ANKARA (İHA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TÜRKSAT 1C uydusunun ömrünü tamamladığını, TÜRKSAT 3A uydusunun devreye gireceğini belirterek, "Bu uyduyla yeni teknoloji kullanımına uygun altyapı oluşacak. Telefon altyapısı olmayan bölgelere, uydu üzerinden düşük maliyetle bu hizmetleri götürme imkanına sahip olacağız. Ülkemiz için çok önemli bir aşama" dedi.
Erdoğan, konuşmasında muhalefete de seslenerek, "Biz fildişi kulelerden değil, - 23 derecede Kars'tan izliyoruz. Kars'ta halkımızın - 23 derecede oraya katılmış olması AK Parti iktidarının neleri gerçekleştirdiğini çok iyi anlatıyor. Öğrenecekler, öğrenecekleri çok şey var. Öyle diyorlar ya 'Ben 30 yıl önce neysem bugün de oyum' diye. Biz öyle değiliz. Biz sürekli ülkemizi ileri götürme gayreti içindeyiz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasını yapmadan önce, İstanbul Beyoğlu İlçe Teşkilatı üyeleri tarafından "Başbakan'ın kralı, Kasımpaşalı" ve "Beyoğlu seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşılandı.
AK Parti Beyoğlu İlçe Teşkilatı ayrıca, toplantı öncesinde tüm milletvekillerine üzerinde Hz. Muhammed'in Taif Savaşı sırasında kendisine atılan taşlara karşılık söylediği "Bilmiyorlardı, bilselerdi böyle yapmazlardı" hadis-i şerifinin yazılı olduğu kırmızı gül dağıtıldı. Konuşmasının 2. bölümünü ekonomiye ve bilim-teknoloji alanındaki gelişmelere ayıran Başbakan Erdoğan, muhalefete yüklenmeyi de ihmal etmedi. AK Parti hükümeti olarak son 3 yılda ekonomide elde edilen başarılara bir yenisini daha eklediklerini açıklayan Erdoğan, bütçenin 17 yıl aradan sonra Ocak ayında 2 milyar 15 milyon YTL fazla verdiğini, faiz dışı fazlanın ise 4.2 milyar YTL olarak gerçekleştiğini bildirdi.
"Bu AK Parti farkıdır, Türkiye'nin bizim iktidarımızdaki hali böyledir. Duyanlar duymayanlara duyursun" diyen Erdoğan, milletin yüzünü güldürmeye devam edeceklerini kaydetti. Muhalefete 'Ben ülkemi dolaşıyorum, ben ülkede halkımın arasındayım' diye seslenen Erdoğan, hafta sonu Sarıkamış'a kadar uzandığını, halkla kucaklaştığını bildirdi.
"AT DENİZE, BALIK BİLMEZSE MİLLET BİLİR"
Halkın neler istediğini yerinde gördüğünü anlatan Erdoğan, şunları söyledi: "Bu noktada AK Parti'yi zedeleme gayreti içinde olanlar var. Biz fildişi kulelerden değil eksi 23 derecede Kars'tan izliyoruz. Kars'ta halkımızın eksi 23 derecede oraya katılmış olması AK Parti iktidarının neleri gerçekleştirdiğini çok iyi anlatıyor. Türkiye'de istikrarı ve ekonomik büyümeyi sağladık. Bunu yaşıyoruz. Bunu yaşamayanlar olabilir. Özellikle anamuhalefet ve diğerleri. Ama hiç önemli değil, Yüzde yüz herkes bizi kabul edecek diye bir şey yok. Bu demokrasilerde olmaz ancak totaliter rejimlerde olur. Bizi kabullenemeyenler olabilir. Bizi de toplumun belli kesmi kabullenebilir. Bütün kesimler kabullenirse o zaman işi tadı kaçar. Biz samimiyetle ister kabul etsinler ister etmesinler, hizmetimizi ayrıma gitmeden götürme gayreti içindeyiz."
AK Parti iktidarından önce belediyelerin can çekiştiğini, ancak iktidara gelir gelmez borcu olan belediyelerden yapılan kesintiyi yüzde 40'a düşürdüklerine işaret eden Başbakan Erdoğan, belediyeler arasında hiçbir ayrıma gitmediklerini bildirdi. Erdoğan, belediye başkanlığı yaptığı dönemde aynı ayrımın kendisine de yapıldığını hatırlatarak, "Bu zarar o Belediye Başkanı'na değil, onun partisine değil. O beldeye, ilçeye ve ile aittir.
