İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutukluların yakınları izleyici olarak yer aldı. Duruşmaya, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının alınmasıyla devam edildi.
Mahkemeye Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşananlar damga vurdu. İmamoğlu, "Savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" derken mahkeme başkanı da "Burası senin yargılayacağın ortam değil. Sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203'ü uyguluyorum, çıkarın salondan" dedi.
Ekrem İmamoğlu düzen ve disiplini bozduğu gerekçesiyle salondan çıkartıldı. Mahkeme Başkanı "Jandarma arkadaşlar salonu komple boşaltın" dedi. İmamoğlu ise bunun üzerine "Yazık sana" diyerek bağırdı.
Yaşanan gerilim sonrası harekete geçildi. İmamoğlu'nun "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım" şeklindeki sözleri sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re'sen soruşturma başlatıldı.
Savcılık Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Ceyda Kıryak ve Serap Karay'ın tahliyesini talep etti.
Duruşmayı takip etmek için gelen Özgür Özel de yaptığı açıklamada, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki bir çok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesi ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yerde de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azıcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar" dedi.