Avrupa Parlamentosu’nda 8 Temmuz’da kabul edilen Kıbrıs kararının ardından Ankara ve Lefkoşa’dan art arda sert açıklamalar geldi. Açıklamalarda ortak vurgu, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesinde taraflı bir tutum sergilediği ve kararın hiçbir hükmünün bulunmadığı yönünde oldu.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı:
“Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik asılsız ve akıl dışı iddialar içeren karar yok hükmündedir.
Karar hakkında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya tam destek veriyoruz.
Alçakça iftiralar barındıran söz konusu karar, Avrupa Birliği’nin ve özelde Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak belirli çevrelerin güdümüyle benimsediği yanlı ve çarpık yaklaşımın son örneğini teşkil etmektedir.
Avrupa Birliği kurumlarının, Kıbrıs meselesine yönelik tarihi gerçekliklerden ve tarafsızlıktan gittikçe uzaklaşan bir yaklaşım içine girmesini endişe verici buluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz:
“Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz. Avrupa Parlamentosu maalesef Rum kesiminin propagandalarına alet edilmiştir. Hiçbir temeli olmayan bu karar, bu iddialar bizim nazarımızda hiçbir kıymete sahip değildir. Bunlar ne Türkiye Cumhuriyeti’ne ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne zarar verir. Ama Avrupa Parlamentosu’nun itibarını azaltır, düşürür. Avrupa Parlamentosu böyle oyunlara gelmemelidir. Rum kesiminin ve birtakım lobilerin, onun da arkasında olan birtakım lobilerin yaptığı bu çalışmaların tuzağına düşmemelidir.”
İletişim Başkanı Burhanettin Duran:
"Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs konusunda kabul ettiği ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik asılsız iddialar içeren kararı kabul edilemez buluyor, en güçlü şekilde kınıyorum.
Kıbrıs meselesine taraflı bir anlayışla yaklaşan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan bu siyasi nitelikteki girişimin hiçbir hükmü ve değeri yoktur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne verdiği desteği kararlılıkla sürdürecek; Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu her platformda savunmaya devam edecektir.
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’yla adaya barış ve güvenlik getirmiş; Türkiye, Kıbrıs Türk halkının varlığının ve geleceğinin teminatı olmuştur. Siyasi saiklerle alınan hiçbir karar bu gerçeği değiştiremeyecek, Türkiye’nin Kıbrıs davasındaki kararlı duruşunu gölgeleyemeyecektir."
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı:
“Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (FEMM) Komitesi tarafından Genel Kurul gündemine taşınan ve Genel Kurul’da 8 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen ‘1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri’ konulu karar, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesine ilişkin taraflı, önyargılı ve siyasi saiklerle şekillenen yaklaşımının yeni bir tezahürüdür.
1974 Türk askeri müdahalesini çarpıtarak Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye’yi hedef alan bu kararı şiddetle kınıyoruz.
Yunanistan ve adadaki Rum işbirlikçilerinin adayı Yunanistan’a bağlama ve Kıbrıs Türkleri’ni yoketmek amacıyla 15 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirdikleri kanlı darbeyi müteakip, Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda 20 Temmuz 1974 tarihinde Ada’ya meşru bir müdahalede bulunmuştur. Bu müdahale, 1963–1974 yılları arasında Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına karşı sistematik şekilde yürüttüğü saldırıları, katliamları ve ağır insan hakları ihlallerini sona erdirmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği bu harekât, yalnızca Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamakla kalmamış; aynı zamanda Ada’da olası bir toplu kıyımı önlemiş, halkımızın varlığını ve özgürlüğünü teminat altına almıştır. Avrupa Parlamentosu bu dönemde Rumlar tarafından Kıbrıs Türk Halkı’na yapılan vahşet ve insanlık suçlarını dile getireceğine, Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne mesnetsiz ithamlarda bulunarak haddini bir kez daha aşmıştır.
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’yi hedef alan bu kabul edilemez kararı, dünyayı kandırmaya yönelik Rum propagandasına katkı koymaktan başka bir şeye yarar sağlamayacaktır.
KKTC Cumhuriyet Meclisimizdeki Kadın Milletvekillerimiz, alınan bu Rum yanlısı karar öncesinde Avrupa Parlamentosu’nda ilgili Komite Başkanına mektuplar göndererek, bu gerçekleri yansıtmayan iddialara cevap vermişler ve Ada’daki gerçekleri doğru ve şeffaf bir biçimde ortaya koymak adına yoğun çaba sarf etmişlerdir. Ancak tüm bu çabalara rağmen kararın kabul edilmiş olması, Avrupa Birliği ve kurumlarının, Kıbrıs konusundaki tarafsızlıklarını çoktan yitirdiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada’daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararlar, bizim açımızdan yok hükmündedir ve hiçbir meşruiyet taşımamaktadır.
Avrupa Parlamentosu’nu tek taraflı yaklaşımları terk ederek, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olmaktan çıkarmaya, tarihi gerçeklere ve adadaki mevcut gerçekliğe saygı göstermeye davet ediyoruz.
Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm, ancak Ada’nın gerçeklerini esas alan, Ada’daki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayalı bir işbirliği temelinde mümkündür. Avrupa Parlamentosu’nun taraflı ve siyasi amaçlı kararları bu gerçeği değiştirmeyecektir.
KKTC olarak, Anavatan Türkiye ile omuz omuza halkımızın haklarını ve egemenliğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik:
“Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri tarihi şan ve şereflerle dolu asil bir ocaktır.
Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik alçakça bir iftiradır. Bu sözde kararı kınıyoruz.
Hiçbir temele dayanmayan bu sözde kararların hangi güdümlü ilişkiler yoluyla alındığını çok iyi biliyoruz. Bu alçakça kararı kökten reddediyoruz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaptığı açıklamaya tarihi dürüstlük adına herkes destek vermelidir.
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin şan ve şereflerle dolu tarihi karşısında bu tip alçakça iftiraların hiçbir hükmü yoktur.”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu:
“Avrupa Parlamentosu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan iftira dolu kararını şiddetle reddediyorum.
Türk askerine suç isnat edenler, önce EOKA ve EOKA-B’nin Kıbrıs Türklerine karşı işlediği katliamlarla, toplu mezarlarla ve 15 Temmuz 1974 darbesiyle hesaplaşmalıdır.
Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye’nin garantörlük hakkından doğan meşru müdahalesi; Türk askerinin varlığı ise Kıbrıs’ta elli yılı aşkın süredir barışın ve güvenliğin teminatıdır. Tarihi çarpıtan siyasi kararlar bu gerçeği değiştiremez.
En anlamlı cevabı Gazi Mustafa Kemal Atatürk yıllar önce vermiştir:
‘Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam askere rast gelinmemiştir.’”