İSTANBUL (İHA) - TESK Genel Başkan Vekili ve Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, "Mahalle bakkalını kazanmak için evvela yasa gerekir. Hiper ve gross marketleri açabilmek için bir yasa tasarısı şart" dedi.
TGRT Haber Televizyonu'nda yayınlanan ve yazar-danışman Doç. Dr. Resul İzmirli, Prof. Dr. İsmail Kaya ve Yönetim Danışmanı Mehmet Emin Öztürk'ün birlikte sunduğu "İş Dünyamız" adlı programın bu haftaki bölümünde esnaf ve sanatkarın sorunları tartışıldı. Programa konuk olarak katılan Palandöken, esnaf ve sanatkarların sorunları, hükümet ve Avrupa Birliği (AB) ile ilgili açıklamalarda bulundu. Esnaf ve sanatkarın toplumun dinamosu olduğunu vurgulayan Palandöken, Türkiye'de 4 milyon esnaf ve sanatkar, 3 bin 700 oda, 13 federasyon ve 82 birlik olduğunu hatırlattı. Esnaf ve sanatkarların devasa bir kurum oluşturduğunu kaydeden Palandöken, "Esnaf ve sanatkarlar ülke nüfusunun üçte birini oluşturuyor. Bu toplum sıkıntıda ve külfette eşitlik istiyor. Bakkal herkesin mahalleden yakinen tanıdığı, ev ekonomisinin ortak noktası. Bakkallık insanların hayatına girmiş bir meslek. Sosyal patlamayı önleyen bir nokta. Bu herkesin yaşadığı bir olgu" diye konuştu. Türkiye'nin artık Avrupa'ya entegre olduğunun altını çizen Palandöken, "Bu meslek Avrupa'da nasıl oluyorsa bizde de böyle olsun istedik. Türkiye potansiyel bir güç. Görkemli mağazalar açıyor. Yerel yönetimler de buna arsa tahsis ediyor. Baktılar bu işte iş var, artık iç piyasadaki sermayenin duayenleri de bu işe başladı. 70 sene önce bu işten büyüyen de bu işi yeniden başladı" dedi.
Esnafın devamlı feryat etmeye başladıklarını belirten Palandöken, yine de seslerini duyuramadıklarından yakındı. Palandöken, Türkiye'yi ziyarete gelen IMF heyetinin kendilerini tanımadığından da şikayet ederek, "Türkiye'nin gerçeğini tanımıyorlar. Bugünkü IMF gibi uluslararası bir kuruluş, 4 milyon üyesi olan kurumu ziyaret etmiyor. Çünkü sosyal ayağının olmadığı bir kurum olarak görüyorlar. Buraya gelen heyetler de esnaf ve sanatkarla ilgili problemleri bilmiyor" şeklinde konuştu.
Bendevi Palandöken, Türkiye'deki iki büyük ekonomik krizin faturasını esnaf ve sanatkarın çektiğini ifade ederek, "Tedbirler alınırken esnaf ve sanatkarlar ihmal edildi. Biz işyerimizi geri istiyoruz diye hükümetimize bir öneri getirdik. Bu öneriyle 2.5 katrilyon lirada nefes aldılar. Esnaf kendine gelebilmek için riski sıfır bir hareket alanı istiyor. Bir tek halk bankasından kredi alma şansımız var. Biz halk bankasıyla münasebetlerimizi geliştirmeye çalışıyoruz" dedi. Palandöken, esnaf ve sanatkarın kredi kullanma sebeplerini ise şöyle anlattı:
"Esnaf ve sanatkar sermayesini erozyona uğrattı. Yerine koymak için kredi kullanıyor. Hesabını kitabını çok iyi yapan bakkallar bu hesabında yanılmaz. Ülkede milyonlarca dolar kredi alıp da durumu bizden kötü olanlar var. Onlar nezle olunca bizler oluyoruz. Esnaf krediyi birinci olarak devlete vecibelerini yerine getirmek için aldı. Esnaf borç ödemek için borçlanıyor. Esnaf dükkanını, tezgahını yenilemek için borçlanıyor. Teknolojiyle yarışmak çok zor. Rakip kuruluşlar CNC makineler kullanıyor. Siz anadan babadan kalma teknolojiyle onlarla baş edemezsiniz. Ama aldığınız krediyi 2.5 katrilyondan 200 katrilyona çıkarırsanız Avrupa teknolojisini yakalama şansı bulursunuz."
