Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, "Bu vatanı bizlere bırakan şehitlerimizi hiçbir zaman unutmayacağız" dedi. Trabzon'da bayramlaşma töreni Bakan Özak, Vali Nuri Okutan, Belediye Başkan Vekili Kemal Kılıç, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen ve diğer yetkililerin katılımıyla Şehir Mezarlığı'ndaki şehitlikte yapıldı.
Vatandaşlarla bayramlaşmanın ardından Kur'an-ı Kerim okundu ve Trabzon Müftüsü Ahmet Bulut şehitler için dua etti. Bakan Özak ve Vali Okutan, daha sonra şehit mezarlarına karanfil bıraktılar.
Özak, "Milletimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı kutluyorum. Ramazan ayında son hain saldırılarla kaybettiğimiz 15 şehit var. Acılı günler geçirdik. Terör uluslararası ve çok kısa zamanda çözmemiz gereken bir sorun" dedi. Vatanın şehitlerin emaneti olduğunu ifade eden Özak, şunları kaydetti:
"Hepimiz vatan uğruna şehit olmaya hazırız. Şehit ailelerine başsağlığı dilerken, bir yandan da onlara imreniyoruz. Bir anne evladını kaybetmenin acısını yaşarken, bir yandan da 'Evladım vatana şehit oldu' diyebiliyor. Ne kadar nüfusumuz varsa o kadar şehidimiz var. Bu vatanı bizlere bırakan şehitlerimizi hiçbir zaman unutmayacağız. Birlik ve bütünlüğümüzle terör olaylarının üstesinden geleceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Dikkat edin, Türkiye ne zaman iyi günler görse, yükselişe geçse bu tür olaylar yaşanmaya başlıyor."
Şırnak'ta, terör örgütünün düzenlediği saldırıda şehit düşen Şanlıurfalı Piyade Çavuş Mehmet Uyar'ın ailesinin bayramı hüzünlü geçiyor.
Ramazan Bayramı'nın tüm yurtta kutlandığı bugün, acıları yeni olan tüm şehit aileleri gibi şehit Uyar'ın Şanlıurfa'daki ailesi de şehitlerinin yasını tutuyor.
Evlerinin yakınındaki Harran Kapı taziye evinde, taziyeleri kabul eden aile fertleri, sabahın erken saatlerinde, Harran Kapı Mezarlığı'ndaki şehitlerinin mezarına giderek, dua etti.
Burada yakınlarının mezarlarını ziyarete gelen vatandaşların taziyede bulunmak için sıraya girdiği şehidin annesi İslim Uyar'ın bitkin olduğu görüldü. Mezarlığa gelen gençler bayramını tebrik ettiği şehidin annesinin elini öpmeyi ihmal etmediler. Beş kardeşin en küçüğü olan şehit Uyar'ın ağabeyi Sabri Uyar, yaşadıkları üzüntüyü dile getirdi.
Kardeşinin şehit düştüğü bölgede, birkaç ay önce terör örgütüyle girilen çatışmada kardeşinin bir arkadaşının şehit olduğunu, kendisinin ise hafif şekilde yaralandığını belirten Sabri Uyar, bu nedenle bir süre izin kullanan kardeşinin döndükten birkaç ay sonra aynı bölgede 12 arkadaşıyla şehit olduğunu söyledi.
Kardeşinin şehit olduktan sonra devlet yetkililerinin kendilerini yalnız bırakmadığını ifade eden Uyar, ilgilerinden dolayı herkese teşekkür etti.
Bu arada, aileye taziye ziyaretine gelen bazı yakınları, terör örgütü PKK'ya Kürtçe lanet okudu. Piyade Çavuş Mehmet Uyar, 7 Ekimde, terör örgütü tarafından Şırnak'ta düzenlenen saldırıda 12 arkadaşıyla şehit olmuştu.
Uşak'ta, oğlunun 13 yıl önce şehit düşmesinin ardından üzüntüden gözlerini kaybeden ve eşi felç geçiren 62 yaşındaki Raziye Sunal, bayram sabahı, hiç aksatmadığı oğlunun mezar ziyareti için mezarlığa gitti. Sunal, "Terör hala bitmedi, her şehit cenazesinde bir kez daha öldüm" dedi.
Türk bayrağını yanlarına alan Raziye ve Hasan Sunal çifti, 13 yıldır olduğu gibi bu yıl da bayram sabahını şehit oğulları Yener Sunal'ın mezarı başında geçirdi.
Küçük oğlu Yener Sunal'ın, 13 yıl önce Şırnak Sarı Ziyaret Jandarma Karakolunda Piyada Uzman Çavuş olarak askerliğini yaptığı sırada, teröristlerle çıkan çatışmada şehit düştüğünü anlatan Raziye Sunal, bu acı üzerine önce eşi Hasan Sunal'ın (63) iki kez felç, bir kez de kalp krizi geçirdiğini söyledi.
Kendisinin ise yaşadıkları karşısında şeker hastası olduğunu ve ardından gözlerini kaybettiğini belirten Raziye Sunal, "Her şeye biraz alıştım. Karanlığa bile alıştım. Ama oğlumun acısına bir türlü alışamadım" dedi.
Oğlunu, düğününe iki ay kala, 22 yaşında şehit verdiğini belirten Raziye Sunal, şunları kaydetti: "Kolay mı gencecik yaşta oğul feda etmek vatana. Babası acıya dayanamadı. İki kez beyin felci geçirdi. Bu da yetmedi bir kez kalp krizi geçirdi. Ben üzüntüden şeker hastası oldum. Her gün ağlamaktan gözlerim kararmaya başladı. Oğlumun acısı gözlerimi aldı. Doktorlar ağlamaktan göz damarlarımın işlevini kaybettiğini söyledi. Oğul acısı kör etti beni."
Terörün kan dökmeye devam ettiğini söyleyen Raziye Sunal, "Binlerce annenin yüreğine ateş düştü, terör hala bitmedi. Her şehit cenazesinde bir kez daha öldüm. Bu acı ne zaman bitecek? Bayramda mezarlıklar şehit annelerinin feryatlarıyla doluyor. Bırakın biz gidelim Kuzey Irak'a. Çocuklarımızın intikamını biz alalım. Bir kaşık suda boğalım terörü" diye konuştu.
Oğlunun şehit olmasının ardından köy mezarlığına giden 200 metre uzunluğundaki yolun düzeltilmesi için yaptığı başvuruların sonuçsuz kalmasından şikayet eden Sunal, "Büyük oğlum tekerlekli sandalyeye mahkum, eşim beyin felci geçirdikten sonra yürümekte zorlanıyor, benim gözlerim görmüyor. Oğlumun mezarına giden yol bozuk olduğu için araç gitmiyor. Yolun düzeltilmesi gerekiyor. Üzerine kum atılsa araçlar gidebilir. Çalmadık kapı bırakmadım. Kimseye sesimi duyuramadım. Herkes yapacağız diyor 13 yıldır yapılmadı. Bize böyle mi sahip çıkıyorlar. Oğlumun mezarına gitmek için eziyet çekiyoruz. Biz bunu mu hak ediyoruz?" dedi.
Ajanslar