Samsun’da 3 işçinin öldüğü elektrik faciasında iddianame tamamlandı

Son Güncelleme:

Samsun Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Yeşilyurt Demir Çelik fabrikasında 3 işçinin elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma tamamlandı.

Samsun Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Yeşilyurt Demir Çelik fabrikasında 3 işçinin elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 3 şüpheli hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Reklam
Reklam

Olay, 3 Haziran 2026 tarihinde Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A.Ş.’ye ait çelikhane tesisinde meydana geldi. Pota ocağı kanalındaki tıkalı giderleri açmak için çalışma yapan pota ocağı formeni Naci Gezer (46) ile pota ocağı işçisi Yunus Çekiç (47), atık su kuyusunda elektrik akımına kapıldı. Arkadaşlarının hareketsiz olduğunu görerek yardıma koşan makine bakım formeni Mustafa İnanç (50) da kuyuya girmesi üzerine elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.

ÖLÜM NEDENLERİ ELEKTRİK ÇARPMASI

Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, 3 işçinin vücutlarından geçen elektrik akımı sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, atık su kuyusundaki seyyar dalgıç pompanın gövdesinde 127,6 volt kaçak elektrik tespit edildi.

TEHLİKENİN AYLAR ÖNCESİNDEN TESPİT EDİLDİĞİ ORTAYA ÇIKTI

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tesisteki tıkalı kanallar ve hayati tehlike oluşturan risklerin olaydan aylar önce tespit edildiği belirtildi. Noter onaylı İş Sağlığı ve Güvenliği Tespit ve Öneri Defteri ile kurul toplantı tutanaklarında, 28 Kasım 2025 ve 27 Nisan 2026 tarihlerinde su giderlerinin tıkalı olduğunun, patlama ve elektrik riski bulunduğunun ve ocağın çalışmasının durdurulması gerektiğinin belirtildiği kaydedildi. Bu uyarıların, defterde imzası bulunan işveren vekili Serdar Çağdaş’a bildirildiği ifade edildi.

Reklam
Reklam

İddianamede, buna rağmen kalıcı bir çözüm üretilmediği, tıkanıklığın tehlikeli yöntemlerle açılmasında ısrar edildiği ve kapalı alanda çalışma izni ile gaz ölçümü gibi zorunlu güvenlik prosedürlerinin uygulanmadığı belirtildi.

3 YÖNETİCİ ASLİ KUSURLU BULUNDU

Bilirkişi heyeti ve savcılık değerlendirmesinde; Tesis Müdürü Hüseyin Kiremitci, İşveren Vekili Serdar Çağdaş ve Vardiya Amiri Mustafa Güdül’ün gerekli iş güvenliği önlemlerini almadıkları, denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle asli kusurlu oldukları belirtildi.

22,5 YILA KADAR HAPİS İSTENDİ

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan ve Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamede, şüpheliler Hüseyin Kiremitci, Serdar Çağdaş ve Mustafa Güdül’ün risklerin farkında olmalarına rağmen gerekli tedbirleri almadıkları vurgulandı.
Şüphelilerin TCK’nın 85/2 ve 22/3. maddeleri kapsamında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Ayrıca şüpheliler hakkında TCK’nın 53/6. maddesi gereğince meslekten hak yoksunluğu uygulanması ve adli kontrol altında geçirdikleri sürelerin cezalarından mahsup edilmesi istendi.

Reklam
Reklam

Öte yandan, olaydan sonra gözaltına alınan 3 şüphelimin sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla ev hapsi uygulanmalarına karar verildiği öğrenildi.

İnanç ailesinin avukatı Kartal Akcan, kazanın meydana geldiği pota ocağı döküm kanalındaki su giderlerinin tıkalı olduğunun iş güvenliği uzmanı tarafından tespit edilerek gerekli uyarıların yapılmasına rağmen gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığını ileri sürdü. Avukat Kartal Akcan yaptığı açıklamada, "Bir işyerinde/fabrikada aynı vardiyada peş peşe üç işçinin iş kazası neticesinde vefat etmesi ne hukuken ne de vicdanen kabul edilebilecek bir durum değildir. Kaldı ki fabrikanın iş güvenliği uzmanı tarafından kazanın meydana geldiği pota ocağı döküm kanalındaki su giderlerinin tıkalı olduğunun ve tıkalı kanalların bir an önce açılması için mevzuat gereği uyarıların yapılmış olmasına ve bu konuda işin tehlike boyutu ve riski konusunda iş yeri yönetiminin ve sanıkların uyarılmalarına rağmen hiçbir güvenlik ve tedbir alınmadan işe devam edilerek bu olayın meydana gelmesinde sanıkların bilinçli taksir düzeyinde kusurlu oldukları tartışmasızdır. İddianamede de bu husus Cumhuriyet savcısı tarafından açık ve net bir şekilde belirtilmiştir" dedi.

Reklam
Reklam

Akcan, olayda hayatını kaybeden Mustafa İnanç’ın kazanın meydana geldiği birimde görevli olmadığını belirterek, "Müvekkilim rahmetli Mustafa İnanç, kazanın meydana geldiği birimde görevli olmamasına rağmen sırf kuyuda mahsur kalan diğer iki rahmetli işçi Naci Gezer ve Yunus Çekiç’i kurtarmak için hiç çekinmeden olay yerine derhal koşarak gitmiş ve maalesef kendisi de vefat etmiştir. Bu durum diğer iki rahmetli işçinin ailelerini çökerttiği gibi müvekkilim Mustafa’nın ailesini de vicdanen çökertmiş ve yıpratmış, eşini dul ve iki çocuğunu yetim bırakmıştır" diye konuştu.

Aynı iş kazasıyla ilgili işveren fabrika aleyhine Samsun İş Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası da açıldığını belirten Akcan, hukuki sürecin devam ettiğini ifade etti.


Kaynak: İHA   |   Bu içerik Doğukan Akbayır tarafından yayına alınmıştır

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: