Bakan Fidan: "Mekke ittifakı, bölgemiz için tarihi bir an olmuştur"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Mekke ittifakı, tabiatı itibarıyla bizim bölgemiz için tarihi bir an olmuştur" dedi. Mısır’ın ittifaka katılımına ilişkin, "Mısır bizim doğal ortağımız, inşallah yakında resmi ortağımız da olur" diyen Bakan Fidan ayrıca uluslararası topluma İsrail konusunda çağrıda bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır’ın El Alameyn kentinde Mısırlı mevkidaşı Badr Abdelatty ile eş başkanlığını üstlendiği Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu İkinci Toplantısı sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan ve Abdelatty, basın toplantısında ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Abdülfettah es-Sisi liderliğinde ileri bir seviyeye ulaştığını belirterek, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, askeri ve siyasi iş birliğinin daha da geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Reklam
Reklam

"TÜRKİYE VE MISIR ARASINDAKİ İLİŞKİLER MÜKEMMEL SEVİYEDE SEYRETMEKTEDİR"

Bakan Fidan, Türkiye-Mısır ilişkilerinin yanı sıra Gazze, Libya, Sudan ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri de değerlendirdi. Fidan, "Konuşmamın başında 29 Temmuz'da Dimyat Limanı'nda iki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) gemisini hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısından dolayı geçmiş olsun dileklerimizi tekraren ifade etmek istiyorum. Bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bu saldırının ardından Mısır'ın takındığı sağduyulu tutumu takdir ediyoruz. Mısır, sergilediği sorumlu politikayla bir kez daha bölgede barışı ve huzuru destekleyen ülkelerden biri olduğunu göstermiştir" dedi.
Bakan Fidan, "Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkiler Sayın Cumhurbaşkanlarımızın liderliklerinde mükemmel seviyede seyretmektedir. Kardeşlik hukuku çerçevesinde karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde iş birliğimizi derinleştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Son olarak Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'a Türkiye'de gösterilen ilgiyi muhakkak hep beraber takip ettik, izledik. Bu durumdan büyük memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

Fidan, Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu İkinci Toplantısı’na ilişkin, "Bugün de değerli kardeşim Badr’le beraber Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu İkinci Toplantısı’na beraber eş başkanlık yaptık. Ülkemizden, çeşitli devlet kurumlarımızdan, bakanlıklarımızdan, teşkilatlarımızdan temsilcilerimiz, mesai arkadaşlarımız vardı. Ticaret Bakanlığı’ndan, Enerji Bakanlığı’ndan, AFAD'tan ve diğer kurumlardan katılımcılarımız vardı. Nitekim Mısırlı meslektaşlarıyla dün gün boyu yaptıkları görüşmeleri bugün hep beraber bir araya gelerek biz eş başkanlar olarak tekrar gözden geçirdik. Alınması gereken ortak kararları aldık. 2028 yılında ev sahipliği yapacağımız Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği toplantısına ilişkin yol haritamızı bu vesileyle tekrar değerlendirdik" dedi.

"SERBEST TİCARET ANLAŞMASINI TADİL EDEN KARARI İMZALADIK"

Bakan Fidan, "Bugünkü toplantımız özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerimiz bakımından fevkalade önemliydi. İnşallah 15 milyar dolar ticaret hacmi hedefine de ulaşacağız. Bu amaçla bugün Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Sayın Muhammed Ferih Salih ile beraber serbest ticaret anlaşmasını tadil eden kararı da imzaladık. Böylece iş insanlarımızın çok daha rahat şartlarda faaliyet göstermelerine imkan sağlamayı hedefliyoruz" dedi.
Fidan, Mısır'la ilişkilerin ilerletilmesini istedikleri konulardan birinin de bağlantısallık olduğunu belirterek, "Geçtiğimiz yıl bazı Afrika ülkeleriyle birlikte bağlantısallığın güçlendirilmesi alanında iş birliği mutabakat zaptı imzalamıştık. Az önce değerli kardeşim Sayın Abdelatty’nin imzasıyla Mısır da mutabakata katılmış oldu. Bu adımın ülkelerimiz ve Afrika kıtası için hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

