Gazze'deki ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu dünyanın gündemindeki yerini koruyor. 70 ülkeden birçok yabancı aktivistin yer aldığı Filo, İsrail'in saldırısına uğradığını duyurdu.
Küresel Sumud Filosu Kriz Masası'ndan yapılan açıklamada "Akdeniz’deki teknelerin etrafında iki adet savaş gemisi görüldü. İsrail ordusunun taciz ettiği bir teknemizle irtibat koptu" dendi.

Filodan yapılan ikinci açıklamada ise 5 tekneye saldırıldığı, 23 tekneyle irtibatın koptuğu bildirildi.

Filonun canlı yayın hesabına İsrail askerlerinin müdahale anı yansıdı.
Saldırının ardından Türkiye'den tepkiler geldi.
Dışişleri Bakanlığı: Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen ve yeni bir korsanlık eylemi teşkil eden müdahaleyi kınıyoruz.
Söz konusu filoda yaklaşık 40 ülkenin vatandaşı bulunmaktadır. İsrail’in saldırıları ve sindirme politikaları, uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını hiçbir şekilde engelleyemeyecektir.
İsrail’in, müdahaleye derhal son vermesi ve alıkonulan filo katılımcılarını koşulsuz olarak serbest bırakması gerekmektedir.
Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri konusunda gerekli girişimlerde bulunulmakta ve diğer ülkelerle iş birliği halinde süreç yakından takip edilmektedir.
İsrail’in hukuk tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu gecikmeksizin ortak ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz."

Adalet Bakanı Akın Gürlek: İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleyi şiddetle kınıyorum. Yaklaşık 40 ülke vatandaşının yer aldığı bu sivil girişime yönelik söz konusu müdahale, uluslararası hukukun açık ve ağır bir ihlali niteliğindedir.
İsrail'in bu hukuk tanımaz yaklaşımı, uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla olan güçlü dayanışmasını zayıflatmamaktadır. Doğrudan insani yardım faaliyetlerini hedef alan bu tür eylemler, bölgedeki gerilimi daha da artırmaktadır.
İsrail’in bu hukuka aykırı eylemlerine derhal son vermesi ve alıkonulan sivillerin koşulsuz olarak serbest bırakılması gerekmektedir. Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenliği için ilgili tüm kurumlarımız süreci yakından ve hassasiyetle takip etmektedir.
Daha önce benzer bir saldırıya ilişkin adaletin tesisi amacıyla yürüttüğümüz soruşturma kapsamında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianame, Türk yargısının hukuk temelinde verdiği kararlı mücadelenin somut bir göstergesidir.
Uluslararası toplumu, uluslararası hukukun korunması ve insani değerlerin savunulması adına somut ve etkili bir tavır almaya davet ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Filistin halkının haklı davasını desteklemeyi ve adaletin tesisi için küresel ölçekte mücadele etmeyi sürdüreceğiz.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Gazze’ye umut, kardeşlerimize nefes olmak için yola çıkan ve yaklaşık 40 ülkenin vatandaşını bünyesinde barındıran Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirilen alçak müdahaleyi şiddetle kınıyoruz.
Silahsız insanlardan, yardım taşıyan gemilerden ve hakikatin sesinden korkanlar bilmelidir ki; hiçbir abluka merhameti durduramayacak, hiçbir zulüm gerçeğin üzerini örtemeyecektir.
Mazlumun duası, zalimin silahından büyüktür.
Rabbim Gazze’de sabırla direnen kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran: İsrail'in, Gazze'ye dayatılan insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla 40 ülkeden aktivistlerin oluşturduğu sivil bir girişim olan Küresel Sumud Filosu'na karşı uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırıyı şiddetle kınıyorum.
İsrail hükümetinin sergilediği bu barbarlık ve ahlaksızlık eylemi, insani değerlere, evrensel ilkelere ve uluslararası hukuka aykırı olup hiçbir şekilde kabul edilemez. İnsan hakları savunucularına müdahale etmek ve silahsız sivilleri hedef almak, insanlığın vicdanına yönelik doğrudan bir saldırıdır.
Uluslararası topluluğun —özellikle filodaki vatandaşları bulunan ülkelerin— sivillerin güvenliğini sağlamak ve failleri uluslararası hukuk nezdinde sorumlu tutmak yükümlülüğü vardır.
İlgili kurumlarımız, filoda bulunan vatandaşlarımızın ve diğer ülkelerin vatandaşlarının güvenli dönüşünü sağlamak için gerekli tüm çabaları en büyük özenle sürdürmektedir.
Türkiye olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde bu zulme, korsanlığa ve hukuksuzluğa karşı duruşumuzu kararlılıkla sürdürecek; mazlumların sesi olacak ve Filistinli kardeşlerimizin haklı davasını her platformda savunmaya devam edeceğiz.
AA'nın aktardığına göre; İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukasını kırmayı ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, İsrail ordusunun 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında müdahalesine maruz kalmıştı.
Uluslararası sularda hukuk dışı müdahalede bulunarak aktivistleri taşıyan teknelere saldıran İsrail ordusu, Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta ve Yunan kara sularından birkaç mil açıkta 177 aktivisti alıkoyup kötü muamelede bulunmuştu.
İsrail ordusu, Ağustos 2025'te de 44'ten fazla ülkeden 500 aktivisti taşıyan 40'tan fazla tekneyle Gazze'ye yönelen Küresel Sumud Filosu’na benzer bir saldırıda bulunmuştu.