HABER

Kapat

"Kürt sorunu sadece asayiş sorunu değil"

"Kürt sorunu sadece asayiş sorunu değil"

ANKARA (İHA) - Yayımladıkları bildiriyle PKK'ya silah bırakma hükümete de yasal düzenleme çağrısında bulunan Aydınlar Heyeti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile biraraya geldi.

Yeni Başbakanlık Binası'nda gerçekleşen görüşmede, hükümetin temsilen Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanı Vahit Bıçak, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, Erdoğan'ın siyasi danışmanı Ömer Çelik, AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan katılıyor. 13 kişilik Aydınlar Heyetinde ise, İstanbul Tabip Odası Başkanı Gençey Gürsoy, bir süre önce İHD'den olaylı bir şekilde istifa eden yazar Adalet Ağaoğlu, İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz, Mazlum-Der eski Genel Başkanı Yılmaz Entarioğlu, gazeteci-yazar Nuray Mert, Ali Bayramoğlu, Mustafa Karaalioğlu, Oral Çalışlar, Şahin Alpay, Ahmet Hakan Coşkun, Biyanet yöneticisi Tayfun Mather ve işadamı Osman Kavala yer alıyor. Erdoğan'ın 12 Ağustos'ta gerçekleştireceği Diyarbakır ziyareti öncesinde yapılan görüşmede, 12 kişiden oluşan Aydınlar Heyeti Güneydoğu Sorunu'nun çözümüne ilişkin ve terörle mücadelede izlenecek yöntem konusunda Başbakan Erdoğan'a görüşlerini ve önerilerini aktaracak.

Görüşme öncesinde aydınlar adına bir konuşma yapan Heyet Sözcüsü Gençay Gürsoy, girişimleriyle ilgili bazı spekülasyonlar yapıldığını, ancak kendilerinin bir eylem çerçevesinin aracısı olmadıklarını söyledi. Teröre karşı hangi önlemlerin alınabileceği konusunda bir girişim başlattıklarını ve bu girişimi "Aydınlar" diye nitelendirmediklerinin altını çizen Gürsoy, aydınlar ifadesinin kendilerinin dışında kullanıldığını söyledi. Terörle mücadele konusundaki önerilerini hükümetle paylaşma ihtiyacı duyduklarını belirten Gürsoy, 15 Haziran'da 150 kişilik bir grubun basın açıklamasıyla girişime start verdiğini kaydetti. Söz konusu bildiriye daha sonra Kürt asıllı vatandaşların da destek verdiğine işaret eden Gürsoy, bildirinin gayriresmi olarak çok geniş toplum kesimleri tarafından desteklendiğini bildirdi.
Aydınlar heyeti olarak şiddet ortamının ön koşulsuz olarak sona erdirilmesi gerektiğini savunduklarını ifade eden Gürsoy, terör örgütünün silahlı eylemlerine biran önce son vermesini istedi. Bu eylemlerin durmasıyla birlikte siyasi otoritenin de yasal olarak bazı düzenlemeler yapmasını istediklerini belirten Gürsoy, çözümün demokratikleşme çerçevesinde geniş toplumsal katılımla mümkün olacağını bildirdi. Çağrılarına sorunun asıl muhataplarından ciddi yanıt gelmediğini anlatan Gürsoy, buna karşılık şiddet eylemlerinin daha da arttığını ve bu eylemlerin nitelik değiştirdiğini dile getirdi. Gürsoy, "Biz halklar arasında kardeşlik duygularını zedeleyen ve etnik çatışmaya çekildiği ipuçlarını aldığımız bu olaylardan endişe duyuyoruz. Bu endişelerimizde de haklı olduğumuzu gördük" dedi.

Sorunu sadece bir asayiş sorunu olarak görmediklerini, bu konuda Başbakan Erdoğan'ın da aynı doğrultuda düşünmesinin kendilerini memnun ettiğini vurgulayan Gürsoy, "Çözüm sadece askeri önlemlerle olmaz. Bu konuda sivil otorite, meclis ve hükümet iradesini net şekilde ortaya koymalıdır" çağrısını yaptı.
Gürsoy konuşmasında, hükümete bazı önerilerde bulunarak, özellikle Güneydoğu'da yerel yönetimlerle ilişkilerin ileri düzeye taşınması gerektiğini belirtti. Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretinin bu rahatsızlığı bir ölçüde gidereceğine inandıklarını dile getiren Gürsoy, Erdoğan'dan ziyareti sırasında Diyarbakır Belediyesi'ne de bir ziyaret gerçekleştirmesini beklediklerini bildirdi. Erdoğan'ın bölgede Türkiye'nin ihtiyacı olan Anadolu Kardeşliği mesajı vermesinin çok önemli olduğunu anlatan Gürsoy, Terörle Mücadele Yasası'nda teknik olarak bazı düzeltmelerin dışında kalıcı çözümler getirecek bir düzenleme yapılacağına inanmadıklarını belirtti. Gürsoy, yıllar önce Diyarbakır'da Kürdoloji Enstitüsü kurulmasını önerdiklerini, bunun açılması halinde bir çok sorunun ortadan kalkmış olacağını hatırlatarak, hükümetin bu konuda vakit geçirmeden adım atmasını istedi. Gürsoy konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kürt sorunu sadece asayiş sorunu olarak değil, ekonomik, sosyal ve kültürel kimlik sorunu olarak da ele alınmalıdır. Biz sayın Başbakandan 12 Ağustos'ta Diyarbakır'da bu kanlı eylemlerin durması halinde demokratik çerçevenin genişletileceği yönünde çaba sarf edeceğini açıklamasını bekliyoruz."

En Çok Aranan Haberler

Kapat