ANKARA (İHA) - Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, İş Güvencesi Yasası'nın işçi kesimi güvencesi açışından önemli olduğunu ifade ederek işçi ve işveren kesimlerinin zarar görmemesini sağlamak için İş Kanunu'nun da moderleşmesi gerektiğini söyledi. Coşkun, "Arzumuz iş Güvencesi Yasası'nın yürürlüge girmesinden önce modern İş Kanunu'nu çıkarmaktır" dedi.
Coşkun, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Refik Baydur'u makamında kabum etti. Coşkun, işveren ve işçi kesimim arasındaki sosyal barışın sağlanabilmesi için İş Güvenliği Yasası'nın işçi güvencesi açısından önemli olduğunu vurguladı. Bakan Coşkun, işçi ve işveren kesimi arasındaki sosyal barışı sağlamak için İş Kanunu'nun da çağdaş boyutlara getirilmesi gerektiğinin altını çizerek , " Arzumuz İş Güvencesi Yasası'nın yürürlüğe girmesinden öncec İş Kanunu'nu çıkarmaktır" diye konuştu. Bakan Coşkun, İş Güvencesi Yasası ve İş Kanunu ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın görevlendirildiğini anımsatarak, "Bu konudaki sorularınızın muhatabı Murat Başesgioğlu'dur. Konuya ilişkin çalışmaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yürütmektedir" dedi.
TİSK Başkanı Refik Baydur da işçi ve işveren kesimi arasındaki sosyal barışın sağlanabilmesi için, İş Güvencesi Yasası ile yeni İş Kanunu'nun eş zamanlı olarak yürürlüğe girmesi gereğine işaret etti.
COŞKUN: "TOPLUMUN YÜZDE 25'İ AÇLIK, YÜZDE 50'Sİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA YAŞARKEN, 'UYGULANAN PROGRAMIN SOSYAL YÖNÜ VARDIR' DEMEK YANLIŞTIR"
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Merkez Bankası Süreyya Serdengeçti'yi hedef göstererek, "Toplumun yüzde 25'i açlık sınırının, yüzde 50'si yoksulluk sınırının altında yaşarken, 'uygulanan programın sosyal boyutu vardır' demek yanlıştır" dedi.
Bakan Coşkun, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Refik Baydur'u kabul ettiği görüşme öncesinde 58. Hükümet'in programında reel söktörün canlandırılmasının ve ekominin enflasyonu kontrol altında tutularak büyütülmesinin hedeflendiğini anımsatarak, "Bu bakımdan sosyal barışın kesimler arasında sağlanmasında en önemli iki kesim işveren ve işçi kesimdir. Önümüzdeki günlerde modern bir İş Kanunu çıkartılması gündemdedir. Bu; kamu kesimi, işveren kesimim ve işçi kesimi arasında uzlaşıyla çıkacaktır. Bu noktada uluslararası gelişmeler, özellikle ILO anlaşmaları dikkate alınacaktır. İşyeri güvencesiyle iş gövencesi sağlanarak ekonominin istikrara kavuşup gelişmesinde, sosyal barışın sağlanmasını fevkalade önemli bir unsur olarak görüyorum" diye konuştu. İş Güveniliği Yasası ve İş Kanunu'na ilişkin çalışmaların Çalışma Bakanlığı'nın görev alanına girdiğini hatırlatan Bakan Coşkun, Bakanlığı'nın söz konusu çalışmaların sadace sanayi alanını değerlendireceğini kaydetti.
TİSK Başkanı Baydur ise, basında yer alan; 'Hükümet İş Güvencesi'ni yumuşatacak veya geri alacak' şeklindeki haberlerin asılsız olduğunu belirterek, "Ne Hükümet'in böyle bir düşüncesi var, ne de TİSK'in böyle bir teklifi var. Biz, İş Kanunu'nun çıkarılması gerektiğini İş Güvencesi'nin de yer alabilevceğini söyledik" diye görüş bildirdi. İş Güvencesi Yasası'nın seçimler öncesinde işçi kanadının baskısıyla çıkmış bir kanun olduğunu da sözlerine ekleyen Başdur, "İş Güvencesi Yasası, bir seçim kanunudur" ifadesini kullandı. Açıklamaların ardından Baydur ve Coşkun gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bedelli askerlik ile ilgili açıklamalarının Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün ifadeleriyle çeliştiği anımsatıldığında Bakan Coşkun, bedelli askerlik konusunun kendisinin AK Parti'de 'ekonomiden sorumlu başkan yardımcılığı' yaptığı dönemde AK Parti'nin ekonomik programında yer almış bir konu olduğuna temas ederek şöyle konuştu: "Bedelli askerlik konusu; Türkiye'nin acil sorunlarına çözüm yolları şeklinde özetlediğimiz raporda da kaynak ve savunma sanayiinin güçlendirilmesi yönünde önerilmiş bir husustur. Fakat 58. Hükümet programında yoktur. Basındaki arkadaşlar iki programı karıştırıyorlar. Konu eğer Hükümet Programında yer alırsa konunun muhatabı Savunma Bakanlığı'dır. Dolayısıyla Vecdi Gönül ile benim söylediklerim aynı şeydir".
"AK Parti Hükümeti olarak mevcut uygulanmakta olan programın sosyal yönünün eksik olduğunu ifade ediyorsunuz. Merkez Bankası Başkanı'nın, mevcut programın sosyal yönünün eksik olmadığı yönünde açıklamaları oldu. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?" sorusuna Coşkun, "Merkez Bankası özerk bir kuruluştur. Fikirlerini saygıyla karşılıyor. Bizim bu konudaki görüşlerimiz açıktır. Enflasyonla mücadele edeceğiz. Toplumun yüzde 25'i açlık sınırının, yüzde 50'si yoksulluk sınırının altında yaşarken, 'uygulanan programın sosyal boyutu vardır' demek yanlıştır" yanıtını verdi. Bir gazetecinin 'Baykal'dan aradığınız desteği buldunuz mu sorusunu ise TİSK Başkanı, "Bir sivil toplum örgütünün destek aradığı ilk yer iktidardır. AK Parti iktidarı, iktidara geldikleri ilk gün, sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde olacakları mesajını vermiştir" şeklinde yanıtladı.