Gazeteci-yazar Bekir Coşkun, dinlendiği Balıkesir Ayvalık ilçesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Bekir Coşkun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinin canını çok yaktığını belirterek, "Mahkemeye vermeyi düşünmüyorum. İnsanların vicdanındaki mahkeme daha yüksek bir mahkemedir. O kararını zaten vermiş. Başbakan mahkum olmuştur. Seçimlerde başbakan öyle bir hava verdi ki, sanki Türkiye'nin üzerinde uzlaşı olacağı bir cumhurbaşkanı seçecek gibi bir hava verdi. Ve herkesi kucaklayacağını söyledi. Seçimler bitti. Sandıkların işi bitti. Toplumla ilişkisi, artık bir çıkarı kalmadı. Ve başbakan birden bire döndü, yine Abdullah Gül dedi. İşte burada başbakan büyük bir fırsatı kaçırdı. Türkiye'de barışın ve huzurun, yani herkesin cumhurbaşkanım diyebileceği birisinin cumhurbaşkanı olmasını sağlayacak fırsatı kaçırdı. Kaçırınca bu sefer bunu hatırlatan veya buna karşı çıkan ya da hatırlatanlara kızmaya başladı. Ve galiba bunlardan biri de muhtemelen benim. Benim gibi düşünen insanlara şunu tavsiye etti. Türkiye'yi terk edin. Başka yere gidin diyor. Bu bir başbakana yakışmayacak bir şey. Tabii Tayyip Erdoğan'a yakışabilir" dedi.
"Bu bir başbakanın söylememesi gereken bir söz" diyen Coşkun şunları söyledi:
"Başbakan o barış ortamını, herkesin cumhurbaşkanım diyebileceği bir adayı ve Türkiye'nin bundan sonra kavgadan, dövüşten uzak, daha çok ekonomik sorunlara kendini verebileceği bir dönemi kaçırdı. Kaçırınca tabii sinirlendi. Tabii sinirlenince benim gibi insanları, benim okuyucularım gibi düşünenleri, hatta bazı AK Parti'ye oy vermiş insanların düşüncelerine dahi kızmaya başladı. Orada işte paparayı biz yedik anladığım kadarıyla. Gitsin diyor; benim gidecek yerim yok ki. Nereye gidebilirim? Ben bu ülkenin vatandaşıyım. Ben bu ülkenin toprağını, ağacını, dalını seven bir insanım. Öyle Amerika'da evim, barkım, okuyan çocuklarım yok ki onların yanına gideyim. Ya da ne bileyim, gemicik de yok ki. Yani sonuçta bu hoş bir şey olmadı. Çok üzüldüm. Bir başbakana yakışmayan sözler. Bilmiyorum, zannederim ki insanlar bunu değerlendirecek. Gereken cevabı verecekler. Abdullah Gül benim cumhurbaşkanım olamaz. Tesettür sorununu bahane ederek kendi ülkesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürmüş birisi. Ben de Çankaya'da türbanlı bir hanım olmasını istemiyorum. Çünkü laik bir ülkede dini simgeler kamu alanlarında olamaz. Oldukları zaman bu ülke laik bir ülke olmaz".
Bizim Arabistan gibi, İran gibi olamayacağımızı kaydeden Bekir Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü:
İHA