SİVAS (İHA) - Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, misyonerlik faaliyetleri ile dinler arası diyaloğu birbirinden ayırmak gerektiğini belirterek, Diyanet İşleri'nin Vatikan olmadığını söyledi.
Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen ve yarın başlayacak olan 'Dinler Arası Diyalog Toplantısı' için Sivas'a gelen Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, bugün Sivas Ticaret ve Sanayi (STSO) Konferans Salonu'nda yapılan Müftüler Bölge Toplantısı'na katıldı. Toplantı öncesinde Vali Lütfullah Bingin'i makamını da ziyaret eden Yılmaz, dinlerarası diyalog konusunda bazı eleştirilerin olduğunu kaydetti.
Yılmaz, "Diyalog faydalı bir şey. Yani buna karşı çıkanlar var. Biz Diyanet olarak bunu başlattık. Bundan dolayı bazı basın organlarında eleştirenler oldu. Dinler arası diyalog, dinlerin birleştirilmesi veya bir dinin diğer din içerisinde erimesi anlamına gelmez. İyi ilişkiler kurmak asgari müştereklerde birleşmek anlamına gelir. Dinlerin orta yönleri var. Bu insanların huzuru ve mutluluğu için gerekli olduğuna inanıyoruz. Misyonerlik, faaliyetleri ile dinler arası diyalogu birbirinden ayırmamız lazım. Zaten bu diyalog toplantılarına katılan din temsilcileri de misyonerlik faaliyetlerini desteklemediklerini ifade ediyor" diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, STSO Konferans Salonu'nda yapılan Müftüler Bölge Toplantısı'na katıldı. Bu arada Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ı bekleyen din adamlarına ilahi dinletildi. Toplantıda, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kuran'ı Kerim ve meali okundu.
"CİHAT İLE TERÖR KAVRAMI BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALI" Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen Yılmaz, konuşmasında terör olayları ve Diyanet İşleri'nin faaliyetlerine değindi. Yılmaz, şunları söyledi:
"Geçmişte bazı Avrupa ülkelerinde camilerimize saldırılar düzenlendi. Müslüman demek adeta terörist demekti. Bugünde bunlar gündeme gelecek. Hiçbir din terörü onaylamaz. İlahi dinlerin temelinde sevgi ve hoşgörü vardır. Bütün semavi dinlerde mal emniyeti, can emniyeti mevcuttur. İslam'da terörü bir arada zikretmek veya islami terör diye bir izahatta bulunmak İslam'a terörü yakıştırmak fevkalade yanlıştır. Gerçeğe uymamaktadır. İslam dini teröristler için en ağır müjdeyi getirmiş olan dindir. Kuran'ı Kerim teröristler için istedikleri suça göre öldürülmeleri, asılmaları ya da çaprazlama ayak ve ellerinin kesilmesini söylüyor. Teröre en ağır müjdeyi getiren dini terörle anmak hakikat değildir. Cihat kavramıyla terör kavramı birbirine karıştırılmaktadır. Bazen maksatlı, bazen bilgisizlikten karıştırılmaktadır. Kuran, masum insanların kanını dökmeyi büyük bir cinayet olarak nitelendirmektedir. Bireylerin hayatı, insanlığın top yekün hayatına denktir. Kuran'ı Kerim'deki ayetleri bir bütün içerisinde ele almak lazım. Bazı ayetler tek başına ele alındığı zaman bazı tereddütler getirebilir. İncil'de de bu vardır. Bu diğer dinler içinde söz konusudur. Kuran'da teröre geçit veren tek bir ayet yok. Savaşta insanların öldürülmesi tabiidir. Savaşın kuralları vardır. Buna rağmen Kuran savaşta bile 'Çocuklara dokunmayın, yaşlıları öldürmeyin, din adamlarına ilişmeyin, mabetleri tahrip etmeyin' diye Peygamberimizin 18 maddelik savaşla ilgili beyannamesidir. Savaşta bile tecavüzü yasaklamış bir dinin masum insanları öldürmeye imkan vereceği hem dinen hem de aklen yanlıştır. Teröristin kimliği önemli değil. Hıristiyan veya Müslüman kimliği taşıyabilir."
Konuşmasında dinlerin terör olaylarını onaylamadığını da belirten Nuri Yılmaz, "Terör hiçbir zaman mazur gösterilemez. Hangi nedenle olursa olsun suçsuz insanı öldürmeyi İslam dini yasaklamıştır. İçte ve dışta insanlarımızı birbirine düşürmek isteyenler var. Bizim görevimiz sevgiyi aşılamaktır. Birlik ve beraberliğin aşılanması için elimizden gelen her türlü çabayı göstermeliyiz" dedi.
"DİYANET VATİKAN DEĞİLDİR" Diyanet İşleri Başkanlığı'nın halk tarafından yanlış anlaşıldığını ifade eden Yılmaz, "Diyanet İşleri Başkanlığı bir hizmet kurumudur. Bunu hala bir takım insanlara anlatamadık. Diyanet İşleri Başkanlığı Vatikan değildir. İslam dininde Allah ile kul arasında aracı yoktur. Peygamber dahi Allah ile insan arasında bir vasıta değildir. Bir anlamda onlar sadece yol göstericidir. İnsanla Allah arasındaki münasebetlere kimse karışamaz. O sizinle yüce yaratıcı arasındadır. Diyanet işleri müessesesi bir temsil müessesesidir. Biz her türlü siyasetin üzerinde bulunan bir kurumuz. Bizim kuruluşumuzda bir mezhep veya meşrep temsil edilmez. İslam dini iman, ibadet ve ahlak hususunu halkla aydınlatmaktan başka görevimiz yoktur. Biz bu görevimizi anayasada ve kanunda belirtildiği şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Halkımızı aydınlatıyoruz. Özellikle islama sokulan hurafelere karşı amansız mücadele veriyoruz. Ancak kökleşmiş adetleri, ananeleri kısa süre içerisinde söküp atmak mümkün değildir" şeklinde konuştu.