ANKARA (ANKA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Gazze'de kalıcı ve acil bir ateşkes sağlanması için, bulunduğu çağrıyı İsrail'in tanımadığını anımsatarak, "Acaba bu tavır böyle mi kalmalı? Ne borcunuz veya ne borcumuz borcumuz var? Bunlar karşısında nasıl böyle sessiz durulabilir? BM Güvenlik Konseyi'nin ve BM teşkilatının bu noktadaki yaptırımı neyse bu yaptırımı BM teşkilatının ve Güvenlik Konseyi'nin gerçekleştirmesi lazım. Bugüne kadar onlarca kez İsrail bunu yaptığı için bu bir alışkanlık haline gelmiştir. Kusura bakmasınlar acaba BM yarın Türkiye ile aldığı bir kararda biz de bunun aksini ifade eder de böyle yaptırıma gidersek bunun örneği olarak İsrail ortada kalacaktır" dedi.
Başbakan Erdoğan, Altındağ Belediyesi Karapürçekler Spor Salonu'nda düzenlenen bir toplantıyla partisinin bazı belediye başkan adaylarını açıkladı. Erdoğan, konuşmasında İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı operasyon hakkında değerlendirmelerde bulundu. İsrail'in Gazze'ye başlattığı operasyonun ikinci haftasını doldurduğunu anımsatan Erdoğan, bu süre içinde 835 Gazzeli'nin yaşamını yitirdiğini 3 bin 300 civarında da yaralının olduğunu söyledi. Erdoğan, Gazze'de yaşanan vahşet görüntülerinin canlı yayınlarla dünyaya duyurulmasının uluslar arası toplumun tavır almasına yetmediğini belirterek, "Okulların, hastanelerin, camilerin, hastanelerin, ambulansların hedef alınması, BM tesislerinin hedef alınması harekete geçmesine yetmiyor. Tüm insanlık film seyreder bu acımasız katliamı seyrediyor" dedi.
-"İSRAİL'E NE BORCUNUZ VAR"-
Türkiye olarak ilk andan itibaren barış için büyük bir gayret gösterdiklerini ve halen de gösterdiklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bu konudaki girişimleri hakkında bilgi verdi.
Başbakan Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze'de kalıcı ve acil bir ateşkes sağlanması için çağrıda bulunduğunu ve 15 üyeden sadece ABD'nin çekimser oy kullandığını anımsatan Erdoğan şöyle dedi:
"İsrail bu kararı tanımayacağını söyledi. Tabi bu BM Güvenlik Konseyi kararlarının bağlayıcılığının olmasına rağmen takınılan bu tavır karşısında buradan tüm ülkelere sesleniyorum: Acaba bu tavır böyle mi kalmalı? Ne borcunuz veya ne borcumuz borcumuz var? bunlar karşısında nasıl böyle sessiz durulabilir? BM Güvenlik Konseyi'nin ve BM teşkilatının bu noktadaki yaptırımı neyse bu yaptırımı BM teşkilatının ve Güvenlik Konseyi'nin gerçekleştirmesi lazım. Bugüne kadar onlarca kez İsrail bunu yaptığı için bu bir alışkanlık haline gelmiştir. Kusura bakmasınlar acaba BM yarın Türkiye ile aldığı bir kararda biz de bunun aksini ifade eder de böyle yaptırıma gidersek bunun örneği olarak İsrail ortada kalacaktır."