TEKİRDAĞ (İHA) - Kazakistan'da, Atyrau'daki Tengiz petrol sahasında ENKA şantiyesinde yemek alma sırasında Kazak işçilerle Türk işçiler arasında çıkan kavgada yaralanan ve sonrasında Çorlu'ya getirilen 72 Türk işçiden Salih Uygun, gözyaşlarına boğuldu. Uygun, kavganın üçüncü kez olduğunu belirterek, "Kavga önceden planlanmıştı, paralarımızı, telefonlarımız aldılar" dedi.
Kazakistan'da, Atyrau'daki Tengiz petrol sahasında ENKA şantiyesinde yemek alma sırasında Kazak işçilerle Türk işçiler arasında çıkan sürtüşmede yaralanan 9 Türk işçi, dün akşam saatlerinde İstanbul'a getirilmişti. Olayın yankıları sürerken geride kalan diğer 72 Türk işçi, özel bir uçakla Çorlu'ya getirildi. ENKA Holding'in kiraladığı ATYRAU firmasına ait bir uçakla Çorlu Uluslararası Havalimanı'na getirilen 72 Türk işçi, havalimanından çıkmadan önce bir süre Çorlu İlçe Emniyet Müdürü Muhittin Sert ile görüştü. Daha sonra kendileri için getirilen otobüslere binmek için havalimanından çıkan Türk işçiler, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
13 seneden beri Kazakistan'da olduğunu söyleyen Salih Uygun, iner inmez gözyaşlarına boğuldu. Olayın birden bire olduğunu belirten Uygun, "Ölmedim, kurtuldum. 200 işçi yaralandı. Tekrar dönmeyi istemiyorum. Ben 13 senedir orada çalışıyorum. Onlara çok emek verdim. Kaybolanlar var. Bazılarının hayatlarından şüphe ediyoruz. Orası hala gergin. Vali korumalarıyla geliyor ancak bizi koruyacak bir adam yok. Yemek çok kalabalık olduğu için ben yemeğe gitmiyorum. Ben Yaşar diye bir arkadaşı gördüm. Dövmek için arabaya götürüyorlardı. Orada eski olduğum için bana bir şey yapmazlar diye tarafları ayırmaya çalıştım. Ama benim de iki ayağımı yukarı kaldırdılar. Komple soyulduk. Telefonumu ve paramı aldılar. Kavganın sebebini bilmiyorum. Orada Kazaklar'ın çalışmasını isteyebilirler. Orada Türk işçisi çok. Ben orada evliyim. Dükkan açtım. Ben bir şey istemiyorum. Her şey onların olsun. Ben bu firmayla çalışmak isterim. Güvenlik artırılsın askeri birlik olsun. Daha önce kavga çıktı. Bu üçüncü, kavga bizi tek tek yakaladılar. Kavga önceden planlanmıştı. Aynı anda başladı. Ben ne olduğunu bilmiyorum. Kimsini zincire asmışlar. Ölmeden kurtulduk ya başka bir şey istemiyorum" dedi.
Hasan Türkmen, "Planlanmış bir olay. Bize demir çubuklarla ve sopalarla saldırdılar. Telefonlarımızı, paralarımızı, avanslarımızı aldılar. Olayın kavga olduğu söyleniyor ancak kavga değil, bize saldırdılar. Bölgede polis yetersiz. Ağaç kesme makineleri, zincirleri ve boru gibi şeyleri önceden hazırlamışlar" diye konuştu.
Gruplar halinde havalimanında çıkış yapan işçiler, kavganın planlı yapıldığını belirterek, "Bize 3 grup halinde saldırdılar. Yaklaşık 200 yaralı arkadaşımız var. Genel olarak değil ama bazı firmalar bizi istemiyor. Bizim orada çalışmamızı istemiyorlar" diye konuştu.
İşçilerden biri bölgeyi Nazi Kampı'na benzeterek, "Kurtarın bizi, ölmek istemiyoruz. Adalet istiyoruz" diye bağırdı.
Karşısında basın mensuplarını gören bir başka işçi ise, "Türkiye'nin şefkatine ihtiyacımız var. Polis yetersiz kalıyor. Oraya asker istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Öte yandan geride kalan Türk işçilerinden oluşan başka bir kafilenin ise İstanbul'a getirileceği bildirildi.