Karadeniz Bölgesi’nde tarım alanlarında zarara yol açan kahverengi kokarca böceğinin çocuklar açısından da risk oluşturabileceğine dikkat çeken ODÜ Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Enginyurt, böceğin insanları ısırmadığını ve zehir enjekte etmediğini söyledi.
Prof. Dr. Enginyurt, “Ancak tehdit altında kaldığında salgıladığı kötü kokulu savunma sıvısı; ağız, dudak, dil ve boğaz mukozasında tahrişe, bulantıya, kusmaya ve nadiren alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Özellikle emekleme dönemindeki çocukların çevreyi ağız yoluyla tanıma eğilimleri nedeniyle ailelerin dikkatli olması önemlidir” dedi.
Böceğin ağıza alınması halinde öncelikle ağız içinin suyla temizlenmesi ve çocuğun durumunun takip edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Enginyurt, “Çoğu vakada ciddi bir sağlık sorunu beklenmez ve belirtiler hafif seyirlidir. Ancak ağız ve boğazda belirgin şişlik, nefes almada güçlük, yaygın döküntü, sürekli kusma, aşırı huzursuzluk, yutma güçlüğü veya genel durumda bozulma gibi belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.
Ebeveynlerin panik yapmadan doğru müdahalede bulunmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Enginyurt, “Ebeveynler, çocuğu zorla kusturmaya çalışmaması, bilinçsiz şekilde ilaç verilmemesi ve mümkünse temas edilen böceği sağlık personeline gösterebilmek için muhafaza edilmesi uygun olacaktır. En etkili yöntem, çocukların bulunduğu yaşam alanlarında kahverengi kokarca ile mücadele edilmesi ve çocukların böcekle temasının önlenmesidir” dedi.