Migreni herhangi bir baş ağrısından ayırmak için çok basit yöntemler olduğunu belirten Prof. Dr. Ertaş, "Tekrarlayan baş ağrılarınız varsa ve bu ağrılar bir kere bile olsa sizi doktora götürdüyse kendinize şu soruları sorun; Işık hiç sizi rahatsız etti mi? Hiç mide bulantısı yaşadınız mı? Hiç ağrı nedeniyle işten güçten bir gün geri kaldınız mı? Hasta bu 3 sorunun 2'sine evet diyorsa yüzde 90 gibi büyük bir ihtimalle migrendir" diyor.
BİRÇOK KİŞİ AĞRI KESİCİ İÇTİĞİ İÇİN AĞRI ÇEKİYOR
Nöroloji Derneği Başağrısı çalışma grubunun yaptığı çalışmaya göre, Nöroloji Polikiliniklerine başvuran her 3 hastadan 1'i başağrısı şikayeti ile geliyor. Bunların yarısına da migren tanısı konuyor. Bu hastaların 5'te 3'ü ise sık ve düzenli tedavi gerektiren baş ağrıları çekiyorlar. Türkiye'de ortalama her 100 kişiden 5'inin her gün başının ağrıdığını belirten Prof.Ertaş " Önleyici tedavide olması gereken hastaların oranı yüzde 40 ancak tedavi olanların oranı yalnızca yüzde 9." diyerek migren tedavisine yeterli önemin verilmediğine dikkat çekti. Prof.Dr.Ertaş "Tedavi olmayan hastalar umudu ağrı kesicilerde arıyorlar, ancak ağrı kesiciler hem migreni kronikleştiriyor hem de yarattıkları bağımlılık depresyon, dikkat eksikliği, halsizlik ve yorgunluk gibi sorunları beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.
Migreni tetiklemek konusunda gıdaların çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertaş, "Migreni en çok tetikleyen gıdalar arasında süt, peynir, balık ürünleri, buğday, mayalı ürünler ve alkol yer alıyor" dedi. Prof. Dr. Ertaş, 4 hastanın 1'inde yalnızca bu duyarlı olunan gıdalar kesildiğinde bile migrende yüzde 50 oranında azalma görüldüğünü de sözlerine ekledi.
YENİ VE DAHA ETKİN TEDAVİLER İÇİN ÇALIŞIYORUZ
MSD İlaçları tarafından düzenlenen "Migrenin Epidemiyolojisi ve Toplumdaki Yükü" toplantısına katılan MSD İlaçları Nörolojik Bilimler-Bilimsel Araştırmalar Global Direktörü Dr.Marcelo Bigal ise migrenin dünyanın heryerinde sıklıkla görülen bir hastalık olduğunu söyleyerek, "ABD'de 35 milyon migrenli var. Migren Dünya Sağlık Örgütü tarafından da kanserden sonra en önemli engelleyici hastalıklar arasında gösteriliyor" dedi. Yaklaşık on yıldır hastalar tarafından kullanılan migren ilacına ek olarak MSD'nin yine yalnızca migren tedavisinde kullanılacak yeni bir ilaç sınıfı üzerinde çalıştığını belirten Dr. Bigal, "Bu ilaç şu anda migren tedavisinde sıklıkla kullanılan triptanlardan daha farklı bir tedavi alternatifi. En önemli farkı ise damarları daraltmaması. Bu özellik kalp hastalığı ya da başka hastalıkları olanlar için önemli bir avantaj. Bu yeni ilacın şu anki sonuçlara göre halihazırda kullanılan pek çok triptana kıyasla güçlü bir etkinliği var. Ayrıca hastalar tafından iyi tolere ediliyor. Bizler bilimsel çalışmalarımızın sonuçlarının iyi olacağını ve bu yeni tedavinin migrenli hastalar için yeni bir umut ışığı olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.
Migrenin başlama yaşının çok değişken olduğunu söyleyen Dr. Bigal, " 3–4 yaşlarında bile migren hastası olunabilir. Ama özellikle 12 yaş ortalamasında görülme sıklığı artıyor ve yüzde 12'lere ulaşıyor. Bu yaşlarda yetişkinlerde olduğu gibi kadın ve erkek arasında fark görülmüyor. Çünkü genellikle bu yaşlarda kızlar henüz adet görmemiş oluyor" dedi. Kadınlarda migrenin ilk adet ile artış gösterdiğini belirten Dr. Bigal, "Migren hastalarında beyin aşırı hassas olur ve sistemde görülen değişikliklere karşı aşırı tepki verir. Adet döneminde de kadınlarda östrojen hormonu sürekli değişiklik gösterir. Bu iniş çıkışlara beyin fazla tepki verir " şeklinde konuştu.
Özellikle 3–4 yaşındaki çocuklarda migrenin zor fark edildiğini belirten Dr. Bigal, "Migrenli bir çocuk atak geçiriyorsa oyun oynamak istemez, kendini karanlık bir odada kalmak ister, bazen kusar ama uyuyup uyandığında normale döner. Burada yetişkinlerle en önemli fark çocukların daha kısa süreli ataklar geçirmesidir." dedi. Ebeveynlerden birinde migren varsa belirtileri bir şekilde anlayabildiğini söyleyen Dr. Bigal, "Özellikle kız çocuksa kolaylıkla anlıyorlar. Erkek çocuk olduğunda anne babalar bir sorun olduğunu fark etseler de migren olduğunu düşünmüyor belirtilerin çok daha ciddi sorunlara ilgili olduğunu sanıyorlar." diye konuştu.