Fransa’da Sarı Yelekliler hareketinin yeniden canlandırılması çağrısıyla başlayan ve hayat pahalılığı ile eğitim sistemindeki sorunlara karşı büyüyen protestolar ülke geneline yayıldı.
Liege polisi, kentte dün gerçekleştirilen protestolara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 12'si reşit olmayan 45 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Brüksel polisi ise dünkü olaylar sırasında 15'i reşit olmayan 150 kişinin gözaltına alındığını kaydetti. Böylece ülkedeki protestolarda gözaltına alınanların sayısı 195 oldu.
Paris Belediye Başkanı Emmanuel Gregoire ise gece başkentte 30 dükkanın daha yağmalandığını belirtti. Gregoire, gece başkentteki binalara izinsiz girilmeye çalışıldığını aktararak, "Bu tabii ki dayanılmaz bir durum." ifadesini kullandı.
Bouches-du-Rhone Emniyet Müdürlüğü, Marsilya genelinde bugün yerel saatle 12.00-20.00'de tüm gösterileri yasaklama kararı aldığını bildirdi.
Fransa Ticaret ve Sanayi Odaları Ağı Başkanı Alain Di Crescenzo, RTL radyosunda yaptığı açıklamada, hafta sonu 1500 dükkanın yaşanan şiddet olaylarından etkilendiğini kaydetti.
Di Crescenzo, ancak bazı kentlerde bu olaylardan etkilenen dükkanların sayısının henüz hesaba katılmadığına işaret ederek, dolayısıyla hasar gören toplam dükkan sayısının 2 bini aşacağını tahmin ettiklerini belirtti.
Bu gece de Paris, Marsilya, Lyon ve Nantes kentlerinde şiddet olaylarının devam ettiğine değinen Di Crescenzo, tüm bu olayların dükkanlar için maliyetinin yüzlerce milyon avroyu bulacağının altını çizdi.
Arnavutluk’ta devam eden protestolarda Başbakanlık binası patlayıcı yüklü dronla hedef alındı. Başbakanı Edi Rama, sosyal medya hesabı üzerinden bugün altıncı gününde devam eden şiddetli protesto gösterilerine ilişkin yaptığı açıklamada protesto gösterilerine "yabancı bir elin" müdahil olduğunu ileri sürerek, İran'ı dezenformasyonla suçladı. Rama, "İki gün önce Başbakanlık binasını hedef alan patlayıcı yüklü bir dron etkisiz hale getirildi. Binayı vurmayı ve avluyu ateşe vermeyi planlıyorlardı" dedi.
Açıklamaları sırasında eline bir döşeme taşı alan Rama, "Bu, Ulusun Şehitleri Bulvarı’ndan polise atılmak üzere sökülen binlerce taştan biri. Bu, fiilen öldürücü olabilecek bir silah" dedi.
Portekiz'de derinleşen konut krizi ve hayat pahalılığına karşı binlerce kişi sokağa çıktı.
17 Ekim Cumartesi günü Lizbon'un merkezinde düzenlenen yürüyüşe öncülük eden ülkenin en büyük sendika konfederasyonu CGTP, eyleme on binlerce kişinin katıldığını açıkladı. Polis ise katılımcı sayısına ilişkin bir tahmin paylaşmadı.
Eylemciler, ücretlerin konut maliyetleri ve genel yaşam giderlerindeki artışın gerisinde kaldığına dikkat çekti. Daha yüksek ücretler ve emekli aylıklarının yanı sıra kamusal hizmetlerin iyileştirilmesi ve erişilebilir konut talebi öne çıktı.
Yunanistan'da enerji ve petrol arıtma kuruluşu Motor Oil işçileri, çarşamba günü iş yeri güvenliğinin sağlanması talebiyle tesislerin önünde gösteri düzenledi.
Greek Reporter'ın aktardığına göre protesto kararı, rafineride yürütülen bakım çalışmaları sırasında meydana gelen patlamada iki çalışanın hayatını kaybetmesi üzerine alındı.
Çalışanlar yaşanan can kayıplarının soruşturulmasını ve güvenlik kurallarının daha sıkı biçimde uygulanmasını istedi.
Motor Oil yönetimi yayımladığı bildiride ölümleri "derin bir üzüntüyle" duyururken, çalışanların bir "kazada... doktorların tüm çabalarına rağmen" "ağır şekilde yaralandıktan sonra" yaşamlarını yitirdiklerini kaydetti.
Şirket açıklamasında, "Şirket Yönetimi ve tüm çalışanlar olarak en içten taziyelerimizi sunar, kurbanın ailesinin yanında olma kararlılığımızı ifade ederiz" ifadelerine yer verildi ve olayı inceleyen resmi makamlarla iş birliği içinde olunduğu vurgulandı.
İtalya'nın Milano kentinde hayat pahalılığına karşı başlayan barışçıl yürüyüş, bazı göstericilerin polise taş ve çeşitli nesneler fırlatmasıyla çatışmaya dönüştü. Maskeli gruplar barikatları ateşe verirken polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. Olaylarda en az iki polis yaralandı, çoğu çocuk yaşta yaklaşık 50 gösterici gözaltına alındı. Başbakan Giorgia Meloni, gösteri yapmanın bir hak olduğunu ancak kentlerin ateşe verilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
İspanya'da ise geçen ay 87 yaşındaki María del Carmen Abascal'ın evinden tahliye edilmesi, ülke genelindeki konut krizinin simgesi haline geldi. Yaşlı kadın, dairesini satın alan yatırım şirketinin talep ettiği yüzde 230'luk kira artışını karşılayamadığı için evinden çıkarılmıştı.
Olayın ardından Madrid'de başlayan protestolarda göstericiler kent merkezinde çadır kurdu. Sosyalist Başbakan Pedro Sánchez'in hükümeti konutlara erişimi kolaylaştırmak için acil önlemler önerdi ancak sağ ve aşırı sağ partiler düzenlemeleri parlamentoda reddetti. Bunun üzerine Sánchez, kasım ayı sonunda erken genel seçime gidileceğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'da devam eden gösteriler hakkında sanal medya hesabından açıklama yaptı. Trump, Fransa'nın kontrolü kaybettiğini savunarak, “Göçmenler, Fransa'yı ele geçirdi. Sınırlarını derhal kapatmalılar” değerlendirmesinde bulundu.