YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, NOW TV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'deki yargılamasından erken seçim tartışmalarına, belediyelerdeki siyasi transfer iddialarından fon işlemlerine kadar birçok başlıkta açıklama yapan Özel, yürüttükleri siyasi mücadeleye dikkat çekti. Özel, “Ben savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ya bu memleketi kurtaracağız ya hep birlikte kaybedeceğiz” dedi.
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'deki yargılamasından erken seçim tartışmalarına, belediyelerdeki siyasi transferlerden fon işlemlerine ilişkin iddialara kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Özel, seçimlerin güvenliği ve Meclis'in denetim yetkisine dikkat çekerek, “Burada teslim olmak yok.” dedi.
Belediye başkanlarının siyasi parti değiştirmesine ilişkin tartışmalara değinen Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte parti değiştiren siyasetçilere yönelik açıklamalarını hatırlattı.
Özel, “Erdoğan eskiden bir siyasi partiden seçilip sonra o siyasi partiden istifa etmenin ahlak dışı olduğunu söylüyordu. Şimdi karşısında gördüğü belediye başkanlarına ‘Kapılar açık, bize gelebilirsin’ diye davette bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un belediye başkanlarıyla yaptığı görüşmelerde siyasi transfer teklifinde bulunduğunu iddia eden Özel, “Benim belediye başkanlarım benden izin alıp gidiyorlar. Murat Kurum birkaç kişi oturuluyorsa bir baş başa kahve içmek istiyor ve baş başa kahve faslında transfer teklif ediyor. Çıksın ‘Yapmadım’ desin.” diye konuştu.
Marmaris Belediye Başkanı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı protokol gereği karşıladığını aktaran Özel, bu görüşmede de parti değiştirme daveti yapıldığını ileri sürdü.
Özel, “Bir partinin belediye başkanının karşısına çıkıp bu lafı söylemek hangi üsluba, hangi adaba, hangi ahlaka sığar? Kapalı kapılar ardında yapmaları yetmezmiş gibi kameraların önünde yapmaya başladılar.” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a yönelik eleştirilerde bulunan Özel, yerel seçimlerde İzmir'de yürüttükleri kampanyayı anlattı.
Aday belirleme sürecinin kısa bir zaman diliminde gerçekleştirildiğini belirten Özel, İzmir'in 25 ilçesinde miting yaptığını ve seçimlerde 31 belediyenin 29'unu kazandıklarını söyledi.
Özel, “Orada benim emeğim var, benim alın terim var. İzmirlilerin iyi niyeti var. İzmirlilerin bize gösterdiği sabır, bize verdikleri bir kredi var.” ifadelerini kullandı.
İzmir'de yeniden seçim kazanmayı hedeflediklerini açıklayan Özel, “Önce bu iktidarı değiştireceğiz. Sonra İzmir'de 31'de 31 belediye almak için adayları bizzat İzmirlilere belirleteceğiz. O gün tarihi yüzleşme olacak.” dedi.
İstanbul'daki belediye meclislerinde yaşanan gelişmelere ilişkin de açıklamalarda bulunan Özel, Ataşehir ve Üsküdar belediyelerinde siyasi dengelerin baskı ve tehdit yoluyla değiştirildiğini iddia etti.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in görev sürecine değinen Özel, belediye meclisindeki dengelerin değiştirildiğini ve belediye yönetiminin siyasi müdahalelerle karşı karşıya bırakıldığını öne sürdü.
Üsküdar Belediye Meclisi'ndeki oylamalara ilişkin ciddi iddialar dile getiren Özel, bazı meclis üyelerinin aile bireylerinin hukuki durumları üzerinden baskıya maruz kaldığını savundu.
Özel, “İşin içinde tehdit var, şantaj var, yargı erkinin bir parti lehine kullanılması var. Hapisteki bir çocuğun oy karşılığı serbest bırakılması var. Bu siyaset mi? Siyasi rekabet mi?” diye sordu.
Yaşananları olağan siyasi rekabet olarak değerlendirmediğini belirten Özel, “Biz şu anda canımızla, malımızla, her şeyimizle bu iktidarın karşısında, hedefindeyiz ve bir mücadele veriyoruz.” dedi.
Türkiye Belediyeler Birliği başkanlık seçimini değerlendiren Özel, Ayşe Ünlüce'nin başkan seçilmesinin siyasi açıdan önemli olduğunu belirtti.
Özel, “860 kişilik Türkiye Belediyeler Birliği Meclisi'nde 131 oyumuz var. Buna rağmen Ayşe Ünlüce başkanlığı kazandı.” ifadelerini kullandı.