"TÜRKİYE OLARAK DOĞU AKDENİZ'DE İŞBİRLİĞİNİ ÖNCELEYEN POLİTİKALAR İZLENMESİNDEN YANAYIZ"

Bakan Fidan, "Gördüğünüz gibi ikili ilişkilerimizin tüm boyutlarında çalışmalarımızı işbirliği içerisinde sürdürüyoruz. Karşılıklı ziyaretler ve müşterek tatbikatlarla askeri alandaki ilişkilerimiz de giderek daha kapsamlı bir nitelik kazanmakta. Biz Türkiye olarak Doğu Akdeniz'de kamplaşma ve çatışma yerine uzlaşı ve işbirliğini önceleyen bölgesel politikalar izlenmesinden yanayız. Bu kapsamda Doğu Akdeniz'de uzun kıyı şeridine sahip iki ülke olan Türkiye ile Mısır'ın denizcilik alanındaki ilişkilerinin her iki ülkenin de menfaatine olacak şekilde geliştirilmesini arzu ediyoruz" dedi.

"GAZZE MESELESİNDE ÇOK YAKINDAN ÇALIŞMAKTAYIZ"

Fidan, Kahire ile Gazze meselesinde yakın iş birliği yürüttüklerinin altını çizerek, "Değerli mevkidaşımla bugün ayrıca bölgesel meseleleri de ayrıntılı bir şekilde ele alma imkanımız oldu. Türkiye-Mısır ilişkileri tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir. Şu anda üzerinde çalıştığımız konuların hemen hemen hepsinde Türkiye ve Mısır olarak ortak bir anlayışla beraber hareket etmekteyiz. Gazze meselesinde çok yakından çalışmaktayız. Filistin meselesinin Batı Şeria ve kutsal alandaki boyutlarıyla ilgili beraber çalışmaktayız. Yürüyen barış planına ilişkin koordinasyonumuz en üst düzeyde devam etmekte. Aynı zamanda Gazze'ye yönelik insani yardımlarla ilgili çalışmaktayız" dedi.

Reklam
Reklam

Bakan Fidan, "Libya ile ilgili vizyonlarımız örtüşmekte. Biliyorsunuz dün, evvelsi gün Libya'daydım, hem doğuda hem batıda. Orada bütün ilgili taraflarla bir araya geldim. Oradaki görüşlerimi değerli mevkidaşımla paylaştım. Uzun görüşmeler yaptık ve memnuniyetle görüyorum ki Türkiye ve Mısır, Libya'nın birliği, bütünlüğü, egemenliği, bölünmezliği konusunda ortak düşünüyorlar. Bu ortak düşünceyi beraber ortak harekete geçirme konusunda da kararımızı aldık. Birlik, bütünlük, egemenlik gerçekten sadece Libyalılar için değil, bütün bölge için fevkalade önemli bir husus. Bu konuyla yakından ilgileniyoruz. Beraber çalışıyoruz" açıklamasını yaptı.

Sudan'daki konuları da ele aldıklarını vurgulayan Fidan, "Sudan'daki çatışmaların bir an önce durması, orada da sivil halkın artık yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesi, normal hayata dönülmesi için neler yapabiliriz, uluslararası toplumla, bölgesel ortaklarla ne türden iş birlikleri içerisinde oluruz; bunun arayışı içerisindeyiz" dedi.

Reklam
Reklam

Bölgesel sahiplenme anlayışıyla bölgedeki diğer sorunlara nasıl çözüm getirebileceklerini değerlendirdiklerini ve diğer müttefikler ile birlikte bunun arayışı içerisinde olduklarını belirten Fidan, "Özellikle Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yapılan saldırılar bölgedeki seyir sefer güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokmakta, yani bu konuda neler yapılabilir, bu konuda kendisiyle görüştük. ABD ile İran arasındaki ateşkesin yeniden tesis edilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın bir an evvel açılmasını ümit ediyoruz. Bu konudaki çalışmalarımızı da beraber gözden geçirme imkanımız oldu" dedi.

