Olimpiyatların kökeni Antik Yunan'a dayanmaktadır. Antik Yunan döneminde birçok bölgeden sporcu fiziksel ve zihinsel mücadeleler içeren çeşitli yarışmalarda rekabet etmekteydiler. 19. yüzyılın sonlarında Fransız tarihçi ve sporcu olan Pierre de Coubertin Olimpiyat Oyunları'nın yeniden başlatılması için girişimlerde bulunmuştur. Avrupa'da dönem içerisinde etkileri büyüyen savaşların azaltılması ve uluslararası barışın sağlanması için tarihçilikten elde ettiği donanımlarla Olimpiyatları "barışın simgesi" olarak vizyon edinmiştir.
Coubertin'in girişimleri sonucunda 1896 Paris Olimpiyatları modern oyunların başlangıcı olmuştur. 1896 Paris Olimpiyatlarında branş sayısı kısıtlıydı. Öncelik olarak dönem içerisinde siyasi bağların güçlendirilmesi hedefleniyordu. Bu sebeple belirli ülkelerin sivrildiği branşlar yerine ortak paydaşta buluşulabilecek branşlar öne çıkmaktaydı. Bu doğrultuda Olimpiyat Oyunlarının ruhunu yansıtabilecek branşlardan birisi olarak kökeni yine Antik Yunanistan'a dayanan Maraton Koşusu özel bir yere sahiptir.
Maraton Koşusu, ilk Modern Olimpiyatlarda yer alan köklü bir branştır. Hikayesi Pers- Yunan savaşı zamanında Maraton Ovasını koşarak geçen ve haberi ilettikten sonra vefat eden Yunan bir askere dayanmaktadır. Bu mesafenin yaklaşık 40 km uzunluğunda olduğu tahmin edilmektedir. Ancak yazılı kaynakların sınırlılığı ve orijinal metinde tam bir ölçüt belirtilmemesi hikayenin gerçekliği konusunda şüphelere sebep olmaktadır.
Coubertin, hikayenin doğruluğundan ziyade modern Olimpiyatlarda arzuladığı vizyonla uyumunu öne çıkartmaktaydı. Maraton ovası boyunca bir amaç uğruna koşmak, insan fizyolojisinin sınırlılığının kararlılıkla aşılabileceğini gösteren bir nüanstır. Modern Maraton Koşularının 42.195 metre olması ise 1896 Paris Olimpiyatlarında gerçekleşmedi. Orijinal hikayenin tam mesafesine yönelik hiçbir belge yoktu. 1896 Paris'te koşunun 40 km mesafede yapılması tamamen tahminlere ve lojistik imkanlara dayalı bir uygulamaydı. Resmi olarak bu mesafe netleştirilmedi.
Takip eden yıllarda yapılan olimpiyatlarda ve uluslararası yarışlarda maraton mesafesi standart değildir. Mesafe, koşunun düzenlendiği bölge, şehir veya organizasyonun imkanları dahilinde belirlenmiştir. 1896 Paris'teki 40 km sabit değerden ziyade taban mesafe olarak ele alınmıştır. Mesafe 40, 41 ve 42 km'yi aşabilmekteydi.
Modern Maraton koşularındaki uygulama ise 1908 Londra Olimpiyatlarına dayanmaktadır. 1908 Londra'da yarışların başlangıç noktası Windsor Sarayı olarak belirlenmiştir. Windsor Sarayı'nın belirlenmesinde herhangi kültürel, sportif veya tarihsel bir dayanak yoktur. Kraliyet ailesinin yarışın başlangıcını saraydan izleyebilmeleri için yapılan keyfi bir uygulamadır. Benzer şekilde yarışın bitiş noktası da İngiliz aristokrasinin teamüllerine göre düzenlenmiştir.
Yarışların Windsor Sarayı'ndan başlayarak White City Stadyumu’nda, Kraliçe’nin locasının tam önünde sonlanması kararlaştırılmıştır. İki nokta arasındaki mesafe 26 mil 385 yarddır. Yani metrik sisteme göre tam olarak 42.195 metreye denk gelmektedir. Modern Maraton koşusu mesafesinin tam ölçüsü ne Maraton Ovasıyla ne de Coubertin'in vizyonuyla ilgili değildir. Tamamen İngiliz Aristokrasinin lojistik prosedürleri sebebiyledir. Dönem içerisinde İngiliz Aristokrasisine duyulan imtina ile Maraton Koşularında bu mesafenin standartlaşması görülmektedir. Akabinde 1921 yılında Uluslararası Atletizm Federasyonu resmi mesafeyi 42.195 metre olarak resmileştirmiştir.