Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın burada yaptığı açıklamalardan öne çıkan satır başları şu şekilde:
"Bugün önemli bir yatırımın açılışını yapıyoruz. Ülkemize vizyon katacak projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. Hızlı tren ağımızı Çerkezköy'den Kapıkule'ye kadar ulaştırmış oluyoruz.
Çerkezköy-Kapıkule YHT stratejik bir plan. Lojistik güçlenecek, seyahat süresi kısalacak. Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Halkalı-Kapıkule arasında yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek.
Bu hat Anadolu'nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye'nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir omurga olacaktır. Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak. Halkalı-Kapıkule hattının ehemmiyetini sadece Trakya ile sınırlandıramayız. Avrupa'ya uzanan koridorun bağlantısını güçlendiriyoruz.
Türkiye'ye çağ atlattığımız yatırımların başında ulaştırma yatırımları geliyor. Elektrikli hat uzunluğunu 7 bin 274 km'ye çıkardık. Sıfırdan aldık ülkemize 2 bin 251 km uzunluğunda hızlı tren hattı yaptık. Nüfusumuzun yüzde 51'i hızlı trenden yararlanıyor.
Biz hizmet üretiyoruz, laf değil. Türkiye'yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece-gündüz koşturuyoruz. Siyasi parti değil iftira üretme merkezi, sanki dedikodu kazanı. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler, FETÖ'cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle bize saldırıyorlar.
Kimse kusura bakmasın, boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar. Kardeşlerim, bakın, bunun adı siyaset değildir. Bunun adı muhalefet etmek değildir. Bunun adı kamu adına hesap sormak hiç değildir. Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. “İzledim” dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz.
Hem şehir şehir, meydan meydan ulaşıp milletin malını çalanlara hesap soracaksınız hem de bize siyasi etik dersi vermeye kalkacaksınız. Biz buna müsaade etmeyiz. Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Daha evvel defalarca söyledim. Bugün yine söylüyorum. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz. Suç işleyenin yakasına yargı zaten yapışır ve yapışıyor. Orada bırakmaz, suçu sübut bulanların yakasına hiç tereddüt etmeden yapışır. Ve bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz.
Kirli yöntemlerin, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarımıza karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyiz. Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır. Dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkârlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız.
Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgârına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde, akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim, sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.