WASHINGTON (İHA) - Amerikalılar'ın ölümünden dolayı yas tuttukları eski devlet başkanı Ronald Reagan, iktidarı sırasında Saddam Hüseyin'in ayakta kalması için verdiği büyük destekle hatırlanıyor.
Amerikan askerleri, halen Saddam Hüseyin rejiminin kalıntılarıyla mücadele adı altında Irak'ta bulunurken; Reagan, iki dönem süren başkanlığı sırasında, İran-Irak savaşında Saddam Hüseyin'e hayati desteklerde bulunmuştu. ABD, savaş boyunca Irak'a yoğun istihbarat ve yüzmilyonlarca dolar yardımda bulunmuştu. O zamanlar Reagan'ın Ortadoğu özel temsilcisi olan şimdiki Savunma Bakanı ve ABD yönetimindeki "şahinlerden" Donald Rumsfeld de, Saddam'la ABD yönetimi arasında irtibatı sağlıyordu.
Bir zamanlar Saddam Hüseyin rejimine destek veren Rumsfeld, şimdiki yönetimin Irak savaşının en hararetli destekçilerindendi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Şubat 1982'de Irak'ı terörizmi destekleyen ülkeler listesinden çıkarmış ve bu ülkeye yardım ile ticaretin yolunu açmıştı. Bir ay sonra da Reagan, ABD'nin Ortadoğu politikalarını Irak lehinde değiştirme kararı almıştı.
KİTLE İMHA SİLAHLARI İÇİN SADDAM HÜSEYİN'E YARDIM "Tehdit Edici Fırtına"nın yazarı Kenneth Pollack, kitabında, "Kısa süre sonra, Washington savaşta Irak'a yardım etmek için bu ülkeye yüksek değerde askeri istihbarat sağlamaya başladı. Bunlar arasında, ABD uydularından alınan bilgiler de yer alıyordu. Bu bilgiler, Basra'nın savunmasına yönelik istihkamda görülen çatlakların tamir edilmesine yaradı ve İran'ın mağlubiyetinde önemli rol oynadı" diye yazdı. UH-1H ve Hughes MD-500 helikopterleriyle daha sonra askeri olarak kullanılan sivil uçakların da bilahare Irak'a gönderildikleri bildirildi. Milli Güvenlik Arşivi'nde ortaya çıkarılan belgelere göre, ABD'nin Irak'ın kitle imha silahları için hayati ehemmiyette yüksek teknolojili cihazların satışına da izin verdiğini, bunlar arasında Irak'ın nükleer programında da kullanılabilecek 2 amaçlı malzemelerin de bulunduğu belirtildi.
Pollack, ABD'nin müttefiklerinin de Irak'ta çok aktif olduklarını kaydetti. Fransa'nın silah ihracatının yüzde 40'ının Irak'a yapılır hale geldiğini kaydeden yazar, Alman şirketlerinin de sadece silah satmakla kalmayıp Irak'ın kimyasal savaşı için kullanılmak üzere dev tesisler kurduklarını ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait 1 Kasım 1983 tarihli bir bilgi notunda da, Irak'ta kimyasal silahlar kullanıldığı kaydediliyor. Kimyasal silah kullanımı daha sonra Birleşmiş Milletler tarafından 1984 senesinde belgelenmişti.
Reagan yönetimi, Irak, İran savaşında kimyasal silahları kullandığı sırada 1984 senesinde bu ülkeyle tam diplomatik ilişki başlattı. Pollack, ABD'nin bu desteği karşılığında, İran'ı dizginlemenin yanı sıra bu ülkeden ucuz petrol ve İsrail'le görüşmeleri başlatması için söz aldığını kaydetti.
Irak-İran savaşının 1988'de bitmesi sonrasında Irak, yıllardır aldığı askeri destekler dolayısıyla büyük bir güç olarak ortaya çıkmış ve Batı tarafından, kontrolden çıkabilecek bir tehlike olarak görülmeye başlanmıştı.