Yatılı Kuran Kursundan kaçırıldı

Manisa'da 5 ay önce yatılı Kur'an kursundan kaçırılan 14 yaşındaki kızı Hüşra'nın hayatından endişe eden baba Mehmet Çınar, kızının kadın satıcılarının elinde olduğunu, kaçıran kişilerin kimlik bilgilerinin olmasına rağmen savcılık, polis ve jandarmanın görevlerini yeterince yerine getirmediğini öne sürerek, Adalet ve İçişleri bakanlıkları hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) şikayette bulunacağını belirtti.

Reklam
Reklam

Eşi Nuray Gürbüz'den 4.5 yıl önce boşanan ve 5 ay öncesine kadar 14 yaşındaki kızı Hüşra ile birlikte yaşayan Mehmet Çınar, merkeze bağlı Emlakdere köyünde ikamet ettiği için kızını Yiğitbaş Kur'an Kursu'na yatılı olarak gönderdiğini belirterek, "Kızım Kur'an kursunda iken 6 Ağustos 2007 tarihinde kursa gelip görevlilere kendisini teyzesi olarak tanıtıp annesinin hasta olduğunu söyleyen Zeynep D. (Dinçer) tarafından alınmış. Daha sonra isimlerini sonradan öğrendiğim Zeynep D.'nin kocası Hüseyin D. (Dinçer 47) ve Hüseyin D. (Dilek 34) ile ismini bilemediği bir kişi kızımı Akhisar ilçesinin Akselenli kasabasında bir eve götürüyorlar. Oradan da 45 E 7758 plakalı şahin marka otomobille ayrılıyorlar. Kızımın kaçırılmasına ve saklanmasına yardımcı olan şahıs Hüseyin D.'dir (Dinçer). Manisa merkezde yaşayan bu şahsın evinde kızımın birkaç gün kaldığı mahalle sakinleri tarafından doğrulandı." dedi.

Reklam
Reklam

Kızının korkutularak ve kandırılarak kaçırıldığını öne süren baba Mehmet Dinçer, kaçıran şahısların evlenme vaadinde bulunduklarını iddia etti. Kızının henüz yeni 14 yaşına bastığını belirten Çınar, "Kaçıran Hüseyin D. (Dilek) ise 34 yaşlarında. Bu şahısların kadın ticareti yaptığını öğrendim. Kızımın kötü amaçla kullandırılmasından endişe ediyorum. Kızım kadın satıcıları tarafından bataklığa çekiliyor ama ben elim kolum bağlı bir şey yapamıyorum. Gerekli tüm bilgileri savcılığa verdim ancak aradan 5 ay geçmesine rağmen bir sonuç alamadık." diye konuştu.

Kızını kaçıran şahısların kimlik ve adres bilgileri olmasına rağmen aradan 5 ay geçmesine rağmen bulunamamasına anlam veremediğini belirten baba Mehmet Çınar, "Türk adaletine olan güvenimi kaybettim. Beni kanun dışına itmeye çalışıyorlar. Bizim yasaların uygulamasında büyük hatalar yapılıyor. Kızım daha çocuk yaşta ve velayeti bende. Güvenlik güçleri kızımı bulup bana teslim etmeli. Uzun zamandır beklememe rağmen henüz kızımın bulunması için bir adım atılamadı. Son çare olarak avukatım aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğim. Savcılığın, polisin ve jandarmanın görevlerini yeterince yerine getirmediğini düşünüyorum. Bu nedenle İçişleri ve Adalet bakanlıkları hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayette bulunacağım. Türk yasaları ailemizi, çocuklarımızı, namusumuzu koruyamıyorsa gereken her yere başvuracağım." dedi.

Reklam
Reklam

Kızını kaçıran şahısların bir kaç defa kendisiyle irtibat kurduğunu kaydeden baba Mehmet Çınar, "Şahıslar benimle pazarlık yapıyorlar. Dilekçemi geriye alırsam kızımı bana göstereceklerini söylüyorlar. Şikayetimi asla geri almam. Suçlular mutlaka cezasını çekecek." ifadelerini kullandı. Kızını çok sevdiğini ve çok özlediğini söyleyen Çınar, "Şu an hayatta hiç bir amacım kalmadı. Kızım benim herşeyimdi. Bulunması için çok çaba gösterdim, milyarlarım gitti ama hiç bir önemi yok. Yeterki bulunsun. Polisin bilgi ve becerisi her geçen gün geliştiği halde kızım nedense bir türlü bulunamıyor. Zengin bir işadamının, bakanın veya üst düzey birinin kızı kaçırılmış olsa Türkiye ayağa kaldırılırdı. Malesef ülkemizde yasaların uygulanmasında çifte standart yapılıyor. Ama ben bu işin peşini bırakmayacağım. Kızımı aylardır bulamayan Türk makamlarını, gecikmeden dolayı ve uğradığım maddi ve manevi zararın karşılanması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne dava açacağım. Suçlular cezasını

Reklam
Reklam

çekecek." şeklinde konuştu.

Haberin Devamı İçin Tıklayın