Tekirdağ (Gaziköy) ile Saros Körfezi arasında uzandığı tespit edilen ve en son 1912 yılında aktive olan Ganos Fayı, hem Trakya hem de Marmara Bölgesi için risk oluşturuyor. Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, AA muhabirine Kuzey Anadolu Fay zonunun Marmara Denizi'nin içinden devam ederek Saros Körfezi'ne kadar uzandığını söyledi.
Edirne Kent Konseyi Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Nihat Çolak ise Ganos Fayı'nın hem Tekirdağ hem de Edirne'nin güneyi açısından risk oluşturduğunun altını çizdi. Aynı zamanda konseyin İmar ve Kentleşme Çalışma Grubu Başkanı olan Çolak, fay hatlarına yakın olan yerler başta olmak üzere gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.
Bölgede meydana gelebilecek bir depremin etkisinin çok geniş alanlarda hissedilebileceği uyarısında bulunan Çolak, "1999 yılında Gölcük'te yaşanan depremde İstanbul Avcılar'da yıkım oldu. Sisam Adası'nda yaşanan deprem İzmir Bayraklı'da yıkıma neden oldu. Ganos Fayı'nda yaşanacak bir depremde de Edirne merkezinin dahi etkilenmeyeceğinin kimse garantisini veremez. Yapı zemin ilişkisi doğru kurulmayan binalarda yıkım görebiliriz." diye konuştu.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Coğrafya Bölümü
Başkanı Prof. Dr. Emre Özşahin de Orta Marmara'da kırılacak fayın 7 üzeri
deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
Tekirdağ'ın deprem olasılığının yüksek olduğunu belirten
Özşahin, özellikle Kuzey Anadolu Fay hattına yakın bir konumda bulunmalarının
riski artırdığını söyledi.
"Tekirdağ merkezinin Kuzey Anadolu Fayı ile arasında
yaklaşık 10 kilometrelik mesafe var" diyen Özşahin, bu mesafenin şehrin
deprem etkisi altında kalma olasılığını artırdığını vurguladı.
Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi'nin içerisinden
geçerek Şarköy ilçesinin Gaziköy Mahallesi'nden karaya çıktığını ve fayın 70
kilometre sonra Saros Körfezi'nin altına daldığını belirten Özşahin, bu durumun
bölgedeki deprem potansiyelini artırdığını dile getirdi.
Şarköy'de 1912 yılındaki depremi hatırlatan Özşahin,
"En fazla etki Şarköy civarında gerçekleşti. Tekirdağ'da bunun etkileri
hissedildi. Bundan sonraki depremlerde de Tekirdağ'da ve Şarköy'de veya fay
hattına yakın alanlarda hissedeceğiz." diye konuştu.
Özşahin, 6 Şubat depremlerinden sonra özellikle kentsel
dönüşüm çalışmalarının hız kazandığını ve kentsel dönüşümle birlikte daha
sağlam ve sağlıklı zeminlere yerleşim alanlarının kurulmasının önem arz
ettiğini kaydetti.
Orta Marmara'da kırılacak fay ile 7'nin üzerinde deprem
beklendiğini aktaran Özşahin, "200 yılda bir burada büyük depremler
yaşanmış. Daha önce 1912'de Şarköy, 1999'da İzmit depremleri oldu. Şu an Orta
Marmara'da fayın kırılacağı tahminleri mevcut. Bu kırılma gerçekleştiğinde
7'nin üzerinde bir deprem bekleniyor. Burada fayın nerede kırıldığı değil,
Tekirdağ ve civarında nasıl hissedileceği önemli." ifadelerini kullandı.