Antalya'da 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde kente gelen COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, COP31 alanı ve Oteller Bölgesi yolları açılış törenine katıldı. Antalya EXPO Alanı'nda gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Kurum, Antalya'nın tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve dünyanın dört bir yanından gelen insanları ağırladığını belirterek, kentin önemli bir buluşmaya hazırlandığını söyledi.
COP31 kapsamında devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra bilim insanları, iş dünyasının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve gençlerin Antalya'da bir araya geleceğini ifade eden Kurum, "Dünya Antalya'da buluşacak, dünya Antalya'da kucaklaşacak. Türkiye sadece bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmayacak, aynı zamanda iklim meselesinde kendi sözünü söyleyecek, kendi tecrübesini ortaya koyacak, kalkınmayla çevreyi birlikte ele alan anlayışımızı bütün dünyayla paylaşacağız. COP31 organizasyonu Antalya için çok büyük bir fırsattır. Çünkü dünyanın dikkati Antalya'ya çevrilecek. Antalya'nın adı dünyanın dört bir yanında daha fazla duyulacak. Şehrimizin turizmine, ticaretine, esnafına, ulaşımına ve uluslararası tanınırlığına çok önemli katkılar sağlanacak" dedi.
Organizasyon öncesinde otellerde ciddi bir hareketlilik yaşandığını dile getiren Kurum, "Restoranından taksicisine, esnafından turizmcisine kadar Antalyamızın ekonomisinin her kesimi bu hareketlilikten istifade edecek. Buraya gelen her misafir Antalya'nın güzelliğini görecek, misafirperverliğini tanıyacak ve ülkesine döndüğünde Antalya'yı anlatacak. Dolayısıyla burada kazanan sadece insanlık ve dünya olmayacak. Antalya kazanacak, esnafımız kazanacak, turizmcimiz kazanacak, vatandaşımız kazanacak, Türkiye kazanacak" diye konuştu.
Kalkınmayla çevrenin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Kurum, "Bizim anlayışımız şudur: Üreteceğiz ama çevremizi koruyacağız. Büyüyeceğiz ama tabiatımıza sahip çıkacağız. Şehirlerimizi geliştireceğiz ama gelecek nesillerin hakkını da gözeteceğiz. Antalya'da yürüttüğümüz bütün hazırlıkların temelinde bu anlayış vardır" ifadelerini kullandı. Açılışı gerçekleştirilen yol projesinin Antalya'nın uzun süredir beklediği önemli bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Kurum, çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:
"Antalyamızda 38 kilometrelik Belek Turizm Yolumuzu tamamladık. Dört ana arteri baştan aşağı ele aldık. 21 kilometrenin üzerinde ana arter yolunda kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdik.
Yollarımızı genişlettik, ilave kavşaklarımızı yaptık, kaldırımları ve bordürleri yeniledik. Aydınlatma sistemlerini tamamladık, çevre güvenlik unsurlarını ekledik, yol ve kaldırımlarda gerekli iyileştirmeleri gerçekleştirdik. Belek'te ana arterlerimizi otellere bağlayan 12 ayrı bağlantı yolunu da ele aldık. Bu güzergâhlarda toplam 16 bin metrelik çalışma gerçekleştirdik. Her yolu ayrı ayrı, kendi şartlarına göre değerlendirdik. Nerede iyileştirme gerekiyorsa yaptık, nerede üstyapı gerekiyorsa tamamladık, nerede düzenleme gerekiyorsa bitirdik. Misafirlerimiz gelecek, dünyanın en önemli organizasyonlarından birini yapacağız. Zirve bitecek, herkes ülkesine dönecek ama bu yollar burada kalacak. Antalyalı kardeşim, esnafımız, turizmcimiz, gencimiz ve Antalya'nın geleceği için kalacak" dedi.
EXPO alanında yaklaşık 160 bin metrekare kapalı alan bulunduğunu açıklayan Kurum, alanın konferansın ardından da Antalya'nın istihdamına ve üretimine katkı sunacak biçimde değerlendirileceğini belirtti. Kurum, "Burada istihdamın ve üretimin artırılması adına her türlü organizasyon ile uluslararası iş birliğine altyapı oluşturulmuş bir alandan bahsediyoruz.
Konferans bittikten sonra yaptığımız istişareleri Cumhurbaşkanımıza arz ettik ve burayı Antalya'nın istihdamına, üretimine katkı sunacak şekliyle Antalyalılara veriyor olacağız. Bu süreci Turizm Bakanlığımızla birlikte yürüteceğiz. Burası 7 gün 24 saat işleyen, Antalya'ya değer katan bir tesis olacak. Biz eser siyasetini işte böyle anlıyoruz. Sizin için, geleceğimiz için, ülkemiz için geçici işler değil, kalıcı yatırımlar yapıyoruz" diye konuştu.
