metabolizma hızının düşmesine neden olur. Yumurta, yoğurt, balık, kurubaklagiller ve kaliteli protein kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesi; hem tokluk hissini artırır hem de sağlıklı kilo kontrolünü destekler."
Sıcak havalarda sıvı kaybının artmasına rağmen birçok kişinin yeterli su içmediğini aktaran Uzm. Dyt. Mısra Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: "Susuzluk bazen açlık hissiyle karıştırılabiliyor. Yetersiz su tüketimi; ödem, kabızlık, yorgunluk, baş ağrısı, performans düşüklüğüyle ilişkilendiriliyor. Özellikle yaz aylarında günlük sıvı ihtiyacı kişiye göre değişmekle birlikte artış gösterebilir. Kilo verme sürecinde önemli olan hızlı zayıflamak değil, metabolizmayı korumak. Hedef, kısa sürede büyük kilo kayıpları değil, sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları kazanmak olmalı. Haftada 0.5-1 kilogram aralığında ilerleyen kontrollü kilo kaybı hem metabolizma hem de hormonal denge açısından daha sağlıklı kabul edilmektedir. Dengeli tabak modeli, yeterli protein alımı, kaliteli uyku, düzenli egzersiz ve stres yönetimi; yaz dönemine hazırlanırken en güçlü yaklaşım olarak öne çıkıyor."