Niğde'de oturan Hülya Bal'ın, 2 yıl önce işe giderken ayak parmaklarında morluk ve kararma ile başlayan süreç sonunda, bacaklarını diz üstünden kesildi. Ailesinin büyük kızı olan, 5 yıl önce evlenip, 7 aylık hamileyken çocuğunu kaybedin ardından da boşanan Hülya Bal, 25 gün önce Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Servisi'nde bacaklarından 7'nci kez ameliyat edilmişti. Bir hafta önce taburcu edilen ve ailesi tarafından Mersin'e götürülen Hülya Bal, hastalığın iç organlarını da sarması nedeniyle bugün sabaha karşı yaşamını yitirdi.
İki yıldır çile çeken ve operasyon üzerine operasyon geçiren Hülya Bal'ın babası inşaat işçisi Yaşar Bal, kızlarının yaşam mücadelesinin bugün Mersin'de sona erdiğini ve kendisini toprağa vermenin üzüntüsü içinde olduklarını belirterek, "Kızımda görülen hastalık bir milyonda bir veya 2 kişide görülen bir hastalıktı. O da bize denk geldi. İnşaatlarda demircilik yaparak geçimini sağlıyordum. Ancak, kızımın hastalığı çıktıktan sonra işe de gidemiyorum. Kızımın hastalığı son ameliyattan sonra da iç organlarına sıçradı. Tıp, ne yazık ki kızımın hastalığında çaresiz kaldı. Hastaneden çıkardıktan bir hafta sonra götürdüğümüz Mersin'de onu kaybettik" dedi.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Servisleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Argün, Hülya Bal'da görülen Takayasu'nun ana damarlara zarar verdiğini söyledi. Prof. Dr. Argün, "Hastalık, akciğer, eklem yerleri ana damarlar gibi yerleri etkiliyor. Özellikle ana damarları zarar veriyor. Parmak uçlarına ve ayakları tıkayıp morarmasına yol açıyor. Organ veya dokuyu öldürüyor. Bu doku da zamanla vücuda zarar veriyor. Bunun için ilaç veya başka yöntem sonuç vermediğinde o bölge kesilerek, temizleniyordu. Hülya'yı bir hafta önce taburcu etmiştik" diyerek, hastalarının ölümünden duydukları üzüntüyü dilye getirdi.