ANKARA (İHA) - Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Yaşar Topçu'nun Yüce Divan'da yargılanmasına bugün devam ediliyor. Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan sıfatıyla yaptığı yargılamanın bugünkü duruşmasında, Hazine eski Müsteşarı Yener Dinçmen, tanık olarak dinlendi. Dinçmen, Aralık 1997 ile Mayıs 1999 tarihleri arasında bu görevde bulunduğunu söyledi. Karadeniz Sahil Yolu ihalesi gibi ihalelerde, ihalenin şekli ve kimin aldığıyla ilgilenmediklerini belirten Dinçmen, Hazine olarak aynı anda birkaç projeyle piyasa çıkmak istemedikleri, aksi takdirde borçlanma maliyetinin arttığını, çünkü Türkiye'nin bir borçlanma kapasitesi olduğunu dile getirdi. Dinçmen, Topçu'nun eski bir ifadesindeki "Hazine Müsteşarı ile görüştüm. Bana 'Mümkün olduğunca az firmayla ihaleye çıkın' dedi" şeklindeki sözlerinin muhatabının kendisi olmadığını dile getirdi. Bu sözlerin 2 Ekim 1997'de söylendiğinden, o tarihte kendisinin Hazine'de görevli olmadığını anlatan Dinçmen, "Zannedersem benden önceki müsteşar da aynı anda birden fazla projeyle ihaleye çıkılmasının zararından bahsetmiştir" şeklinde konuştu.
Topçu da bu sözler üzerine, müsteşarın söylediklerinin aynı anda birden fazla projeye çıkılmaması konusuyla ilgili olabileceğini kaydetti. Müteahhit Cenk Tangil, daha önce hava alanı ve karayolları ihalesi aldıklarını, ancak bu ihaleye neden çağrılmadıklarını bilmediğini belirtti. Tangil, mali problemler yaşadıkları için ihaleye katılmadıkları yönündeki Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'na verdiği ifadesinin yanlış anlaşıldığını, kastının komisyona çağrıldığı zamanı anlatmak olduğunu söyledi.
"DAVALI OLDUĞUMUZ FİRMALARI ÇAĞIRMADIK" Sanayici Mehmet Emin Erdoğan, 55 senelik bir firması olduğu belirterek, Karadeniz Sahil Yolu ihalesine neden çağrılmadığı hakkında bir bilgisi olmadığını, ihale sonuçlarını bültenlerden öğrendiğini anlattı. Erdoğan, Topçu'nun bir sorusu üzerine, "Hiçbir siyasiyle bir ilgim yok. Siyasi nedenlerle ihaleye çağrılmadığım iddiası konusunda bir bilgim yok" dedi.
İşadamı İbrahim Özen de ihaleye davet edilmediğini kaydetti. Yurt dışında iş üstlendiklerini, bu işe girecek kapasiteleri olduğunu söyleyen Özen, "Neden çağrılmadığımızı kişisel olarak söyleyebilirim. Karayolları ile bazı ihalelerde ihtilafımız vardı, bazı konularda mahkemelik olmuştuk. Bunu göz önünde bulundurursak, sorunsuz işler getiren firmalarla çalışmayı yeğlerim. Bu dikkate alınmış olabilir" açıkmasında bulundu. Topçu da kendilerini dava etmiş firmaları çağırmadıklarını, bu çerçevede Özen'in firmasının da çağrılmadığını söyledi.
İşadamı Turan Büyükşahin, davet almadıklarını almış olsaydı işin üstesinden gelebileceklerinin ortada olduğunu dile getirdi. Büyükşahin, "Davet edilmemenizi neye bağlıyorsunuz?" sorusuna, "Türkiye şartlarına bağlıyorum" cevabını verdi. Büyükşahin, "Türkiye şartları" derken neyi kastettiğinin sorulması üzerine de, "Çarkın nasıl döndüğünü herkes biliyor. Üst kademelerde birilerin olması sizin için güç olur. Bir partiden, makamdan destek almadan bir şey olmuyor. Olayı buna bağlıyorum" diye konuştu.
Topçu ise bu sözler üzerine, "Dilinin altında neyi kastediyor? Kafalarda soru işareti bırakmak yerine bildiği ne varsa onu anlatsın?" dedi. Büyükşahin de, "Bunu daha fazla açmanın bir anlamı var mı? Arada genel müdürlük vardı. Ancak ben sayın bakanın maddi bir çıkarı olduğu kanısında değilim. Onun sadece şan olsun tarzında bir şeyi var" diye konuştu.
Mahkeme heyeti duruşmaya, saat 14.00'te devam edilmek üzere ara verdi.