ÇUGİAD'dan tekstil krizine öneriler

ADANA (İHA) - Çukurova Genç İşadamları Derneği (ÇUGİAD) Başkanı Tarkan Kulak, Türkiye'de az olan kazancı kimsenin paylaşmak istemediğini, ancak baremlerin düşmesi halinde herkesin vergisini ödeyebileceğini bildirdi.

Adana ve ülke ekonomisindeki durumu değerlendiren ÇUGİAD Başkanı Kulak, işadamları olarak dernekler kurarak ülke için bir sinerji yaratmaya çalıştıklarına işaret ederek, 1980 yıllarda ülkenin 4. büyük kenti olan Adana'yı hak ettiği yerlere taşımanın çabası içinde olduklarını söyledi.

Reklam
Reklam

Tekstil sektöründe, hükümetin aldığı kararla KDV'de yüzde 10'luk düşüş sağlanmasının sevindirici, ama yeterli olmadığını, indirimin tüketiciye yansımasının sirkülasyonu artıracağına işaret eden Başkan Kulak, "Böylece vatandaş da aldığı ürüne 10 lira eksik ödeyecektir. Ama tekstilin dünyayla rekabet gücünü artırmak için işçilik ve enerji maliyetlerinde indirime gitmek lazım.

Rekabet gücünüz yoksa dünyayla baş etmeniz mümkün değil. Bugün bir Çin, Uzakdoğu faktörü var. Burada üretimin, işgücünün, enerjinin devlet tarafından sübvanse edilmesi, işgücünün düşük olması, Türk tekstil sanayiini dış ortamda rekabetten uzak bir konuma getirmekte. Bu anlamda Türk tekstil sanayiinin bir adım öne çıkması için girdi maliyetlerinin azaltılması lazım. Bunun için başta enerji maliyetlerinin geriye çekilmesi için 3-4 centlerin konuşulması lazım" dedi.

Reklam
Reklam

İnşaat sektörünün son 1 yılda son 5 yıllık durgunluğunu biraz olsun üzerinden attığını, yeni yatırımlarla, özellikle TOKİ'nin getirdiği projelerle bir ivme kazandığına dikkat çeken Tarkan Kulak, "Türkiye'deki konut açığı bu yatırımlarla kapanmaz. Bir bu kadar daha hatta birkaç defa bu projelerin tekrarlanması lazım. Bu projelerin varlığı da ümittir. Yarınlar bizimdir, Türkiye yeniden imar edilecek" diye konuştu.

Son günlerde kriz tellallığına başlayan bazı çevreler olduğunu da öne süren Kulak, "Türkiye'de bir kriz dönemi vardı. Yakın zamanda hep birlikte üzerinden silindir gibi geçip, yarınlara daha umutla bakacağız. Ama Türkiye'de dengeler çok çabuk değişebilir. Yarın ne olur, o kadarını bilemeyiz. Ama Türkiye'nin hiçbir şekilde istikrarının bozulmaması gerekir. Ben onu biliyorum. Kriz ortamını Türkiye'nin kaldırabilmesi zor, bu dedikodulara gerek de yok.

Reklam
Reklam

Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilecek ivmeyi kazanmışken, bunun önüne geçmemek, koşan atı dizginlememek lazım. Bu ülke bizim. Ne kadar kuvvetli olursa hepimizin menfaatine olur. Hiçbirimiz kalıcı değiliz. Gelip geçiciyiz. Bu vatanın bereketli toprakları üzerinde kimse siyaset yapmamalı" açıklamasında bulundu.

"CARİ AÇIK AZALIR, İŞSİZLİK ÇÖZÜLÜRSE KİMSE BİZİ TUTAMAZ"

Türkiye'nin 2 önemli sorunu olduğunu, birisinin cari açık, diğerinin işsizlik olduğunu anlatan Kulak, "Cari açığın küçültülmesi lazım. İşsizlik oranının azaltılması, yakın gelecekte çözülmesi gerek. Tedbirler alınıyor. Hükümet üzerinde duruyor, bunlar da çözülürse Türkiye'nin önünde çok fazla engel kalmaz" dedi.
Adana'nın teşvikten istifade edememiş bir kent olmasına rağmen, sahip olduğu değerlerden birinin de ÇEAŞ olduğunu ve bunun gerçek sahibi Adanalı ve Adana sanayicisine derhal geri iade edilmesi gerektiğini ifade eden Kulak, şöyle dedi:

Reklam
Reklam

"ÇEAŞ'ın kazanılması Adanalı'nın menfaatine olacaktır. Katma değer koyacaktır. Avantajlar sunan Organize Sanayi Bölgesi var. Teşvik dündü geçti gitti. Biz geleceğe bakmalıyız. Alternatif ürünleri nasıl ortaya koyarız, onları tartışmamız lazım. Teşvik yasasını her mecrada çok tartıştık ama bir sonuç alamadık. Bu bizim kaderimiz olmamalı. Biz ürünümüzü, kalitemizi ortaya koyduğumuzda teşvikten daha avantajlı olacaktır.

Türkiye'nin en büyük sıkıntılarından biri kayıt altına alınamamış paradır. Vergi baremi düşünce kimse bundan kaçmaz. Yükselince zaten az olan kazancı kimse paylaşmıyor. Yeni alınan tedbirlerle bu yüzde 20'ye düşürüldü. Devlet, 'Kazancın 5 lirasının 1 lirası benim' diyor. Burada vergi daha da toplanabilir hale gelecek. Bu sefer kimse vergi kaçırmaya gitmeyecek, daha fazla vergi toplanacak. Sonuçta, hepimiz aynı gemideyiz. Bu geminin bolluk ve bereket içinde açık denizlere gitmesi hepimizin menfaatinedir. Hepimizin ülke menfaatine ne yapabiliyorsak yapmak vatandaşlık görevimizdir. Herkesin görevidir"

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın