Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Tarım Bakanı Mehdi Eker'in belediyecilik hizmetleriyle ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Baydemir, Diyarbakır'ın hükümet tarafından kentin DTP'li kimliğinden dolayı negatif ayrımcılığa tabii tutulduğunu iddia etti.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve ilk kademe belediye başkanları, yapılan asfalt çalışmalarını inceledi. Gazetecilerin, Tarım Bakanı Mehdi Eker'in belediyelerin çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine Baydemir sert bir çıkışta bulunarak eleştiride bulundu. 4,5 yıllık belediye icraatlarının ortada olduğunu ve hükümetten bugüne kadar hiç destek görmediklerini söyleyen Başkan Baydemir, "Her şeyden önce Diyarbakır ana kent belediye başkanı olarak ilk kademe belediye başkanları ile birlikte uzun zamandır, demokratik nezaketin gereği ülkenin ve kentimizin görmüş olduğu seçim atmosferinden dolayı kimi siyasi partilerin, bakanların hatta başbakanın yapmış olduğu açıklamaları seçim atmosferine vererek yanıt hakkımızı kullanmamıştık. Açıkça şunu ifade edeyim ki ortaya çıkan tablo bu seçim atmosferiyle ilgili bir durum değildir. Her şeyden önce demokratik nezaketin siyaset etiğinin aşıldığı bir tutumla karşı karşıyayız. Öncelikle ifade etmek isterim ki kentimiz Diyarbakır'ın 80 yıllık Cumhuriyet tarihi hükümetlerinin biriktirdiği sorunlarla karşı karşıyayız. Biz bu sorunların varlığının bilinciyle göreve talip olduk. Kolları sıvadık ve teker teker sorunları aşmanın çabası içerisine girdik. 4,5 yıllık zaman dilimi içinde Diyarbakır halkı adına götürdüğümüz ortaklaşarak yapalım dediğimiz hiç bir projemiz bu manada destek görmemiştir. Ve kentimiz Diyarbakır hükümet tarafından adeta kentin DTP'li kimliğinden dolayı negatif ayrımcılığa tabi tutulmuştur. Çok açık ve net söylüyorum sayın Başbakan ve sayın Bakan eğer gerçekten bu kentin sorunlarının aşımını istiyorsanız buyurun gelin. Sorunların ne olduğunun çok iyi biliyoruz, çözümünün de ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Siz önce bu insanların istihdam sorununa dair hangi projeyi ortaya koydunuz. 4.5 yıllık iktidarınız döneminde bu kente kaç fabrika açıldı. Kaç tane insan asgari ücret düzeyinde de olsa istihdam edildi. Benimde iştirak etmiş olduğum organize sanayi bölgesinde 17 fabrikanın açılışına geldi. Tek başımıza bu kentin dinamikleri olarak Diyar A.Ş.'yi kurduk. Ve şu anda 320 insan çalışıyor. Bu benim işim değildi aslında hükümetin işiydi. İstihdam konusunda hükümetten çok fazla iş yaptığımızın şu anda gururunu yaşıyoruz" dedi.
