ANKARA (İHA) - Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Nihat Pakdil, İzmit Körfez yöresinin, petrol ve yakma tesisleri nedeniyle dioksin kirlenmesi yönünden riskli bölgeler olduğunu belirterek, "İzmit'te dioksinli yumurtalar toplum tüketimin yapıldığı çiftlikler değil serbest dolaşan tavukların ürünleri ancak bu konu özellikle Çevre Bakanlığını ilgilendiriyor" dedi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Hasan Ekiz'in, hayvancılıkta suni tohumlama destekleri konusunda düzenlediği basın toplantısına katılan Pakdil, basın mensuplarının, "İzmit yöresinden alınan yumurta örneklerinde yüksek oranda dioksin kalıntısı bulunduğu" yönündeki iddialarla ilgili soruları cevapladı.
Pakdil, dioksinin kanserojen bir madde olduğunu, ilk defa Belçika'da hayvan yemlerinde tespit edilmesi üzerine kriz yaşandığını, ardından Hollanda'da aynı krizin ortaya çıktığını belirten Paktil, "Dioksin, karbon bileşiklerinin yakılması sonucunda ortaya çıkıyor. Bu kirlilik daha çok Çevre Bakanlığı'nı ilgilendiriyor. Ancak, su kirliliği ve kirli suların denizlere akması nedeniyle, esas risk su ürünleri açısından ortaya çıkıyor. İzmit Körfezi, petrol tesisleri, yakma üniteleri nedeniyle riskli bölgelerden biri. Çelik üreten, kablo yakan, otomobillerden çıkan yağların yakıldığı tesislerin olduğu yerler de kirlenme açısından riskli. Büyük çöplük yangınları da dioksin kaynağı. Konu Çevre Bakanlığı'nın görev alanında. Ancak bizim açımızdan da dioksinin gıda zincirine bulaşması söz konusu. Akarsular, yağmursuları yoluyla bu kirliliğin denizlere akması nedeniyle su ürünleri açısından risk oluşturuyor" diye konuştu.
Pakdil, halen ithal edilen bütün yem hammaddesi ve ürünlerinde dioksin analizi istendiğini, ancak dioksin analizinin her ülkede yapılamadığına dikkat çekerek, Türkiye'de de henüz dioksin analizi yapılamadığını, AB'nin desteği ile Ankara İl Kontrol Laboratuarı'nın bu analizi yapar hale getirileceğini kaydetti. Laboratuvarın altyapısının tamamlanmak üzere olduğunu, iki elemanın Pazar günü 1 aylık eğitim için Londra'ya gideceğini dile getiren Pakdil, "Biz İzmit'teki olay üzerine değil, 4-5 ay önceden dioksin analizi konusunda çalışma başlatmıştık. Bir ay sonra bu kişiler eğitimden dönünce, laboratuarda sistem oturunca, analizler yapılabilecek" dedi. Dioksin analizinin zor ve riskli olduğuna, çalışanlar açısından da risk oluşturduğuna işaret etti.
Pakdil, İzmit'te yumurta analizlerinde çıkan dioksin vakası ile ilgili şöyle konuştu:
"Kocaeli İl Müdürü ile konuştum. Söz konusu yumurta örnekleri, iki köyde serbest dolaşan tavukların yumurtalarından alınmış. O yörede toplu tüketim için üretim yapılan tesis ve çiftlik yok. Diğer taraftan, TÜBİTAK ile görüştük. TÜBİTAK, havadaki dioksin kirlenmesi konusunda analiz yapabilecekmiş. Biz de dioksin benzeri bir kirletici olan PCB konusunda bir yıldır su ve su ürünleri analizi yapıyoruz. Limitlerin üzerinde bir kalıntı tespit etmedik. Ancak, halen dioksin analizi yapamıyoruz."
Greenpeace ve Bumerang adlı çevre örgütleri dün, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde düzenledikleri basın toplantısında, İzmit Atık Yakma ve Depolama A.Ş'nin (İZAYDAŞ) yakınlarındaki bölgeden alınan yumurta örneklerinde, AB limitinin üstünde dioksin tespit edildiğini açıklamışlardı. Çevre örgütü temsilcileri, atık yakma tesisi İZAYDAŞ yakınlarında doğal yöntemlerle beslenen tavukların yumurta örneklerinin Uluslararası Kalıcı Organik Kirleticilerin (KOK) Eliminasyonu İçin Bilgi Ağı-IPEN'e gönderildiğini, yapılan testler sonucu, bu yumurta örneklerindeki dioksin düzeyinin yüksek olduğunun tespit edildiğini bildirmişlerdi.