COP31 hazırlıklarının yollarla sınırlı olmadığını kaydeden Kurum, 1 milyon metrekarelik EXPO 2016 alanının baştan sona yeniden ele alındığını bildirdi. Alanı birkaç günlük organizasyonun ardından kapıları kapanacak geçici bir yer olarak görmediklerini belirten Kurum, "Burayı Antalya'ya uzun yıllar hizmet edecek güçlü bir fuar, kongre ve etkinlik altyapısına dönüştürüyoruz" dedi.
Alanı Mavi Bölge ve Yeşil Bölge olmak üzere iki temel bölümde planladıklarını belirten Kurum, "Mavi Bölge, resmî müzakerelerin yürütüleceği, uluslararası kuruluşların bir araya geleceği merkez olacak. Yeşil Bölge ise iklim zirvesini toplumla buluşturacak. İş dünyası, akademi, gençler ve girişimciler burada olacak. Bilim, teknoloji, sanat ve kültür burada buluşacak. 100 bine yakın ziyaretçi bekliyoruz. Antalyamız on binlerce kişiyi burada ağırlayacak" ifadelerini kullandı.
Çalışmaların planlanan takvimin önünde ilerlediğini açıklayan Kurum, alanda bin 510 personel ile 334 makine ve ekipmanın görev yaptığını söyledi. Çelik konstrüksiyondan çatıya, cepheden altyapıya, yol ve otoparktan iç mekânlar ile peyzaja kadar geniş bir alanda eş zamanlı çalışma yürütüldüğünü belirten Kurum, ana imalatların önemli bölümünün tamamlandığını, kalan çalışmaların da organizasyona yetiştirileceğini kaydetti.
COP31'de Antalya ve Türkiye'nin dünyaya anlatılacağını ifade eden Kurum, "Medeniyetimizi anlatacağız, Sayın Cumhurbaşkanımızın her alanda ortaya koyduğu barış, huzur ve çözümden yana tavrını bir kez daha duyuracağız. Sıfır Atık'tan dirençli şehirlere, gıda güvenliğinden temiz enerjiye, gençlikten yeşil sanayiye kadar Türkiye'nin güçlü olduğu alanları öne çıkaracağız" dedi. Deprem bölgesindeki yeniden inşa tecrübesinin de COP31'de paylaşılacağını belirten Kurum, "İki yılda 455 bin konut ve iş yerini tamamladık. Bu kapasiteyi dünyaya bir dirençli şehir modeli olarak anlatacağız" ifadelerini kullandı.
Sıfır Atık Projesi'nin COP31 alanının her ayrıntısında uygulanacağını söyleyen Kurum, "Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerindeki projemizi, Sıfır Atık kültürümüzü COP alanının her ayrıntısında yaşatacağız. Depozito Yönetim Sistemi ile artık şişeleri topluyor, ekonomiye yeniden kazandırıyoruz. Şu ana kadar topladığımız ambalaj sayısı 200 milyona ulaştı. Antalya'mız DOA kullanımında birinci sırada" diye konuştu.
Denizleri tehdit eden plastik kirliliğinin ertelenemeyecek ve görmezden gelinemeyecek bir sorun olduğunu vurgulayan Kurum, Akdeniz'in ortak bir hazine olduğunu söyledi. Denizlerin gelecek nesillerin emaneti olduğunu belirten Kurum, "Kimsenin denizlerimizi, kıyılarımızı, derelerimizi, tabiatımızı kirletmesine müsaade etmeyeceğiz. Sadece bu yıl Akdeniz'de çok ağır yaptırımlar uygulayarak 128 tesise 219 milyon lira ceza kestik, 21 tesisi mühürledik. Çevreyi kirleten kim olursa olsun gereğini yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Çünkü biz sadece çevreyi konuşan değil, çevre için sahada çalışan bir anlayışa sahibiz" dedi.
Fethiye'de de çalışma başlatılacağını açıklayan Kurum, "Önümüzdeki hafta saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin teşrifleriyle ülkemizin cennet köşelerinden Fethiye'de, deniz ekosisteminin ve kıyılarımızın korunması amacıyla dip çamuru temizliği çalışmalarını başlatıyoruz. Denizlerimizi temizleyeceğiz, kıyılarımıza sahip çıkacağız, doğal güzelliklerimizi koruyacağız. COP31'de dünyaya ne söylüyorsak kendi ülkemizde de onun gereğini yerine getireceğiz. Söylemle yetinmeyeceğiz. İcraat yapacağız, karar alacağız, uygulayacağız ve sonucunu takip edeceğiz" ifadelerini kullandı.