Bizim gönderdiğimiz paralar bizim şahsımıza ait değildir, milletin ta kendisinindir. O ilçenin, vatanın hakkıdır. Bu parayı göndereceksiniz. Biz bunu yaptık, şu anda da yapıyoruz. Bir atasözü vardır. 'At denize balık bilmezse, halik bilir.' Biz şimdi yenisi çıkardık. 'At denize balık bilmezse, millet bilir'. Sandık geldiği zaman millet değerlendirmesini yapar. Hiç şüpheniz olmasın" açıklamasında bulundu.
Erdoğan konuşmasında yarın Monte Carlo'ya giderek tanınmış finans kuruluşlarının üst düzey temsilcilerinin hazır bulunacağı 10. Avrupa Kredi Konferansı'na katılacağını da açıkladı. "Bunu anamuhalefet de duysun, diğerleri de duysun" diyen Erdoğan, "Anlatacağız niye, bizim derdimiz var. Öğrenecekler, öğrenecekleri çok şey var. Öyle diyorlar ya 'Ben 30 yıl önce neysem bugün de oyum' diye. Biz öyle değiliz. Biz sürekli ülkemizi ileri götürme gayreti içindeyiz. Türkiye, yabancı yatırımcıların daha fazla ilgisini çekiyor" şeklinde konuştu.
"TERSİNE BEYİN GÖÇÜ İÇİN HAZIRLIK YAPIYORUZ"
Erdoğan konuşmasının sonunu, bilim ve teknolojiye ayırdı. Türkiye'nin haberleşme uydularına ilk kez 1994'te sahip olduğunu, halen milli şirket olan TÜRKSAT A.Ş. aracılığıyla 2 uydunun işletilmesinin sürdüğünü anımsatan Başbakan Erdoğan, operasyonel ömrünü yakın zamanda tamamlayacak TÜRKSAT 1C uydusunun yerine atılacak olan TÜRKSAT 3A uydusunun ihalesinin tamamlandığını kaydetti. İhaleyi ALCATEL firmasının aldığını anımsatan Erdoğan, ihale şartnamesinin Türk mühendislerince hazırlandığını, yürütülen bu ön hazırlık sayesinde yeni uydunun eskilere oranla çok daha kapasiteli, çok daha uzun ömürlü olacak şekilde tasarlanabildiğini vurguladı. Erdoğan, "Bu uyduyla yeni teknoloji kullanımına uygun altyapı oluşacak. Telefon altyapısı olmayan bölgelere uydu üzerinden düşük maliyetle bu hizmetleri götürme imkanına sahip olacağız. Ülkemiz için çok önemli bir aşama. Sadece teknolojiye sahip olmak önemli değil, önemli olan o teknolojiyi üretebilmektir" dedi.
Bakanlar Kurulu'nda 23 Eylül 2005 tarihinde bu yönde aldıkları karar sayesinde TÜRKSAT'a gerekli yetkilendirmeleri yaptıklarını, bu yetkilendirmeyle TÜRKSAT'ın önünü açarak şirket bünyesinde ulusal uygulamada uydu ve uzay teknolojileri merkezi kurulmasını sağlayacaklarını ifade etti. Türkiye'nin kendi teknoloji merkezini sağlama imkanı verecek bu manlatıyor. Türkiye'de istikrarı ve ekonomik büyümçalışmalar için gerekli sözleşmelerin yapıldığını, bu çerçevede 22 kişilik bir teknik hizmet grubunun yeni atılacak uydunun dizayn çalışmasına katılacağını belirten Erdoğan, "Bu ekip daha sonra Türkiye'ye dönerek bir sonraki uydunun dizayn çalışmasına başlayacak. Bu amaca kısa zamanda ulaşacağımıza bütün samimiyetimizle inanıyorum. Hükümet adına bağlayıcı bir vaatte bulunduğumuzun farkındayım. Bu adım sembolik değeri yüksek son derece önemli bir adım olacak. Ben Türkiye'ye insan potansiyelimize, bilim adamlarımıza güveniyorum. Yurtiçi ve yurtdışında yetişmiş insan gücümüzün envanteri çıkarılmıştır. Türkiye belki de tersine beyin göçünün altyapısını oluşturmalıdır,. Yurtdışındaki güzel değerlerimizin yeniden yurda hizmet etmelerini arzuluyoruz" değerlendirmesinde bulundu.