Davutoğlu, gençlerle buluştu

Davutoğlu, Üsküdar'daki Nev Mekan Kafe'de gençlerle bir araya gelerek, gündeme ilişkin soruları cevapladı.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sarıyer'de terör örgütü DHKP/C'ye yönelik operasyonda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Dilek Doğan'ın vefatına ilişkin, "Bu genç kızımızla ilgili gerekli diğer bütün olaylar gibi araştırmalar yapılıyor. Çok özen gösterilerek bazı emniyet tedbirleri alınıyor ama ola ki herhangi bir yanlış uygulama varsa bunun da peşi hiçbir zaman bırakılmaz, gereği yapılır" dedi. Tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde dün hayatını kaybeden Dilek Doğan ve engellilere ilişkin sorular üzerine Davutoğlu, "Bu genç kızımızla ilgili gerekli diğer bütün olaylar gibi araştırmalar yapılıyor. Yani, çok özen gösterilerek bazı emniyet tedbirleri alınıyor ama ola ki herhangi bir yanlış bir uygulama varsa bunun da peşi hiçbir zaman bırakılmaz, gereği yapılır" değerlendirmesinde bulundu.

Reklam
Reklam

Başbakan Davutoğlu, engelliler için ise kendi dönemlerinde olağanüstü imkanlar sağlandığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Buradan da engellilerle toplanmaya gidiyorum. Bağcılar'da engelli vatandaşlarımızla birlikte olacağım. Ailelere destek anlamında olağanüstü şeyler yaptık. 750 liraya varan destek verdik, aylık. Birçok aletlerle, araçlarla desteklemek dışında. Benim iki engelli yeğenim vardı. İkisi de vefat etti. Hala gözümün önündedir. Ablamın ve eniştemin onlar sebebiyle yaşadığı imtihanı, çok yakından biliyorum. 7 yaşından 20 yaşına kadar tamamıyla yatağa mahkumdu. Ben ablamın yıllarca hiç tatil yapmadığını bilirim. Şimdi ise böyle bir durumda o engellilere bakım elemanı gönderiyoruz ve anneler, babalar biraz nefes alabiliyor. Şimdi daha başka bir şey yapacağız inşallah. Engelli yaşam merkezleri kuracağız. Diyelim bir ailede engelli var, onu getirip oraya bırakacak 3-4 saat işine bakacak veya 3-4 gün işine bakacak. Engellilik bir suç değildir, insanların elinde olan bir husus değildir. Dolayısıyla buradaki genç arkadaşlarımıza da söylüyorum; eğer hayatın anlamını keşfetmek isterseniz, huzurevlerini ziyaret edin, engellilere şefkatle davranın, evinizde yaşlı varsa oturun elini öpün ve biraz onu dinleyin. Bazen derim; 'Keşke annem yaşıyor olsa da her gün ayağını yıkasaydım' diye. Bunu da yürekten söylüyorum. Evde babaanne, anneanneleriniz varsa onların dünyasına nüfuz edin. Maalesef modern hayat bizi bu büyük aileden kopardı. İşte engelliler o büyük ailelerde rehabilite ediliyorlar. Şimdi de devlet engelliler için her şeyi yapıyor, yapmaya da hazır."

Reklam
Reklam

- "Suriye halkının bugün çektiği çilenin müsebbibi, beş daimi üyedir"

Davutoğlu, "Yaşam hakkına yönelik çok büyük ihlaller var. Ancak bunlara sessiz kalan dünya siyaseti üzerinde bir kurum var. Bildiğiniz üzere Birleşmiş Milletler. Gelecek zamanda nasıl bir politika uygulamayı düşünürsünüz?" şeklindeki soruya, şöyle yanıt verdi: "Şimdi keşke elimizde olsaydı Birleşmiş Milletler'i yeniden kurmuş olsaydık. Aslında bazen latife ile karışık şunu söylüyorum, milletler kısmı fazla konmuş oraya. 'Birleşmiş beşler' demek lazım. Hatta ve hatta 'birleşememiş beşler'. Suriye'de anlaşamayınca Suriye halkının bugün çektiği çilenin müsebbibi, beş daimi üyedir. Ortak bir metinde anlaşamadılar. Orada 190 küsur ülke var ama beş 5 ülkeden bir tanesi bloke ettiğinde, bakın Filistin devleti hala istediğimiz ölçüde tam üye olamadı. Çünkü Amerika bloke ediyor. İsrail zaten bloke ediyor. Suriye meselesinde adım atılamadı çünkü Rusya ve Çin bloke ediyor. 'İsrail bloke ediyor' derken, onun yetkisi yok ama İsrail'in de yetkisi var, Amerika içindeki yoğun etkisi sebebiyle. Benim hayatta gururla anacağım, inşallah evlatlarıma da bırakacağım iki mesele var ki Birleşmiş Milletler'de, bir Mavi Marmara saldırısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptığım konuşma. Bir de Birleşmiş Milletler'de Filistin Devleti 29 Kasım 2012'de kabul edildiğinde üye olmayan statüde, o salonda genel kurulda, Filistin devleti adına konuşan, onları destekleyen tek Dışişleri Bakanı bendim, hepinizin adına. Yani sizler 20-30 sene sonra şunu diyebilesiniz diye; 'O gün o salonda bir tek benim devletimin dışişleri bakanı vardı' diyebilesiniz diye ben oradaydım. Rahmetli Özal 1987 veya 1988'de Cezayir'e gittiğinde hatırlayacaksınız özür dilemişti. Bizim tek şeyimiz var dış politikada, size özür diletecek bir miras bırakmayacağız. Cezayir'in bağımsızlığını kabul etmemiş, Fransa'yı desteklemişti. Dolasıyla birleşememiş beşlerle uğraşacağız, birgün milletleri de birleştireceğiz inşallah."

