Gülistan Doku soruşturmasında açığa alındıktan sonra gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, bugün adliyeye sevk edilmişti. Adliyedeki işlemlerinin ardından Sonel hakkında savcılık tutuklama talep ederek mahkemeye sevk etti. Akşam saatlerinde tutuklanan Sonel'in savcılık'taki ifadesi ortaya çıktı.
Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolduğu süreçte ailesi, yakın çevresi, oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, Gökhan Ertok, Erdoğan Elaldı, Ferhat Güven, Celal Altaş, Songül Acar ve dosyada adı geçen birçok kişiyle ilgili ayrıntılı sorular soruldu.
Sorgunun en çarpıcı başlıklarından biri, Gülistan Doku’ya ait sim kartın resmi soruşturma makamları yerine Ankara’daki Gökhan Ertok’a gönderilmesi oldu. Tuncay Sonel, sim kartı Şükrü Eroğlu aracılığıyla Gökhan Ertok’a gönderdiğini açık açık kabul etti. Gerekçesi ise “kayıp kıza ulaşmak”, “son sinyali tespit etmek” ve “bir an önce sonuç almak” oldu.
Bir valinin adli olayda doğrudan delil niteliği taşıyabilecek bir materyali resmi prosedür dışında inceletmesinin nedeni soruldu. Sonel ise bunu “insani refleks”, “ablanın ağlaması ve feryadı” ile açıkladı.
Dosyadaki bir diğer başlık ise sim kartın resmi kargo ya da adli teslim zinciri yerine otobüs firmasıyla Ankara’ya gönderildiği iddiası oldu. Sorguda, Gökhan Ertok ile Şükrü Eroğlu’nun beyanları hatırlatılarak, böylesine kritik bir materyalin neden kayıt dışı izlenimi veren bir yöntemle sevk edildiği soruldu. Sonel, bu kısmı bilmediğini söyledi; dönüş süreciyle ilgili de bilgisi olmadığını savundu.
Gökhan Ertok ve Ferhat Güven’in beyanları üzerinden Sonel’e, dönemin koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun yalnızca koruma polisi değil, çok daha yakın ve kritik bir halkayı temsil edip etmediği soruldu. Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ile ilişkisinin yalnızca görev çerçevesinde olduğunu savundu.
Bir diğer başlık Gökhan Ertok’a yapılan para transferleri oldu. MASAK hareketlerine göre Şükrü Eroğlu üzerinden parça parça gönderilen para gönderimlerinin tespit edildiği sorguda hatırlatıldı. Sonel, bu ödemeleri “harçlık”, “yardım”, “teknik bir ihtiyacı olmuş olabilir” diyerek açıkladı.
Gülistan Doku dosyasında yıllardır tartışılan güvenlik kamera kayıtları da sorgunun merkezindeydi. K noktalarındaki kameraların neden değiştirildiği, neden kayıtların alınmadığı, neden resmi kayıtlarda arıza görünmemesine rağmen değişim yapıldığı iddialarına Sonel bu konuda bilgisi olmadığını, muhatabın il emniyet müdürlüğü olduğunu söyledi.
Sonel “Kayıtlar neden silindi, talimatı kim verdi, o kayıtlarda ne vardı?” suçlamasıyla ilgili iddiaları da reddetti.
Gülistan Doku’ya ait olduğu belirtilen 31 Aralık 2019 tarihli hastane giriş kaydının bulunmamasıyla ilgili Sonel, talimatı olup olmadığı sorusuna ne başhekimle ne de başka biriyle bu konuda görüştüğünü aktardı. Sonel, hamilelik kaydı iddialarını yalnızca “halk arasında konuşulan söylentiler” olarak bildiğini söyledi.
Savcılık, Gülistan Doku ile ilişkisi olduğu, hamilelik iddiası bulunduğu, olay günü bölgede bulunduğu, silah taşıdığı, hatta bazı tanık anlatımlarına göre “birini vurdum” dediği yönündeki beyanlarını Sonel'e sordu.
Tuncay Sonel bu iddiaların tamamını çok sert ifadelerle reddetti. Oğlundan “zerre kadar şüphe duymadığını” söyledi. Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu tanımadığını, liseyi bitirmiş ve üniversite sınavına hazırlanan bir genç olduğunu, aleyhindeki bütün anlatımların “kurgu” ve “iftira” olduğunu savundu.
Mustafa Türkay Sonel hakkında yöneltilen silah, araç, hamilelik ve cinayet iddiaları karşısında Sonel, “Karıncayı dahi incitmez”, “Çok vicdanlı bir çocuktur” ve “Kuşlarıma kim bakacak diye beni aradı” sözleriyle savunma yaptı.
Şükrü Eroğlu’nun beyanı hatırlatılarak, Tuncay Sonel’e olay yerine gidip cesede bakarak “Gülistan değil” dediği iddiası soruldu. Sonel ise olay yerine helikopterle gittiklerini, oradaki genel kanaatin bunun başka bir kişiye ait ceset olduğu yönünde oluştuğunu anlattı.
Savcılık, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından olayın sürekli baraj ve intihar ekseninde tutulduğu yönündeki iddiaları da Sonel’e sordu. Tanık beyanlarında, “Vali bu kızın intihar ettiğini ve barajda olduğunu söylüyordu” iddiası yer aldı. Sonel ise bunu reddetti; aramaların yalnızca ailenin ısrarı nedeniyle sürdürüldüğünü savundu.
Savcılık, Mustafa Türkay Sonel’in birini öldürdüğünü söyleyerek babasını ya da koruma polislerini aradığı, ardından Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait araçla taşınarak Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğü iddiasını sordu. Tuncay Sonel bu anlatımı “çok çirkin”, “alçakça iftira” sözleriyle reddetti.