Londra Türk Tekstil Ürünleri Fuarı

LONDRA (İHA) - İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, her türlü olumsuzluğa uluslararası fuarlara katılarak karşı durdurduklarını belirterek, "Adeta deveye hendek atlatıyoruz" dedi.

Yeni trendlerin dünyayla buluşma noktası olan Londra Türk Tekstil Ürünleri Fuarı İngiltere'de açıldı. Fuarda; Bossa, Altınyıldız, Kipaş, Gülle Tekstil, Deba, Aksu, Italteks, Söktaş, Anteks, Bahariye, Akın Tekstil, Güney, Yünsa'nın da aralarında bulunduğu Türkiye'nin en önde gelen 78 firması; Marks and Spencer, Next, Arkadia Group, Laura Ashley, Mansoon, Debenhams, House of Fraser, French Connection UK ve BHS gibi firmaların yer aldığı İngiltere ve Avrupa pazarında görücüye çıktı.
Londra'da yakın dönemde meydana gelen terör olaylarına rağmen daha ilk günden 650 alıcının ziyareti, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından bu yıl yedincisi düzenlenen Londra Türk Tekstil Ürünleri Fuarı'nın kurumsal ve ticari kimliğini oturtma yolunda önemli bir yol kat ettiğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Dönemsel değişikliklerden etkilenmeden ziyaretçi sayısı sürekli artan bir çizgiye sahip fuarı gezeceklerin, geçen yıl 1250 olan sayının üzerine çıkması bekleniyor.

Reklam
Reklam

Türkiye'nin ihracat artışına önemli katkılar sağlaması hedeflenen Londra Türk Tekstil Ürünleri Fuarı'nın girişinde oluşturulan "Trend Alanı" ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Türk firmalarının ürettiği kumaşların, farklı temalarla etkileyici bir ambians oluşturularak sergilendiği bu alanda ayrıca, bu yıl ilki düzenlenen İTKİB Kumaş Tasarım Yarışması'nda finale kalan tasarımcıların ikişer kıyafeti özel bir bölümde ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

"DEVEYE HENDEK ATLATIYORUZ" Londra'daki fuara katılan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle fuar ve tekstil sektörü ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede; pazarda yaşanan bütün zorluklara, 2005 yılı başında kalkan kotaların getirdiği cangıl ortamına, Türk ekonomisinin şu anda içinde olduğu güçlüklere karşın, tekstil sektörünün ihracatını 7 ayda geçen yıla göre yüzde 9'luk artırma başarısını gösterdiğini söyledi. İsmail Gülle, "Türk tekstil sektörü olarak, her türlü olumsuz etmenin bulunduğu böylesi bir ortamda bu başarıyı nasıl sağladınız" sorusunu ise şöyle yanıtladı: "Deveye hendek atlattık." İsmail Gülle, başarılarının ardındaki en önemli etmenlerden birinin Londra Türk Tekstil Ürünleri Fuarı gibi bu tür fuar düzenlemeleri olduğunu belirtti.

Reklam
Reklam

"Biz bu zor günlerde çok çalışarak, (Bulunmaz Hint Kumaşı) sözünü, (Bulunur Türk Kumaşı) sözü ile değiştirmiş durumdayız" diyen İsmail Gülle, 2000'li yılların başında, uluslararası tanınmışlığı olan Türk moda tasarımcılarını destekleyerek başlattıkları girişimlerinin, Londra ve New York kumaş fuarları ile sürdüğünü vurguladı. İsmail Gülle, "Sadece Londra ve New York (İngiltere ve ABD pazarları) ile sınırlı kalmayacağız. Geçen yıl Şanghay'da düzenlenen kumaş fuarına ilk katılımımızı yaptık. Bu yıl daha kalabalık bir katılım ile Şanghay'da olacağız. Gelecek ay başında, bizim için çok önemli bir pazar olduğunu düşündüğümüz Rusya'da olacağız" dedi.

"EKONOMİ İYİ YOLDA DEĞİL" Çalışmalarını Doğu ve Kuzey pazarları ile sınırlı tutmadıklarını belirten İsmail Gülle, "Türkiye, bölgesinin tartışmasız tekstil ve konfeksiyon lideridir. Avrupa'nın en büyük tedarikçisi olmamızın yanı sıra, Akdeniz bölgesinin de en büyük tedarikçilerinden biriyiz. Bu nedenle serbest ticaret anlaşmaları imzaladığımız Tunus ve Fas pazarlarında da aktivitemizi artırdık. Gelecek aylar içinde bu iki ülkeye yönelik kumaş fuarlarımız ve alım heyeti çalışmalarımız olacaktır" diye konuştu.
Genel olarak ihracatın son aylarda ciddi bir duraklama ve gerileme eğilimine girdiğinin, Türk tekstil sektörünün ise ihracatını 2005'in yedi aylık döneminde geçen yıla oranla yüzde 9 artırabildiğinin altını çizen İsmail Gülle, "Evet, geçmiş yıllar ile karşılaştırıldığında yüzde 9'luk bir artış çok yavan ve düşük bir oranmış gibi gelebilir. Ne var ki Türk Lirasının (ya da bugünkü adı ile YTL'nin) 24 Ocak 1980 ekonomik kararlarının alındığı günden bile daha değerli olduğu bir ortamda daha başka ne beklenebilir ki? Türkiye ekonomisi iyi yolda değildir. Hiçbir ekonomi sadece yurtdışından gelen kredilerle, sıcak para ile, bankaların sağladığı kredili yaşam ile, geleceğin gelirini tüketerek sağlanan tüketime dayalı ekonomik büyüme ile gelişemez" dedi.

Reklam
Reklam

Ekonomik büyümenin, refah artışının tek bir kaynağı olduğunu, bunun da üretim, üretim yine üretim olduğunu savunan İsmail Gülle sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün herkesin öykünerek ve hatta kıskanarak baktığı Çin'in ekonomik büyümesi, sadece ve sadece üretime dayanmaktadır. Bunun dışında düşünülecek bir ekonomik büyüme modeli dünyada mevcut değildir. Bunu unutmayalım."

Haberin Devamı İçin Tıklayın