"NETANYAHU’NUN ULUSLARARASI TOPLUMU PROVOKE EDEN BİR TUTUM İÇERİSİNDE OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"

Bakan Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve yönetimini eleştirerek, "Bugün tabii ki önemli konumuz özellikle Gazze'de olanlar ve buna nasıl çözüm bulabiliriz. Bu konuda özel bir oturumumuz oldu. Biliyorsunuz, Netanyahu ve ekibinin giderek daha da insanlık onurunu ayaklar altına alan politikaları tırmandırdığını ve adeta bütün uluslararası toplumu provoke eden bir tutum içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu sorun artık sadece Gazze'yi, Orta Doğu'yu, bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil, bütün uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik sorunu haline dönmüştür" dedi.
Fidan, Gazze’de daha ciddi önlemler alınması konusunda Mısır ile mutabık kaldıklarını belirterek, "Netanyahu ve arkadaşlarının izlediği tahrik edici, provoke edici, insanlık onurunu ayaklar altına alan politika dolayısıyla bölge ülkeleri olarak ve uluslararası toplumla birlikte neler yapabileceğimizi ele aldık. Burada çeşitli hususlar var. Daha ciddi tedbirlerin alınması gerektiği konusunda mutabık kaldık. Özellikle insani yardımların ulaştırılması, Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin önüne geçilmesi, Gazze Barış Planı'nın maddelerine riayet edilmesi konusunda görüşlerimizi gözden geçirdik tekrar ve kararlılığımızı vurguladık" dedi.

Reklam
Reklam

"TÜRKİYE VE MISIR'IN İKİ BÜYÜK DEVLET OLDUĞUNU ARTIK HEM BÖLGE HEM ULUSLARARASI TOPLUM GÖRÜYOR"

Bakan Fidan, "Türkiye ve Mısır'ın tarihin ve coğrafyanın kendilerine yüklediği sorumluluğun bilinciyle hareket eden iki büyük devlet olduğunu artık hem bölge hem uluslararası toplum görüyor. Biz özellikle bütün alanlarda ticaret, güvenlik, savunma, enerji, denizcilik, ulaştırma, bağlantısallık, bölgesel diğer iş birliği alanları başta olmak üzere bütün iş birliği alanlarında ilişkimizi en ileri seviyeye taşımaya devam edeceğiz. Bunun için kurumlarımızla gereken koordinasyonu Ortak Planlama Grubu'nun eş başkanı olarak beraber yapmaktayız. Bugünkü toplantımız da gerçekten verimli oldu" ifadelerini kullandı.

"MEKKE İTTİFAKI, BÖLGEMİZ İÇİN TARİHİ BİR AN OLMUŞTUR"

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Fidan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile kurulan ittifakın herhangi bir ülkeye karşı olmadığını vurgulayarak, "Mekke ittifakı, tabiatı itibarıyla bizim bölgemiz için tarihi bir an olmuştur. Çünkü uzun yıllardır bölgemizde olan politikaların, dışarıdan beklenen birtakım kurtarıcılar yoluyla çözülmesi gibi bir durum hep asıl olmuştur. Aslında bölge ülkelerinin artık bir araya gelerek bölgesel sahiplenme ruhuyla, iş birliği ruhuyla kendi sorunlarına sahip çıkması ve bölgenin sorunlarını kendilerinin çözmesi, bu noktada bizim için başlangıç noktası olmuştur" dedi.

Reklam
Reklam

Bakan Fidan, "Burada Cumhurbaşkanımızın tabii uzun erimli liderliğiyle, bölgedeki liderlerle uzun yıllardır yaptığı dostluk ve gözlemlediği olaylar, sorunlar, bizim yaptığımız çalışmalar bize şu sonucu üretti: Biz bölge ülkeleri olarak kendimiz meselelerimizi sahiplenmezsek, başkalarının bizim adımıza herhangi bir soruna çözüm getirmesini beklememiz en hafif tabiriyle saflık, naiflik olacak. Biz açıkçası son üç yıldır Mısır başta olmak üzere bölgedeki belli başlı kardeş ülkelerle yaptığımız bütün görüşmelerde bu konudaki düşünce birliğini, kavram birliğini oluşturmuş durumdayız" açıklamasını yaptı.

