Sezer'den TSE yasasına kısmi veto

ANKARA (ANKA)- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türk Standartları Enstitüsü'ne (TSE) ilişkin yasada değişiklik yapan düzenlemeyi kısmen veto etti. Düzenleme ile kamu görevinin sözleşmeli personele verildiğini belirten Sezer, ayrıca çalışanların haklarının da korunmadığını bildirdi.

Reklam
Reklam

Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, 5677 sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", 5. ve 6. maddelerinin bir kez daha görüşülmesi için, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na geri gönderildi. Sezer, geri gönderme gerekçesinde, 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Yasası'na eklenen ek madde ile TSE hizmetlerinin gerektirdiği görevlerin, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'na bağlı sözleşmeli olarak çalıştırılan personel eliyle yürütülmesi düzenlemesinin yapıldığını belirtti. Enstitü Başkanı ve personelinin ücret ve diğer mali ve sosyal haklarının, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca belirlenen ortalama ücret toplamı üst sınırı aşılmamak koşuluyla Yönetim Kurulu'nca saptanmasının öngörüldüğünü belirten Sezer, enstitü personelinin pozisyon, unvan ve sayıları, işe alınma, göreve son verme, görevde yükselme, görev, yetki ve sorumlulukları, izin, disiplin, sicil ile bunlara ilişkin konuların yönetmelikle düzenlenmesi değişikliğinin yapıldığını belirtti.

Reklam
Reklam

Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Yasası başlangıç hükümlerine işaret eden Sezer, şu değerlendirmede bulundu:

KAMU GÖREVİ SÖZLEŞMELİYE VERİLİYOR

"Türk Standartları Enstitüsü'nün kamu tüzelkişiliğini haiz bir kamu kurumu olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrasında, Devlet'in, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiştir. 5677 sayılı Yasa'nın 5. maddesiyle yapılan düzenlemede, Türk Standartları Enstitüsü'nün hizmetlerinin gerektirdiği tüm görevlerin sözleşmeli personel eliyle yürütüleceği kurala bağlandığına göre, Enstitü'nün göreceği kamu hizmetlerinin asli ve sürekli görevlerinin sözleşmeli personelce yerine getirileceği anlaşılmaktadır."

Reklam
Reklam

Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarında, sözleşmeli personelin, kamu hizmetlerinin asli ve sürekli görevlerinde kamu hukuku ilişkisi içinde çalışan ve memurlar dışında kalan personel olarak tanımlandığı ve bu personelin Anayasa'nın 128. maddesindeki "diğer kamu görevlileri" kapsamına girdiğinin kabul edildiğini belirten Sezer, "Anayasal kurallar uyarınca, diğer kamu görevlisi kümesine giren sözleşmeli personelin aylık ve ödenekleri ile hukuksal statülerinin yasayla belirlenmesi zorunludur" dedi. Sezer, buna rağmen, 5677 sayılı Yasa'nın 5. maddesiyle yapılan düzenlemede, Enstitü Başkan ve personelinin ücret ve diğer mali ve sosyal haklarının, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca belirlenen ortalama ücret toplamı üst sınırı aşılmamak koşuluyla Yönetim Kurulu'nca, Enstitü personelinin pozisyon, unvan ve sayılarının, işe alınma, göreve son verilme, görevde yükselme, görev, yetki ve sorumluluklarının, izin, disiplin, sicil ile bunlara ilişkin konuların ise, yönetmelikle belirleneceğini anlattı.

Reklam
Reklam

ANAYASA'YA AYKIRI

Bu nedenle, 5677 sayılı Yasa'nın 5. maddesiyle yapılan düzenleme Anayasa'nın 7 ve 128. maddeleriyle bağdaşmadığını kaydeden Sezer, 5677 sayılı Yasa'yla yapılan düzenleme ile kadrolu personel statüsünün, sözleşmeli personel statüsüne dönüştürüldüğü ve kadrolu statüde çalışan personel sözleşmeli statüye geçmiş sayıldığını vurgulayan Sezer, şunları kaydetti:

"Ancak, bu yapılırken statüler arası dönüşümün, başka bir deyişle intibakın ilkelerine yasada yer verilmemektedir. Statüler arası geçişte kariyer, unvan ve özlük haklarının korunması, hizmet süresine bağlı olarak aylık tutarının belirlenmesi gibi konularda kural getirilmemiş, ilkeler belirlenmemiştir. Böylece, dönüşümün nasıl yapılacağının takdiri yönetime bırakılmıştır. Yasa'da açık kural getirilmediği için hizmet süresinin sözleşme ücretine yansıması sorun oluşturabilecektir. Böylece, yıllardır çalışan personel ile yeni başlayanlar ya da başlayacak olanlar arasında fark yaratılmayabilecektir. Kadrolu personel statüsünde kazanılan çalışma güvencesinin sözleşmeli personel statüsünde sürdürülememesi başka bir sorun oluşturacaktır. Özetle, incelenen Yasa'da kadrolu personelin kazanılmış haklarının korunması konusunda yeterli yasal düzenleme yapılmamıştır."

Reklam
Reklam

Sezer, bu durumda, 5677 sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle yapılan düzenlemeyi, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti, 10. maddesindeki eşitlik ve 128. maddesindeki 'yasal güvence' ilkeleriyle bağdaştırmaya olanak bulunmadığını belirtti.

Haberin Devamı İçin Tıklayın