DİSK'ten sosyal güvenlik taslağına eleştiri

Ankara (AA)- Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından yapılan çalışmada, Anayasa Mahkemesinin, iptal kararlarıyla "Sosyal Güvenlik Reformu"nu yok saydığı savunularak, sosyal güvenlikle ilgili çalışmalar kapsamında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun toplumun tüm kesimlerinin olurunu da alacak gerçek bir reforma dönüştürmek için bu fırsatın kullanılması gerektiği belirtildi.

Reklam
Reklam

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, DİSK, kısmen iptal edilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile kanunda değişiklik öngören taslakla ilgili incelemelerini tamamladı. Yasa, Anayasa Mahkemesinin kararları doğrultusunda ele alırken, izlenecek temel yaklaşımın, sağlık ve sosyal güvenlik haklarının dengeli
ve eşitlikçi bir yapı içinde kullanımının sağlanması ve toplumun tüm kesimleri için gözetilen temel haklar olması gerekirken, ortaya çıkan sonucun bunun tam tersi olduğu görüşüne yer verilen çalışmada, şunlar kaydedildi:

"Taslakla hükümet, gerçekte 'yeni'lik içermeyen, eskinin devamı olan yaklaşımıyla, sosyal güvenlik harcamalarını kara delik olarak gördüğünü ve sosyal güvenlik sisteminin işleyişini çalışanlar arasındaki ayrıma dayalı olarak 'gelirlerin artırılması, giderlerin kısıtlanması' anlayışına dayandırdığını bir kez daha ortaya koymuştur."
Oysa, Anayasa Mahkemesi, verdiği iptal kararı ile emekçiler olarak beklentilerimizi tümüyle karşılayan bir nitelikte olmasa da sosyal devlet anlayışına, devletin çalışanlarla ilgili yükümlülüklerine ve sosyal güvenlik sistemine yönelik değerlendirmeleriyle, konuya bir açılım getirmiştir."

Reklam
Reklam

"Bugün, sosyal güvenlik ve sağlık hakkının karşılanması konusunda ülkenin tüm emekçilerinin ve halkımızın ihtiyacı olan bir sosyal güvenlik sisteminin yeniden tasarlanması ve uygulanması için dayatılan bu sistemin dışında akılcı bir yaklaşıma gerek vardır" görüşüne yer verilen çalışmada, şunlar kaydedildi:

"Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı, tüm çalışanlar yönünden yorumlanmalıdır. Eski memur-yeni memur tanımlarıyla, iptal kararının amacını aşmak ve kararın sonuçlarını yok saymak doğrultusundaki düzenlemeler yerine, gerçek reform niteliği olan bir yasa için çalışmalar sürdürülmelidir. Kaldı ki, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışan memurların haklarını korumanın, Anayasa Mahkemesi kararına uygunluk sağlamaya yetmeyeceği, memurların Anayasa'dan kaynaklanan
hakları bulunduğu sürece yasanın yürürlük tarihinden sonra memur olarak çalışmaya başlayanların statülerinin değişmeyeceği, ancak bu doğrultudaki bir düzenlemenin Anayasa'ya aykırı niteliğinin süreceği unutulmamalıdır."

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın