"Partimizi kapatmakla mücadelemiz engellenemez”

BRÜKSEL(ANKA) - DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş, "Devletin Kürt halkını rahatlatacak bazı adımlar atması beraberinde askeri operasyonların durması ile PKK'nın da çatışmasızlık ortamını güçlendirici bir tutum içine girmesinin, demokratik siyasal çözümün önünü açacağına inanıyorum" dedi.

Reklam
Reklam

AB Haber'e göre, Avrupa Parlamentosunda düzenlenen 4. Uluslararası AB, Türkiye ve Kürtler Konferansı'nda konuşan Demirtaş, "Bu konuda Parti olarak üzerimize düşen misyon ve görevleri yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum. Dolayısıyla Partimizi kapatmaya çalışmakla, sürekli bir linç saldırısına tabi tutmakla yasal demokratik mücadelemiz engellenemez ve bundan Türkiye hiç bir şey kazanamaz" diye konuştu.

Demirtaş konuşmasında şunları söyledi:
"Türkiye de şiddetle kanayan bir yara olan Kürt sorunu, Kürt halkının toplumsal, kültürel, siyasi ve insani haklarının reddedilmesi sorunudur. Sorunun Ortadoğu genelini etkileyen politik sonuçları vardır. Bölge çatışmalı bir bölge, çok müdahaleli bir bölge. Çözülen Kürt sorunu bölgeyi rahatlatacağı gibi, çözümsüzlük ise sorunların ağırlaşmasına neden olmaktadır"

Reklam
Reklam

-GÜLEÇ: DEVLET RAHMAN VE RAHİM OLMAK ZORUNDA
Eski DSP Milletvekili Prof. Dr. Cengiz Güleç ise yaptığı konuşmada, "Halkları ayrıştıran farklı dil-inanç ve kültürel kimlikleri inkar ya da imha etmeye yönelik resmi tarih ve kültür politikalarının, bu ülkedeki azınlıklar ve baskın bir halk olan Kürtler tarafından kabul edilmesi mümkün değildir" dedi.
Zaman zaman ırkçı ve şoven milliyetçilik sınırlarına varan resmi ideolojinin taşıyıcısı olan devletin, yurttaşlarına karşı anlayışlı, bağışlayıcı ve kuşatıcı, yani rahman ve rahim olmak zorunda olduğunu söyleyen Güleç, "Ancak dünyanın hiçbir ülkesinde devlet aygıtının baskısı, insan haklarına duyarlı ve hukukun üstünlüğüne saygılı bir toplum örgütlenmeden önlenemez" dedi.

Güleç konuşmasında şunları söyledi:
"Yıllardır üzerlerine korku salınarak, dışkı yemek zorunda bırakılan, hamile kadınları bebeklerini düşsün diye duvardan aşağı atlamaları emredilen, yargısız infazlarda ilkokul çocukları öldürülen bir halkın, bundan sonra da temel haklarından vazgeçmelerini beklemek olsa olsa bir gaflet örneğidir"

Reklam
Reklam

"Kardeşlerimiz Kürtler mutlu değilken, kültürel ve kimlik hakları bu kadar aşağı çekilirken biz Türkler de imtiyazlarımızın keyfini sürerek mutlu olamayız" diyen Güleç, "Ulus devlet kurma adına tek tipleştirme ve ötekileştirme kabul edilemez.Türkiye hepimizin yurdudur, bu coğrafyada halkların kendi kaderlerini tayin hakkına saygı duyarak, birbirimizin değerlerine, tutum ve inançlarına empati ile yaklaşarak birlikte yaşamayı başarabiliriz" ifadesinde bulundu.(ANKA)

Haberin Devamı İçin Tıklayın