İzmir'de 'bina' krizi devam ediyor. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü olarak kullandığı eski DGM binalarının tahliye süreci başlatıldı. Tahliye süresinin sona ermesinin ardından sabah saatlerinde Meslek Fabrikası’na polis ekipleri tarafından binaya giriş ve çıkışlar kapatıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi nedeniyle sabah saatlerinde giriş ve çıkışları polis tarafından kapatılan Meslek Fabrikası önünde nöbet devam ederken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay nöbete devam ediyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da vatandaşlarla birlikte Meslek Fabrikası önünde nöbet tutmaya başladı.
Polisin birden fazla kez biber gazıyla müdahale ettiği alanda nöbete ilçe belediye başkanları da destek geldi.
Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü olarak kullandığı eski DGM binalarının tahliye süreci başlatıldı. Tahliye için sabah saatlerinde bölgeye ekipler yönlendirildi. Polis de bölgede barikat kurarak güvenlik önlemi aldı. Belediye personelinin binaya girişine izin verilmedi. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve belediye görevlilerince binada inceleme ve tespit çalışmalarının yapıldığı, taşınmaz ve binalardaki eşyalara ilişkin tutanak tutuldu.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, arşiv belgelerine dayanarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne başvurmuş, inceleme sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kullandığı tarihi Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası binaları ve eski gasilhanenin mülkiyeti Vakıflar'a devredilmişti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, tahliye sürecinin başlaması üzerine katıldığı Fransa'nın Lyon şehrindeki Dünya Sağlık Örgütünün 'Tek Sağlık Zirvesi'ndeki konuşmasını yapamadan İzmir'e döndüğünü söyledi. Tugay, " Yüzde 100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ve dolayısıyla İzmir halkına ait olan meslek fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir'in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Nöbete destek veren isimlerden Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, “Üzücü olan şu, bugün aklıma şöyle bir konuşma geldi, Ekrem Başkanımızın diplomasının iptal davası açıldığı süreçte sayın Ekrem İmamoğlu çok önemli bir şey söylemişti demişti ki: Bugün benim alnımın akıyla aldığı diplomaya konanlar, iptal ettirmeye çalışanlar yarın gün gelecek tapularınıza el koyacaklar, sizin mülklerinize el koyacaklar. İzmir meslek fabrikamız bizlere İzmir halkına, İzmir yerel yönetimlerine, bu ülkenin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını taşıyan bir karar doğrultusunda yerel yönetime devredilmişti” dedi.
Denizli konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Bugün burada gördüğümüz bu görüntü sadece üzücü değil ama Türkiye’nin özellikle mülkiyetine Türkiye’nin bugün sahip olduğu, vatandaşlarının sahip olduğu tüm haklarına karşı açıkça uygulanan bir tehdittir.
Bugün burada meslek fabrikasını alanlar yarın çok rahat bir şekilde gelip yerel yönetimlerin arsalarına, belediyemize ait, kendi yerellerimize ait mallarımıza istedikleri gibi el koyabilecekler anlamına geliyor. Bu, bugün yerelle başlar yarın vatandaşların kendi kişisel mallarına el koymaya kadar gidebilecek bir uygulama. Dolayısıyla bizler bugün burada yalnızca kanuni haklarımız doğrultusunda bir cevap arayışı içerisindeyiz.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yaptığı bir başka paylaşımda da binanın tadilat öncesi görüntülerini paylaşarak “Gelip de sahipsizin malına çöker gibi el koyduğunuz, İzmir halkına ait tarihi Un Fabrikasının 2007, 2008 yıllarına ait fotoğraflara bakın.
Neredeydiniz o yıllarda? Belediye personeliyle parasıyla 10 yıl emek ve kaynak harcamış bu hale getirmek için. Vakıflar mı yaptı bu işi? Bu binada vakıflarınızın hiç bir hakkı yok sayın Vakıfların( İzmir’in değil) vekilleri. Sizin bu haksızlığınız hiç bir vicdanda kabul görmez. Hep ayıplanarak hatırlanacaksınız.” ifadelerini kullandı
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan 'Şafak baskını, malımıza çökülüyor' yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor. Eski DGM binaları olan bu tarihi miras, aslında devletin kurumu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tapulu malı. Ancak içeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı. İstanbul'da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir 'Yunan vakfıymış' gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar. Sahnede 'İzmir'in malı İzmir'de kalmalı' naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor. Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İstanbullu bir vakfın kullanımına sunmaya kalkmıştı. İzmir'in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme "dur" diyen ise AK Parti kadroları oldu. Yani geçmişte İzmir'in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan "malımıza çökülüyor" demesi tam bir ikiyüzlülüktür" dedi.