Mısır'da buruk hasat

ADANA (İHA) - Çukurova'da buğdaydan sonra mısır hasadı da buruk başladı.
Adana'nın merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Paşaköy'de yapılan tarla gününde, Syngenta firmasının yeni çeşit Arma tanıtıldı. Üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi, (TMO) açılmadığı için piyasada mısırın 235-240 bin liraya satıldığını belirterek, hükümetten ise 340-350 bin lira fiyat açıklamasını beklediklerini söyledi.

Reklam
Reklam

Paşaköylü üreticilerden İhsan Tezölmez, şu anda hasadını yaptırdığı 300 dönüm mısırını kaç liraya sattığını, kimin aldığını bilmediğini, kim alacak, kim verecek, ne fiyat verecekler onu da bilmediğini ifade ederek, "Adana yöresi, bırakın Akdeniz'i, Türkiye'nin mısır ihtiyacının 4/1'ini karşılıyor. Böyle bir üretim yapan bölgenin ihtiyacını merkezi Ankara'da bulunan TMO nasıl bilecek" dedi.

ZMO Adana Şube Başkanı Ayhan Barut da, mısırın Çukurova bölgesi açısından önemli bir ürün olduğunu, ülkenin mısır ihtiyacı yaklaşık 3.5 milyon tonken, 2004 yılında 3 milyon ton üretim yapıldığını, bunun yüzde 50'sinin de Adana'da üretildiğini işaret ederek, "2005 yılı üretiminin 3.5 milyon tona çıkması bekleniyor. Düne kadar yılda 1 milyon ton mısır ithal edilirken bugün mısır ihraç eder duruma gelinmiştir. Ancak, son yıllarda mısır üretimindeki olumlu artışa karşılık uygulanan yanlı ve yanlış fiyat ve alım politikaları, yüksek maliyet, teşvik primlerinin yetersizliği ve ödeme koşullarının olumsuzluğu yüzünden mısır üretimi önümüzdeki yıllarda tekrar riske girecek ve yine ithalat kaçınılmaz olacaktır. Üreticiler adeta hasat mevsiminin gelmesini istememektedirler. Kendi çıkarlarını düşünen birkaç yerli ve yabancı şirketler maliyeti 300 bin lira olan mısırı yok pahasına 250 bin liraya alıyor. Oysa şunu iyi bilmelidirler ki, altın yumurtlayan tavuğun başını kesmektedirler. Ölü tavuğun da hiç kimseye faydası olmaz. Bir süre sonra da kendilerine de zarar olur" diye konuştu.

Reklam
Reklam

İl Tarım Müdürü Abdullah Keskin de, her insan gibi üreticinin de el emeği, göz nurunun bedelinin karşılığını görmek istediğini, bunu herkesin istediğini, son zamanlarda dünyanın küçüldüğünü ve üretimlerin birbirlerini etkilediğine dikkat çekerek, 147 ülkenin biraraya gelerek oluşturduğu Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) artık gelişmiş ülkelerde kendi tarım altyapılarını oluşturup, gelişmekte olan ülkelere bazı baskılar ve diretmelerde bulunabildiklerini söyledi.

ABD ve AB ülkelerinin tarımda ciddi manada sübvanseler vererek, gelişmekte olan ülkelere de kendi lehlerine olacak ayarlamalar yaptırdığına dikkat çeken Keskin, "Bizde, Doğrudan Gelir Desteği 3-4 yıldır devam ediyor. Tarım Bakanlığı bu konuda değişiklikler yapmaya başladı ve desteği prim şeklinde vermeye yöneldi. Ama hükümetimiz de çiftçimizin yüzünü güldürmek için elinden geleni yapıyor. Son zamanlarda mazottaki yüzde 300 artış ve gübre ile ilaçtaki artış çiftçilerimizin girdi maliyetlerini artırdı. Biz de çiftçilerimize, teknik talimata uygun gübre, tohum ve ilaç kullanmalarını öneriyoruz. Tarlasına toprak tahlili yapana, sertifikalı tohum kullanana artı ödemeler yapıyoruz. Bunlar tüm çiftçilerimizi daha iyiye götürmeye yönelik. Bunlar yeterli değil, ama gelişmekte olan bir ülke olarak bakanlığımız tarıma ciddi manada destek veriyor. Geçen yıl, hayvancılığa verilen destek 3 katına çıkarılarak 620 trilyon liraya yükseltildi. Bunlar az rakamlar değil. Bugünden yarına değiştirilecek konular da değil. Yıllardır ihmal edilmiş sorunlar birkaç yılda değiştirilemez. Ama ümit ediyoruz ki, iyi gelişmeler var" açıklamasında bulundu.
Daha sonra firmanın yeni çeşidi Arma'nın hasadı yapılarak ölçümleri de yapıldı ve nem oranı 12.6 olarak tespit edilirken, dekara veriminin de bin 554 kilo olduğu açıklandı.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın