"Acil bir anayasa değişikliğine ihtiyaç yok"

ANKARA (ANKA) - DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, DSP Anayasa Komisyonunun, AKP'nin isteğiyle hazırlanan anayasa taslağını değerlendirdiğini belirtti ve "Komisyonumuz söz konusu anayasa taslağının rejimin değiştirilmesi zihniyetinin ve bölücülüğün hukukileştirilmesi amacını taşıdığını tespit etti. Bu nedenlerle DSP, tümden yeni bir anayasa yapmayı gerektirir bir ihtiyaç, hele acil bir ihtiyaç görmemektedir" dedi.

Reklam
Reklam

Zeki Sezer DSP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında hazırlanan Anayasa taslağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
DSP Anayasa Komisyonu'nun söz konusu taslağı incelediğini belirten Sezer, "Komisyonumuz söz konusu anayasa taslağının rejimin değiştirilmesi zihniyetinin ve bölücülüğün hukukileştirilmesi amacını taşıdığını tespit etti" dedi.

-"1982 ANAYASASI DEMOKRAT HALE GETİRİLDİ"-
1982 Anayasası'nda yapılan değişikliklerin öncelikle temel haklar ve özgürlükler alanında olmak üzere, pek çok iyileştirmeler sağladığına işaret eden Sezer, "Bu alanda yapılan iyileştirmelerin düzeyine paralel olarak Türkiye AB aday ülke statüsüne alınmıştır. Böylelikle, Anayasa AB Kopenhag kriterlerini karşılar bir düzeye eriştirilmiştir" diye konuştu.

Tümden yeni bir anayasa yapmayı gerektirir acil bir ihtiyacın bulunmadığını savunan Zeki Sezer, "Zaten toplumumuz da bir sistem değişikliği arayışında değildir. TBMM böyle bir ihtiyaç varmış gibi kendisini kurucu Meclis sayarak bir sistem değişikliği yapmaya yetkili değildir. Ancak, temel haklar ve özgürlükler alanında, öncelikle kadın erkek eşitliğini ve sosyal devlet ilkesini geliştirici çağdaş düzenlemelere gereksinim vardır" dedi.

Reklam
Reklam

-"UZLAŞMA İÇİN TBMM BAŞKANI ÖNCÜLÜK ETMELİ"-
AKP'nin hazırlattığı Anayasa çalışmasının bütün gereksinmeleri karşılamak yerine, Cumhuriyetin temel ilkelerini değiştiren, kendi dünya anlayışını dayatmaya yönelik bir amaç taşıdığını ileri süren DSP lideri Sezer, bu niteliği ile söz konusu Anayasa önerilerinin kabul edilemez nitelikte olduğunu söyledi.
Toplumsal sözleşme niteliği taşıyan Anayasa'nın tamamen demokratik yöntemlerle, geniş bir toplumsal ve siyasal uzlaşma süreci yoluyla değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sezer, şöyle devam etti:

"Bu uzlaşmanın sağlanması için öncelikle yapılması gereken ise, değişiklik yönteminin ve kapsamının saptanmasıdır. Bu nedenle, siyasi partilerin ve tüm toplum kesimlerinin temsilinin, katkılarının sağlanabileceği, bir ortak platform eliyle yürütülecek bir taslak oluşturma yöntemi, uzlaşmanın olmazsa olmaz ön koşuludur. Bugün yapılacak çalışmalarda bu uzlaşma modeli de örnek alınarak TBMM'de bulunan partilerin eşit sayıdaki temsilcisinin katılımıyla bir uzlaşma komisyonu oluşturulması

Reklam
Reklam

yoluna gidilebilir. Böyle bir uzlaşma ortamının ve modelinin sağlanmasına TBMM Başkanı öncülük edebilir.

Zeki Sezer, yöntem konusunda uzlaşma sağlandığı takdirde, Anayasa'nın başlangıç kısmının temel ilke ve esaslarının korunması, ilk dört maddenin aynen muhafaza edilmesi ve diğer maddelerde başlangıç kısmına ve ilk dört maddeye aykırı düzenlemeler yapılmaması koşuluyla, çağdaş, demokratik içerikli anayasa değişikliklerinin yapılmasının olanaklı olduğunu belirtti.

Sezer, partisinin yapılacak Anayasa değişikliğinde "Atatürk ilkelerinin korunması, devletin temel amaç ve görevlerinin ilk üç maddeye uygun olarak belirlenmesi, din ve vicdan hürriyetinde ve eğitim-öğretim hakkının kullanımında laiklik ilkesinin ödünsüz korunması, sendika kurma hakkının emekliler de dahil herkese tanınması, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkının kamu görevlilerine de tanınması konularında" duyarlı davranacağını vurguladı.

Reklam
Reklam

-"REFERANDUM TÜRKİYE'YE DAYATMADIR"-
21 Ekim'de Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesini öngören Anayasa değişikliğinin referanduma sunulacağını hatırlatan Sezer, AKP'nin kendinden birini seçtirmek için alelacele yanlış işler yaptığını ve süreçte 21 Ekim Referandumunun Türkiye'ye dayatıldığını ileri sürdü.
Cumhurbaşkanını halkın seçtiği sistemlerin bulunduğuna işaret eden Sezer, şunları söyledi:

"Ancak Parlamenter sistem içinde Cumhurbaşkanını halka seçtiren bir sistem, parmakla sayılacak kadar azdır. AKP de garipliğin farkındadır. Bu nedenle Anayasa değişiklikleri kapsamında Cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlamak ve belli işlemlerde sorumlu tutmak yönünde değişiklikler önermektedir. Oysa bu noktada AKP çelişki içindedir. Yetkileri sınırlanmış, adeta temsil düzeyine indirilmiş bir Cumhurbaşkanını halka seçtirmenin ne Parlamenter sistemle, ne Başkanlık sistemi ile, ne de yarı başkanlık sistemiyle uyar tarafı vardır. Türkiye kendine has, bir garip siyasi sisteme doğru adeta sürüklenmektedir. Bir yasal düzenleme ile bu garabeti önlemek, Referandum öncesinde veya sonrasında süreci ortadan kaldırmak mümkünken, AKP buna da yanaşmamaktadır. Öte yandan Anayasa'nın mevcut hükümleri uyarınca seçilen 11. Cumhurbaşkanı görevdeyken, 11. Cumhurbaşkanının 40 gün içinde seçilmesini öngören bir düzenlemenin halkoyuna sunuluyor olması, bizce sadece bir çelişki değil, siyasi karmaşa kaos yaratacak boyutta bir olaydır."

Reklam
Reklam

-"SİVİL DARBE DE OLMAYACAK"-

Zeki Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'de bir gazeteye yaptığı "Türkiye artık darbelerle anılan bir ülke anılmayacak" açıklamasına da tepki gösterdi. Sezer, "Türkiye'de artık ne başka darbeler ne de Anayasa yoluyla sivil darbeler olmayacak" diye konuştu.

Sezer, Başbakan Erdoğan'ın, Atatürk dönemine ilişkin "happaned" (yaşandı) şeklindeki değerlendirmesini de eleştirerek, "İnşallah dememiştir" diye konuştu.
Sezer, üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasına ilişkin bir soruyu ise, "Sömürünün her türlüsü kötüdür. Sömürünün en kötüsü inanç sömürüsüdür. İnanç sömürücüleri bizim kadınlarımızın, kızlarımızın örtüsünden, kıyafetinden elini çekerse bu sorun Anayasa'ya kalmaksızın çözülür" diye konuştu.

Haberin Devamı İçin Tıklayın