Bakan Fidan, "Az önce bölgesel sorunlarda da görüldüğü üzere Libya, Sudan, Filistin, Afrika'daki diğer konular başta olmak üzere birçok konuda aslında beraber hareket ediyoruz. Savunma teşkilatlarımız, savunma sanayimiz muazzam bir iş birliği içerisinde. Aslında adını koymadan biz bölgesel sahiplenmeye, bölgesel işbirliğine yeni bir ruhla, yeni bir vizyonla çok önceden başladık. Tabii bunun yapısallaştırılması gerekiyordu, bir temelin atılması gerekiyordu. Mekke'de üç ülke tarafından atılan bu temel, gerçekten liderlerimizin ortaya koyduğu tarihi bir inisiyatif olmuştur. Bu noktada tabii ki biz Mısırlı kardeşlerimizle bu meseleyi en başından itibaren konuşuyoruz. Çok yakından istişare ediyoruz" dedi.

Reklam
Reklam

"MISIR BİZİM DOĞAL ORTAĞIMIZ, İNŞALLAH YAKINDA RESMİ ORTAĞIMIZ DA OLUR"

Dışişleri Bakanı Fidan, "Bölgede tartıştığımız gerek güvenlik, gerek siyasi, gerek ekonomik konuların hepsinde başta istişare ettiğimiz kardeş ülkelerden biridir Mısır. Mısır bizim doğal ortağımız, inşallah yakında resmi ortağımız da olur" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, "‘Regional 4’ dediğimiz dörtlü grubumuz çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu bizim için son derece kıymetli ve değerli bir platform. Burada biz gayriresmi bir şekilde hem aramızdaki ilişkileri hem bölgesel sorunları çok seri bir şekilde liderlerimiz adına konuşuyoruz, görüşüyoruz. Gerekirse bölgedeki diğer ülkelere burada çıkan görüşleri iletiyoruz" açıklamasını yaptı.

Aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere bölge dışı diğer oluşumlarla da mesajlarını paylaştıklarını belirten Fidan, "Başta ifade ettim. Bu ittifak hiç kimseye karşı değil. Sadece birbirimize olan güvenlik, egemenlik ve refah taahhüdünün altını çizmek ve bölgesel sorunlarda sahiplenmeyi artırmak. Bölgede başka ittifaklar bizlere karşı oluyor mu? Oluyor. Yani biz Mekke ittifakını imzalamadan önce İsrail, Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY) ve Yunanistan bir araya gelip Akdeniz'de bir güvenlik ittifakı kurdular. Bu aslında kimsenin şu anda altını çizip gündeme getirdiği bir durum olmadı. Hepimiz biliyoruz bu ittifakın hedefinin ne olduğunu, yani Akdeniz'in kuzeyinde Türkiye, güneyinde Mısır var. Ortasına bir çizgi çeken bir ittifak var. Bu ittifakın amacı belli, nereye gittiği de belli" dedi.

Reklam
Reklam

"BÖLGEMİZ SAVAŞLARLA ÇOK UZUN YILLAR KAYBETTİ, YAKALAMAMIZ GEREKEN BÜYÜK BİR AÇIK VAR"

Bakan Fidan, "Bizim ittifakımız onların tersine herhangi bir ülkeye değil, tamamıyla kendimiz için bir iş birliği düzlemi, meselelere sahip çıkma ve caydırıcılık oluşturma ile alakalı bir konu. Bölgemiz savaşlarla, işgallerle, iç çatışmalarla çok uzun yıllar kaybetti. Yakalamamız gereken büyük bir açık var. Özellikle kalkınma, ekonomik gelişme, fakirliğin giderilmesi, teknolojiyle ilgili yatırımların yapılması adına bölgedeki ülkelerin yapması gereken çok şey var. Bunun için ilk önce güvenlik istikrarına ihtiyaç var. Bunun için bu güvenlik platformu önemli. Dolayısıyla bundan başladık. Bunun arkasından ekonomik entegrasyon, teknolojik hamleler, büyük yatırımlar, bağlantısallık projelerinin ışık hızıyla geleceğini göreceksiniz" dedi.