Tüketicinin alışverişinde özgür olması gerektiğinin altını çizen Palandöken, "Biz kısıtlama istemiyoruz. Ama Avrupa'da öyle mi? Amerika'da 24 saat açık olan butik mağazalardır. Biz sadece ürün satmayız. Sevgi de satarız. Sermayeyle yarışamazsınız. Mutlak ve mutlak kendi gücünüzü ortaya koyacaksınız. Hizmeti eve getireceksiniz. Biz de beşeri münasebet ve tanıma önemlidir. Bakkallarda ucuz mallar bulunur. Çünkü mantık öyle. Bazı ürünlerde fiyat kırmak suretiyle rekabetin haksız yere dönmesini sağlıyorlar" diye konuştu.
Market deyince insanların olayı bakkalların üzerine kurulmuş gibi gördüklerinden yakınan Palandöken, bir marketin 57 tür mesleği yok ettiğini öne sürdü. Hiper ve Gross marketleri düzene sokan yasanın önemine dikkat çeken Palandöken, yasadan beklentilerini şöyle dile getirdi:
"Ama bunun kuralları da olacak. 57. hükümette bunları düzenleyen bir yasa hazırlandı; ama yürürlüğe giremedi. Çünkü bunun lobisini oluşturamadık. Mahalle bakkalını kazanmak için evvela yasa gerekir. Hiper ve gross marketleri açabilmek için bir yasa tasarısı şart. Amerika'yı yeniden keşfetmeyeceğiz. 'Kuralı var' bunun diyeceksiniz. Almanya'da Fransa'da İngiltere'de bu tür alışveriş merkezleri nasıl açılıyorsa burada öyle açılacak. Canınızın istediği yerde dükkan açabilmeniz için sıhhi kurallara uyulması gerekir. Ruhsatlar yaptığınız işin nevine göre ayarlanır. Bizim statümüzde farklı bir uygulama var. Biz bunun Avrupa müktesebatına uygun olmasını istiyoruz. Biz kurallara bağlı, kuralların olduğu, standartların belirlendiği bir alan istiyoruz. 49 kalkınmada öncelikli il tespit ediliyor. Biz burada bize de işyerleri tespit edin, bize de teşvik verin diyoruz. Biz tezgahımıza sermaye istiyoruz. 5263 sayılı yasal değişiklik oldu. Bir yasa tasarısı hazırlandı ve 2 partinin uzlaşması sonucu Meclis'ten geçirildi. Ama bu yasa idarecilerin çalışma hayatını düzenleyici bir yasa oldu. Esnaf ve sanatkarlar bunu kendileri için hazırlanmış görmüyor. Sayın Derviş Günday bir kereye mahsus 'ÖTV ve KDV alınmasın, taksiler yenilensin' dedi. Anayasa'nın 173. maddesi diyor ki, (Esnaf ve sanatkar kollanır, desteklenir gerektiğinde de yeni alanlarda istihdam oluşturması için çare aranır)."
Bendevi Palandöken, esnaf ve sanatkara bakış açısının değişmesi gerektiğini de belirterek, "Toplumun bize sahip çıkması lazım. İngiltere ve Amerika'da vatandaşlar bir esnaf kapandığı zaman soruşturma açıyor" dedi. Bir hipermarket veya grossmarketin yerleşim alanı dışında açılması gerektiğini defalarca vurguladıklarını ifade eden Bendevi Palandöken, sözlerini şöyle tamamladı:
"Esnaf ve sanatkar odalarının ellerinden tutup Avrupa'ya entegre edilmesi gerekiyor. Bütün ümidimiz, esnaf ve sanatkarın Avrupa müktesebatı içersinde yeni düzenlemelerle yerini bulması. Bu yasada çok önemli şeyler olması lazım. Halk hep bizimle birlikteydi. Biz onların kredi kartları olmadan da bu birlikteliği sürdürmek istiyoruz. Biz onları ortağımız olarak kabul ediyoruz."