Reklam
Reklam

- "Bütün insanlık için hayallerim var"

Türkiye'nin dış politikasına yönelik bazı eleştireler olduğunun belirtilmesi üzerine Davutoğlu, "Hayalperest olmak ayrı, hayallerinin olması ayrı. Ben gençlere şunu söyleme isterim hayallerinizi hiç terk etmeyin. Hayalleriniz de sizi terk etmesin. Benim hala hayallerim var hem de çok hayallerim var. Gerçekleşir veya gerçekleşmez. Gencin en önemli hususiyeti hayalinin, idealinin olması" dedi. Davutoğlu, bu söz kendisine söylendiğinde Meclis kürsüsünde de ifade ettiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Doğru, benim hayallerim var. Ülkem için hayallerim var. Bölgem için hayallerim var. Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar için, bütün insanlık için hayallerim var. Hayalleri olmayanlar utansın. Gerçekten eğer idealiniz yoksa yaşama azminiz de yoktur. Türkiye için bir hayaldi 'Stratejik Derinliği' yazdığımda teori olarak. O zaman Türkiye 2001 Mayıs'ın da dünyanın en derin ekonomik krizini yaşıyordu ve insanlar ülkeden kaçıyorlardı. Benim kitap çıktığında birçok kişi 'Bu mümkün değil, ne kadar öz güvenle yazıyorsunuz. Türkiye parçalanmış bir ülke' diye yazı yazanlar çıktı. Ama şimdi bakın, 2001 Mayıs'ından bugüne 13 yıl içerisinde Türkiye şu anda, görmedikleri şey bu, dünyada en fazla dış temsilciliği olan ülke sıralamasında 6. 280'e kadar çıktı şimdi başkonsoloslukların artışı. Biz iktidara geldiğimizde hatta 2009'da sadece 12 büyükelçilğimiz vardı Afrika'da. Şimdi 39 büyükelçiliğimiz var. Bakın G20 dönem başkanlığını yapacağız. Balkanlar'da Türkiye-Sırbıstan-Bosna Hersek üçlü mekanizmasını kurduk. Türkiye-Afganistan-Pakistan üçlü mekanizması... Şu doğru, doğru dediğim aramızdaki görüş ayrılığı orada çıkıyor. Bu Türkiye'nin boyunun üzerinde. Ben size, öğrencilerime ilk günlerde söylediğim bir şeyi sizlerle de paylaşayım. Hedeflerinizi koyarken hiçbir zaman şu anki kapasitenize göre tayin etmeyin. Çünkü şu anki kapasiteniz zaten bir hedef olmaz. Akademik hayatta hep hedeflerinizi biraz kapasitenizin üzerine koyun. Ülkeler de eğer kendi kapasiteleriyle sınırlı hedefler koyarlarsa aynı zıplanamayan bir barfiks gibi kapasitelerini düşürürler. Bizim gençliğimizde Türkiye, kendini Yunanistan ile karşılaştırırdı. Şimdi biz hiç Yunanistan ile karşılaştırılıyor muyuz? Yunanistan'ı küçük görmek için söylemiyorum. Komşu bir ülke ama Türkiye'nin ölçeği değil. Dolayısıyla biz hedeflerimizi hep biraz kapasitenin üzerinde ve ideallerimize daha yakın bir yere koyacağız. Sonra daha yukarıya çekeceğiz."

Reklam
Reklam

- "Hayallerimiz hep biraz yukarıda olacak"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Mesela 2001'de AK Parti'den önce şunu deseydi birisi, 'Asya ile Avrupa arasında iki tünel yapılacak 15 yıl içerisinde, Marmaray ve Avrasya Tüneli' kim inanırdı? Şimdi üç katlı tünel yapılacak, onları yapınca bunu da yaparız artık herkes inanıyor. Ama 15 yıl önce bunu söyleseniz 'bu hayal' deniliyordu. MHP Grup Başkanvekili olan milletvekili ulaştırma bakanıydı 2001'de, aynen açıklaması böyle 'Hızlı treni biz göremeyiz, çocuklarımız da göremez, torunlarımız dahi göremez'. Şimdi hayal edemedikleri Türkiye potansiyeli bu. Şimdi hızlı treni gördünüz mü? Sizler inşallah bir müddet sonra Kars'tan Edirne'ye şahit olacaksınız. Birçok yere İstanbul'dan Viyana'ya kadar hızlı tren göreceksiniz. Bu idealler olacak ki gerçekleştirebilesiniz. Dolayısıyla hayallerimiz hep biraz yukarıda olacak."

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın