HABER

Kapat

ATO'dan Başbakan'a 'telif hakları' mektubu

ANKARA (İHA) - Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, sanatçıların ve yan komşu sahiplerinin haklarının korunması amacıyla çıkarılan yasaya ilişkin 'Eser, icra, yapım ve yayınların kullanılması ve iletilmesi' hakkındaki yönetmeliğin Müzik Meslek Birlikleri tarafından kötüye kullanıldığı gerekçesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir şikayet mektubu yazdı.

Aygün, Başbakan'a yazdığı mektupta, yönetmelik uyarınca aralarında MESAM, MSG, MÜYAP, MÜYORBİR ve RATEM'in bulunduğu 5 müzik birliği tarafından, 50 metrekareyi aşan ve müzik yayını yapan işyerlerinden ayrı ayrı ve değişen oranlarda yıllık teklif ücreti istendiğini, bunun bürokratik bir sorun haline geldiğini belirterek, "Sayın Başbakanım, müzik birlikleri elinde rehin kaldık. Islık çalmaktan korkar olduk. Devlet bürokrasisini mumla arıyoruz" dedi. Belirlenen tarifelerin geçmiş yıllardaki yasal boşluk nedeniyle alınmayan telif haklarının telafi edecek şekilde yüksek belirlendiğini kaydeden ATO Başkanı Aygün, "Bu tarifeler intikam tarifeleridir. Geçmiş dönem hesaplaşmasıdır" ifadesini kullandı. Aygün, telif hakları meselesinin Türkiye'nin kanayan bir yarası olduğu, eser sahiplerinin haklarının korunması gerektiğinin altı çizdiği mektubunda, Müzik Meslek Birlikleri tarafından tek taraflı olarak hazırlanan tarifelerin AB standartlarının çok üzerinde belirlendiği ve ülke gerçekleri ile bağdaşmadığını kaydetti. Aygün mektubuna şöyle devam etti:

"Sayın Başbakanım. 2005 yılı fiyat tarifesine göre beş yıldızlı bir otelden yıllı oda başına MESAM 40 milyon 698 bin, MSG 18 milyon 600 bin, MÜYABİR 8 milyon 840 bin, MÜ-YAP 17 milyon 680 bin, RATEM 12 milyon olmak üzere toplam 98 milyon lira para istiyor. 67 dolarak tekabül eden bu rakamın 300 oda ile çarpılması durumunda bir otelden talep edilen para yıllık 20 bin doları aşıyor. Buna otele bağlı resturantlar, diskolar, açık alanlar, toplantı salonları dahil değil. Onların da ayrıca ücret talep ediyorlar. Oysa Avrupa'daki otellerin ödediği yıllık telif ücretleri yıllık 2-5 bin euro arasında değişiyor. Kaldı ki, biz odayı 50-100 dolardan pazarlarken, Avrupalı 300-400 dolara satıyoruz. Biz de milli gelir 4 bin dolar onlarda 20 bin dolar. Böyle tarife olu mu? Konaklama tesisindeki odalar umuma açık mahal olarak kabul edilebilir mi? Oralarda bulunan radyo ya da televizyonlar üzerinde meslek birliklerinin hak talebi olabilir mi? Konaklama tesislerinde hem oda sayısı, hem umuma açık mahaller üzerinden bedel talep edilmesi kabul edilemez".

DO-RE-Mİ KRİTERLERİ Aygün, beyaz eşya ve müzik aletleri satan mağazalarda açık tutulan cihazlardaki müzik eserleri, radyo televizyon yayınları sebebiyle de telif ücreti istendiğine vurgu yaparak, buradaki amacın müzik dinletmek değil, tüketiciye cihaz hakkında fikir vermek olduğuna dikkat çektiği mektubuna, "Ticaret merkezlerindeki tuvaletlerden, çalışma ofislerine kadar, asansörlerinden park yerlerine kadar bütün açık alanlar tarifelendiriliyor. Taksiler, dolmuşlar, otobüsler, okul servisleri, sirkler, lunaparklar, sinemalar, tiyatrolar, spor merkezleri, deniz otobüsleri, lokantalar, marketler, şarküteriler, kısaca do-re-mi sesi duyulan her yerden para isteniyor" diye devam etti.
ABD ve AB'de kişi başına milli gelirin 15-20 bin dolar olduğunu, bu ülkelerdeki ticaret merkezlerinde metrekare başına 6 cent ödendiği örneklenen mektupta, en iyi istatistiklere göre 4 bin dolar milli gelire sahip Türkiye'de metrekareye ödenecek ücretin 1 cent'i aşmaması gerektiğini vurguladı. Buna karşılık sadece MESAM'ın metrekare başına 1 dolara 2 cent telif ücreti isteğini kaydeden Aygün, telif meselesine çözüm getirilmesini ama buna karşılık ticaretin de önünün tıkanmaması gerektiğini kaydetti.

Meslek birliklerinin bugüne kadar hukuk ve ceza davası dayatmasıyla sözleşme imzalattığına dikkat çeken Aygün, bu sözleşmeleri imzalamayan çok sayıda işletmenin ya müzik yayınlarına tamamen son verdiğini ya da müzik meslek birlikleri ile davalık olduğunu anlattı. Bu işyerlerinin 50-150 milyar liraya kadar para ve 4 ila 6 yıla kadar hapis cezası ile yargılandıklarını vurgulayan Aygün, çok yakın bir zamanda Türk adaletinin bu davalardan kilitlenme noktasına geleceğini kaydetti.
Aygün, mektubunun son bölümünde, sorunun aşılabilmesi için ticari bandrol sistemine dönülmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise Müzik Meslek Birlikleri'nin bir çatı altında toplanarak, tüccarın tek bir yer ile muhatap olması gerektiğinin altını çizerek, "Müzik Birlikleri bir araya gelemiyorsa bu görevi Kültür ve Turizm Bakanlığı üstlenmeli" görüşüne yer verdi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat