İSTANBUL (İHA) - İstanbul 3.bölgeden bağımsız milletvekili seçilen Sebahat Tuncel'İn avukatı Baran Doğan Tuncel'in yargılanmasının durdurulması için ve 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, savcılığın itirazı üzerine tahliye gerekçesini değiştirmesine itirazda bulundu.
Baran Doğan, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdiği dilekçede, hüküm verilinceye kadar suçsuz kabul edilen Sebahat Tuncel'in, Anayasa'nın 14 maddesinin ikinci bendine yer alan "devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı amaçlayan faaliyet" ile doğrudan suçlamanın ve dokunulmazlık kazanmadığını iddia etmenin hukuki çelişki doğurduğunu ifade etti.
Bunun hukuk dışı siyasi bir yargısız infaz olduğunu ifade eden avukat Doğan, müvekkilinin "masumiyet karinesi" olarak bilinen "suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz" gerekçesiyle de dokunulmazlık kazandığını, Tuncel'in bu nedenle de yargılanamayacağını dilekçesinde belirtti. Avukat Baran Doğan, Tuncel hakkındaki hem anayasal ve yasal zorunluluk, hem de adil yargılama ihtimalinin kalmaması nedeniyle yargılamanın durdurulması ve hiçbir yasal işlem yapılmamasını 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdiği dilekçesinde dile getirdi.
Baran Doğan ikinci itirazını ise İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesi'ne yaparak Tuncel'in tahliye gerekçesinin ilk etaptaki gibi milletvekili olduğu için meclisin kararı olmadıkça yargılanamaz olarak değiştirilmesini talep etti. Doğan, dilekçesinde mahkemenin verdiği ilk tahliye gerekçesine Başsavcılığın itiraz hakkı olmadığını savundu. Bunun savcılık tarafından mahkemenin nesnel vicdanının sorgulanması ve mahkemenin vicdanının yerine savcılığın öznel görüşünün konulmasını talep etmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Savcılığın bu talebinin aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesini düzenleyen Adil Yargılama Hakkını ihlal eden bir insan hakları ihlali olduğunu ifade eden Doğan dilekçesinde, gerekçenin maddi hata nedeniyle değiştirilmesin ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu'na karşı hukuki bir hile olduğunu savundu.
Dilekçede, Doğan müvekkilinin yargılanması gerektiği yönünde başlatılan tartışmaların savcılık üzerinden mahkemenin vicdanına ve gerekçesine hükmettiğini, bunun da müvekkilinin adil yargılama imkanını ortadan kaldırdığını savundu.
Doğan, hukuka aykırı olan ve adil yargılama hakkını ihlal eden İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu kararının tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını istedi.