"DİYALOGDAN VE İŞBİRLİĞİNDEN KAÇMADIK" Baydemir, görev geldiği ilk gün 'Diyarbakır halkı adına hizmet için herkese el uzatmaya tokalaşmaya, birlikte çalışmaya hazırız, açığız. Hatta kapı kapanırsa pencereden gireceğiz. Pencere kapanırsa bacadan gireceğiz. Hiç bir şart altında diyalogdan işbirliğinde vazgeçmeyeceğiz" ifade ettiğini belirterek, en az 10 tane projelerinin Bakanların masasında bekletildiğini söyledi. Hiç bir zaman diyalogdan kaçmadıklarını ancak savaş ilan ederlerse de savaştan kaçmayacaklarını ifade eden Baydemir, "Bu hükümet ne yapıyor? Bakanı aracılığıyla genelge gönderiyor ve 'Diyar A.Ş.'yi tasfiye et' diyor. Diyar A.Ş.'nin de içinde olduğu en az 10 projemiz bakanların masasında duruyor. Bunu en iyi bilen Bakan Eker'in kendisidir. Dosyalar halinde defalarca sayın Eker'e iletilmiştir. Şimdi siz hem negatif ayrımcılık yapacaksınız, hem de kalkıp çok açık ileri geri konuşacaksınız. Bir hükümetin bakanı bütün belediyelere eşit mesafede yaklaşmak durumundadır. Siyasi ahlakın gereğidir. Seçime 3 ay kala partisinin içine girer çalışma yürütür buda demokratik nezaketin gereğidir ki herkes buna hürmet eder. Ama daha dün bir bugün iki. Siz açıkça Diyarbakır'a karşı bir nevi savaş ilan ediyorsunuz. Diyarbakır halkı kavgayı sevmiyor, Diyarbakır halkı savaşı sevmiyor. Biz de diyalog için buradayız. Birlikte çalışmak için buradayız. Ama siz buna yoksanız Diyarbakır'a savaş ilan ediyorsanız, Diyarbakır halkı ben ve arkadaşlarım ilan edilmiş bir savaştan hiç bir zaman kaçmayız. Çok açık ve net söylüyorum sayın bakan eğer savaş ilan ediyorsanız biz buradayız. Diyarbakır halkı buradadır, biz belediye başkanları buradayız. Hiç bir zaman kavgacı olmadık. Ama hiç bir zamanda kavgadan kaçmadık. Bunu Diyarbakır halkı biliyor, bakan da bilsin. Gelin Diyarbakır'ın kalkınması için sosyal refahı için birlikte çalışalım. Yok amacınız bu değilse Diyarbakır'ı cezalandırmaksa biz halkımızla buradayız. Buyurun getirin aday gösterin. Diyarbakır halkı buradadır, biz buradayız ve hodri meydan diyoruz" dedi.
"DİYARBAKIR DÜŞMEYECEK BİR KALEDİR" Diyarbakır'ın 10 bin yıllık tarihe sahip bir kent olduğunu ve 2009'de yapılacak seçimlerin ise erkene alınması halinde her türlü demokratik yarışa hazır olduğunu söyleyen Baydemir, "Amaç karalamaksa açıkça söylüyorum, biz bu maskeyi düşüreceğiz. Bu maskeye tahammül de yoktur. Gelin bu kentin hakkını verin. Pozitif ayrımcılıktan vazgeçtik, bu kentin hakkını verin. 70-80 yıllık Cumhuriyet tarihinde yapılan bütün hizmetlerin toplamı 8 yıllık iktidarımız kadar yoktur. Evet sayın bakan Diyarbakır bir kaledir. Siz bu kaleyi düşürmek istiyorsunuz. Pek çok kişi geldi, geçti ki talip oldu buna bu kenti düşürmeye çalıştı. Bu kent düşmeyecek. Göreceksiniz ki bu kent düşmeyecek. Benim sözüm odur ki dilin kemiği vardır. Bakanda olsa, Valide olsa, belediye başkanı da olsa dilin kemiği vardır. Siyasetin de bir ahlakı vardır. Buna riayet etsin herkes sözünü slinde 17 fabrikanın açılışına gelöylemedenikanın açılışına geldi. Tek ban önce oturup düşünüp ona göre hareket etsin" diye konuştu.
Gazetecilerin 'DTP'nin meclise girmesi avantaj mı?' sorusuna ise Baydemir, "Ülkemiz açısından bir avantaj. Kentimiz açısından bir avantaj, belediyelerimiz açısından bir avantaj. Eğer sayın bakanın amacı hizmet ise Allah aşkına bu Ankara'nın su sorununa bir çare bulsun. Meclis susuz kalacak ve bu çok ayıp olacak. Ankara, Türkiye'nin kalbidir" şeklinde konuştu.
DTP Genel Başkanlığı için adının geçtiği hatırlatılması üzerine Baydemir, "Ben görevimin başındayım. Bu kent için hizmet etmeye devam edeceğim" dedi.
İHA