Akrep soktu aşı olsaydı ölmezdi

İrem'i akrep ısırdı. Köyündeki sağlık evi kapalı olduğu için ilçedeki hastaneye oradan da Diyarbakır'a sevk edildi. Bir saatlik hastane yolculuğu sonunda İrem zamana karşı yarışı kazanamadı. Öldü... Köyü tedirgin: "Akrep yine ısırırsa"...

Henüz 11 yaşındaydı beş kardeşin en büyüğüydü. Yaz tatiline yeni çıkmıştı. Bir akşam elektrikler kesildi ve yatağında bir acı hissetti. Akrep sokmuştu. Bu acıyı hissettikten tam iki saat sonra öldü... Dört kardeşi annesi ve babası hala o evde o odada yaşıyor. Ailede köy halkı da ölümcül akreplere karşı nasıl önlem alınacağını bilmiyor. Köylüler akrep avında, uzmanlar ise "Bu akrepler tek olmaz, ama bir hemşirenin yapacağı bir iğne insan hayatı kurtarabilir" diyor. Küçük İrem'in yatağında, 10 santim uzunluğunda dünyanın en zehirli akreplerinden biri tarafından ısırılmasının üzerinden tam bir hafta geçti. Diyarbakır'ın Yaprakbaşı köyünde yaşayan İrem Aktop'un ısırıldıktan sonra, köyde bulunan sağlık evi kapalı olduğu için yarım saat uzaklıktaki Çınar ilçesine götürülmesi gerekiyordu. İrem'in hayatı bağlanacak tek bir seruma bağlıydı. Ailesi o sırada evin içinde akrebi aramaya koyuldu. Bu da yarım saate mal oldu. Akrep bulundu. İrem arabaya konulup hastaneye yola çıktığında ağzı uyuşmaya başlamıştı.

Reklam
Reklam

ANNE KORKUYOR
İlçedeki hastaneye geldiğinde uyuşma artık tüm vücuduna yayılıyordu. İlk müdahale yapıldı ancak zehir hızla etki etmişti. Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne ambulansla sevk edildiğinde çoktan ölmüştü. Zamana karşı yarışı kazanılamadı. Ailesi, İrem'i toprağa verdikten sonra, kızlarının akrep ısırmasına kurban gittiği odada dualar okudu. Ardından akrep taraması yaptı. Sonra anladılar ki, bu akreplere karşı ne yapacaklarını hiç bilmiyorlar. Anne Zeynep Aktop, "Çocuklarım için ne yapacağımı bilmiyorum. Her an her yerden bir akrep çıkar diye çok korkuyoruz. Elektrikler kesilir kesilmez sandalyelerin üzerine çıkıyoruz. Köyde herkes akrep avında. 50 tane akrep yakaladık. Hangisi zehirli hiç bilmiyoruz" diyor.

ESRA'YI DA ISIRMIŞ
Köydeki pek çok evde aynı tedirginlik yaşanıyor. İrem'in ardından köydeki bir evde daha benzer bir durum yaşanmış. Esra Çelebi adlı küçük kızın ayağını akrep ısırınca, hemen hastaneye kaldırılmış. Eve gönderilse de, bacağı enfeksiyon kapmış. Köyün muhtarı Şeref Bakır 15 yılda 5 kişiyi akrep zehirlenmesinden kaybettiklerini söylüyor. Bir hafta içinde köydeki bütün evler akrep avına çıkmış. Muhtar Bakır, "Köydeki sağlık evi kapalı, biz ilçeye ya da Diyarbakır merkeze hastayı yetiştirene kadar çoktan ölmüş oluyor" diyor.

Reklam
Reklam

BİNLERCE KİŞİYİ SOKTU...
Güneydoğu'da akrep sokması sonucu bu yıl biri 11 yaşında kız çocuğu olmak üzere 2 kişi hayatını kaybetti. Batman'da 300, Diyarbakır'da yaklaşık 500, Mardin'de 43, Siirt'te ise 126 kişiyi akrep soktu. Batman'da mayıs, haziran ve temmuz aylarında 300 kişiyi akrep soktu. Bunlardan 34 yaşındaki Hikmet Korkmaz hayatını kaybetti. Öldürücü olan kırmızı akrepler daha çok Mardin'in Nusaybin ilçesi ve Şırnak'ın Cizre ilçesinde görülüyor.

SEKİZ SANTİMLİK KALIN KUYRUKLU AKREP
Derya Ulaşoğlu: Ziraat Yüksek Mühendisi: İrem Aktop'un ölümünden çok etkilendim ve kişisel olarak araştırma yapmak için köye gittim. Bu konuda aile ile konuştum. 2007-2009 yılları arasında akrep zehirlenmesinden on çocuğu kaybettik. Çoğunun evlerine gidip akreplerle ilgili incelemelerde bulundum. İrem'in evini ilaçlayamadım. Çünkü tek başına ilaçlama pek bir işe yaramazdı. Evler akreplerin kolaylıkla saklanabileceği gibi yapılmıştı. İrem'i öldüren akrebi aile saklıyordu, kimse onlardan istememiş. Ben araştırma yapmak için aldım. İrem'in ölümünün ardından kimse bu köye gelmemiş. Ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Bu "kalın kuyruklu akrep" diye biliniyor. Dünyanın en zehirli akreplerinden biri. Yalnızca sekiz santim uzunluğunda. 10-15 yıl yaşayabiliyor ve bir seferde 40-60 yavru yapabiliyor. Bu akrepler tek başına yaşamaz, daha çok olduğu kesin. Bu evlerde yaşayanların direkt halıya oturmaları, yer yataklarında uyumaları, ısırılma risklerini artırabiliyor. Onlar için önlem alınması gerekli. İlkyardımı anlattım, akrebi bulmak için vakit harcıyorlar, buna gerek olmadığını, üstelik bunun tehlikeli olduğunu, başkalarını da bu sırada sokabileceğini söyledim. Akrep tarafından ısırılan Esra adlı başka bir küçük kız vardı. Farklı bir akrep türü tarafından ısırılmış, ölümden kurtulmuştu. Ancak yarası enfeksiyon kaptığı için yürüyemiyordu. Onun tedavi için hastaneye götürülmesini sağladım. Ama o köy için yapılacaklar kişisel çabaların çok üzerinde.

Reklam
Reklam

'BİR HEMŞİRE BU ÖLÜMÜ ÖNLERDİ'
Prof. Dr. Akyan Canberk: İstanbul Üniversitesi Farmakoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi: Bu ölümler Türkiye'ye yakışmıyor. Alınacak küçük önlemler bile küçük kıza zaman kazandırırdı. Zehiri emmek, o bölgeyi bağlamak hayatını kurtarabilirdi. Bu tehlikeyi yaşayan insanları bilinçlendirmek gerekli. Yılan ya da akrep ısırıklarına karşı insanlar ne yapacaklarını bilirlerse artık bu nedenle ölüm olmaz. Akrepler sıcakları sever. Asya ve Ortadoğu ülkelerinde çok akrep zehirlenmesi oluyor. Amerika'da da çok görülüyor ama Türkiye'deki kadar ölüm olmuyor. Bu zehirlenmelere karşı serumlar var. Bir hemşirenin hemen o anda deri altından yapacağı bir enjeksiyon, minik kızı kurtarabilirdi. Bu köyde bu tehlike yaşandığına göre, serumun ve sağlık görevlerinin tedbir amaçlı mutlaka burada bulundurulması gerekli.

Reklam
Reklam

Sabah

Haberin Devamı İçin Tıklayın