Reklam
Reklam

"(GAZZE) İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİŞTE KRİTİK BİR NOKTAYA GİRİYORUZ"

Gazze’deki gelişmelere ilişkin soru üzerine Fidan, Türkiye, Mısır ve Katar’ın ABD ile birlikte arabuluculuk faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti. Filistin tarafının barış planı kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini söyleyen Fidan, İsrail’in bundan sonraki aşamada adım atmamasının arabulucu ülkeleri yeni bir tutum almaya yöneltebileceğini ifade etti.

"İSRAİL'İN ADIM ATMAMASI ARABULUCULARI ORTAKLAŞA RADİKAL BİR ADIM ATMAYA İTEBİLİR"

Fidan, Gazze ve Sudan’a ilişkin değerlendirmesinde, "Gazze Barış Planı'nın uygulanmasını istiyoruz. Türkiye, Mısır ve Katar olarak ABD'yle beraber arabuluculuk faaliyetlerini büyük bir gayretle sürdürmekteyiz. Birçok imkansız denen problemli alanı müzakere teknikleri neticesinde çok şükür açtık. Burada gerçekten Filistin tarafının büyük bir fedakarlıkla birçok şeyi kabul ettiğini gördük. Ama her aşamasında Netanyahu ve arkadaşlarının aslında bu barış anlaşmasıyla bir alakalarının olmadığını, böyle bir niyetlerinin olmadığını defaatle gördük. Şimdi geldiğimiz noktada çok kritik bir aşamaya giriyoruz. Bunu başta ABD olmak üzere oradaki dostlarımıza da ilettik. İkinci aşamaya geçişte Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması, biz diğer arabulucuları bu süreçle alakalı ortaklaşa radikal bir adım atmaya itebilir" dedi.

Reklam
Reklam

Bakan Fidan, bu konuda ABD’nin İsrail'e gerekli baskıyı uygulamasını beklediklerini belirterek, "Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize, halkımıza ve Filistinlilere karşı bir borcumuz" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, "Filistin tarafının zor olmasına rağmen üzerine düşen görevleri yapıp, İsrail'in hiçbir şekilde niyet değiştirmemesi kabul edilebilecek bir durum değil. Uluslararası toplumun da son derece hassas ve duyarlı olduğunu biliyoruz. Netanyahu'nun İsrail'i giderek uluslararası izolasyona mahkum ettiğini artık görmemek mümkün değil. Bu baskıyı bir an önce artırıp Netanyahu'yu takip ettiği bu çılgın politikadan vazgeçirmek gerekiyor" dedi.

Bakan Fidan, "İsrail'in amacı Gazze'den Filistinlileri sürmektir. Mümkünse Gazze'de Filistinli bırakmamaktır. Biz Barış Kurulu'na katılırken Mısır ve diğer ülkelerle beraber diplomatik ve barışçıl yollarla bu çılgın planın önüne geçmeyi hedefledik. Birinci aşamasında soykırımın durdurulması vardı. Çok şükür hep beraber bunda başarılı olduk. Uluslararası toplum olarak, başta bölge ülkelerinin ortaya koyduğu ortak çaba, kavga ve mücadele ile soykırımı belli ölçüde durdurduk, her ne kadar insani yardımlarda istediğimiz miktar görünmese de. Diğer taraftan, diğer aşamalarına geçmek için çalışmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

Sudan'daki iç savaşı Mısır ile birlikte nasıl değerlendirdiklerinin sorulması üzerine Bakan Fidan, "Burada aynı düşünüyoruz. Savaşın durdurulması ve tarafların diyalog yoluyla sorunları çözmesi önemli. Tabii ki bu kolay değil. Arada bu kadar kan var, gözyaşı var, sıkıntı var ve birbiriyle uzlaşma sıkıntısı mevcut. Diğer tarafta olan çatışma size mülteci ve güvenlik tehlikeleri olarak geri dönüyor. Ama biz büyük bir sabırla elimizden geleni yaptık. Burada da Mısırlı kardeşlerimizin Sudanlı kardeşlerimize sahip çıktığını görüyoruz. Ama aynı zamanda iç savaşın da bitmesi için ellerinden gelen bütün çabayı ortaya koyduklarını görüyoruz" dedi.
Kaynak: İHA   |   Bu içerik Mustafa Fidan tarafından yayına alınmıştır

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: