(İHA) - İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Araştırma Merkezi tarafından yapılan analiz raporunda, Dikili Belediyesi'nin işlettiği jeotermal enerji kaynağındaki suyun 1 litresinde yaklaşık 5 mg/L-ppm altın olduğu ortaya çıktı.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Çevre Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yapılan analiz raporuna göre, Kaynarca bölgesindeki jeotermal su kuyularında bulunan suyun bir litresinde 4.9 5 mg/L-ppm altın bulunuyor. Uluslararası bilim çevreleri, jeotermal akışkandan biyolojik yöntemlerle, siyanür kullanmadan altın elde edilebildiğini ortaya koyuyor. Kaynarca bölgesi Türkiye'nin en büyük jeotermal enerji potansiyeline sahip sahalarından biri olarak kabul ediliyor.ABD ve Japonya'da da Dikili'dekine benzer gelişmelerin yaşandığını belirten Belediye Başkanı Osman Özgüven, "Jeotermal suyun içinde birçok element mevcut. Dünyanın birçok ülkesinde olan orandan çok daha fazla oranda altın olduğu tespit edildi. Dikili halkının ve ülkemizin bir zenginliğidir, araştırmaya değer buluyoruz. Günde 15 kilogram civarında altın elde edebileceğimiz kanaatindeyim. ABD Nevada'da ve Japonya'da göller, deniz, jeotermal sahalardaki su kaynaklarından siyanür kullanmadan altın elde edildiğine ilişkin örnekler bulunuyor, ülkemizde neden olmasın" dedi.Özgüven, Kaynarca bölgesinde yer alan jeotermal kuyulardan aldıkları su örneklerini analiz ettirdiklerini belirterek, "Dikili'de jeotermal kuyulardan altın çıkıyor. Siyanür kullanmadan da altın elde edilebiliyormuş. Hiç kimseyi zehirlemeden de altına ulaşılabiliyormuş. Bilim insanlarıyla görüşüyoruz, ABD ve Japonya'da bu teknolojiyi uygulayan firmalarla iletişim halindeyiz. Dikili'de, doğal kaynağımızdan cazibesiyle çıkan altını ekonomimize kazandırmanın yollarını arayacağız" diye konuştu.
Özgüven, jeotermal kaynaktan elde edilen altının binlerce ton kayayı parçalamadan, siyanür kullanmadan, zehirli atık havuzları oluşturmadan, ağaçları kesmeden doğada kendisini gösterdiğini ifade ederek, şunları söyledi: "Dikili'deki jeotermal kaynakta, bir litrede bulunan altın oranı adı geçen ülkelerdekinden fazla. Amaç çevre ve insan sağlığına zarar vermeden, geriye zehirli atık depoları, siyanür barajları bırakmadan altın çıkarmak ve halkın zenginliği olarak kullanmak." Suda altın olma durumunu şaşkınlıkla karşılayan Dikililer, bu durumun başta Dikili olmak üzere Türkiye için oldukça önemli olduğunu belirterek, bu durumun iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.