Seçim sürecinde çeşitli siyasi pazarlık tekliflerini kabul etmediklerini belirten Özel, “Biz arkadaşlarımıza güvendik. Butlancıların pazarlıklarına kapıyı kapattık. AK Parti ile kurdukları temaslara yüz vermedik.” dedi.
Siyasi mücadelenin geldiği aşamayı değerlendiren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Ben savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ölümü de göze almışız, hapsi de göze almışız, hapisteki arkadaşlarımız da her şeyi göze almış. Biz başka bir mücadele içindeyiz. Ya bu memleketi kurtaracağız ya hep birlikte kaybedeceğiz. Bunun ikinci bir seçeneği yok.”
Özel, “Burası bir film seti değil, hayatın ta kendisi. Burada acı var, tutsaklık var, ölüm var, tehdit var, her şey var. Ama burada teslim olmak yok.” diye konuştu.
Kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ve yatırımcı mağduriyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, Sermaye Piyasası Kurulu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yöneticilerinin TBMM'de soruları yanıtlaması gerektiğini söyledi.
Özel, “Meclis'in iki görevi var. Birincisi yasama, ikincisi denetim. SPK'nın başkanını Meclis'ten kaçıran, TMSF'nin başkanını Meclis'ten kaçıran, esas sorulara cevap vermesi gerekenleri Meclis'ten kaçıran bir iktidarla karşı karşıyayız.” dedi.
Fon işlemleri nedeniyle geniş bir yatırımcı kitlesinin mağdur olduğunu savunan Özel, bu işlemlerle ilgili kamu görevlilerinin sorumluluklarının araştırılmasını istedi.
Özel, “Atayan AK Partili, atananlar AK Partili, soyanlar AK Partili, soyulanların çok büyük oranı AK Partili. Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz. Bir tek mağdurların hakkının arandığı yerde varız.” ifadelerini kullandı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun fon işlemlerine ilişkin denetimlerini sorgulayan Özel, yüksek tutarlı para hareketlerinin nasıl tespit edilemediğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın adının geçtiği işlemlere değinen Özel, “Mart ayında 24 daire parasını alıp fon hesabına koyarken ya da eylül ayında 2,1 milyar lira gibi bir tutardan bahsediyoruz. MASAK'ın radarına girecek tutarın 2 bin katı.” ifadelerini kullandı.
Özel, “MASAK hamsiyi görüyor, bunlar balina yakalamış. MASAK, Fatma Betül Sayan Kaya'yı bilmiyor öyle mi? Maliye Bakanı bilmiyor, Erdoğan bilmiyor. Dünya kadar AK Partili liste ellerinde. Açıklamıyorlar.” dedi.
Fon işlemlerinde adı geçtiği öne sürülen kişilere ilişkin bilgilerin açıklanmasını isteyen Özel, “274 kişi en basiti listenin. Bunların her biri balina yakalamış, hamsiyi gören MASAK hiçbirini görmemiş. Öyle bir şey olabilir mi?” diye konuştu.
Fon işlemlerine ilişkin farklı listelerin kamuoyunda dolaştığını belirten Özel, doğrulanmamış isimlerin açıklanmasına karşı olduklarını söyledi.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın isminin açıklanmadan önce altı gün boyunca araştırıldığını aktaran Özel, Zeynel Emre'nin bilgileri doğruladıktan sonra kamuoyuyla paylaştığını ifade etti.
Özel, “Bir sürü isim var, liste ortada dolaşıyor. Gazeteci arkadaşların elinde. Biri geçen gün gösterdi, 84 kişilik liste. Dedim ki ‘Bizde de bu isimler var.’ Ama bu isimleri doğrulatamadığımız için açıklamıyoruz.” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın babasına ilişkin isim benzerliği nedeniyle ortaya çıkan tartışmayı da değerlendiren Özel, yanlış bilginin düzeltilmesi gerektiğini belirtti.
Özel, “Mahinur Hanım'dan, babasından özür diliyoruz. Ama şimdi anladın mı bizi? Sen yedi dakikalık bir mağduriyet yaşadın. Peki bir buçuk yıldır Ekrem İmamoğlu'nun babasına, ailesine yapılanlar ne olacak?” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun da mağdur edildiğini savunan Özel, “Mahinur Hanım gelsin Hasan İmamoğlu'ndan özür dilesin. Lekelenmeme hakkı varsa bu yalnızca Ankara'dakiler için değil, Silivri'de yargılanan insanların masum aileleri için de geçerlidir.” dedi.